Aile işletmeleri için rehber niteliğinde bir kitap

SABAHATTİN ATASOY

Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odalar Birliği (TÜRMOB) Genel Başkanı Prof. Dr. Cemal Yükselen, Aile İşletmelerinde Kurumsal Yönetim ve Aile Anayasası isimli yeni kitabının içeriğine ilişkin gazetemize bilgi verdi.

Sözlerine aile işletmelerinin, ekonomiye ve sosyal yapıya sağladığı katkıları anlatarak başlayan Prof. Dr. Yükselen, aile işletmelerinin bu katkıları dolayısıyla toplumsal sistemin önemli yapı taşları olarak tüm ülkelerde çeşitli kesimlerin ilgi odağı olmaya devam ettiğini ifade etti.  Aile işletmelerinin sürdürülebilirliklerini sağlamanın esas olduğunu kaydeden Prof. Dr. Yükselen,  “Bu bağlamda aile içinde, aile ile işletme arasındaki ilişkilerde ve işletme örgüt yapısında kurumsallaşma ve kurumsal yönetim anlayış ve uygulamaları, büyük bir önem taşımaktadır. Aile işletmeleri ekonomilerde istikrarın önemli unsurları olarak görülmektedir. Sadece ekonomik değil, toplumsal sistemin sosyal boyutunu oluşturan önemli yapı taşları olarak da görülmektedir. Uzun dönemli istikrar unsuru olmaları, daha hızlı ve esnek karar alabilmeleri, girişimcilik dinamikleri ve güvene dayalı ve daha kişisel bir yaklaşım sayesinde toplumsal sistemin önemli yapıtaşlarıdır. Bununla birlikte en temel konu, aile işletmelerinin sürdürülebilirliklerini sağlamaktır” sözlerini kullandı.

1 ASRI DEVİREN AİLE İŞLETMESİ SAYISI SADECE 64

Aile işletmelerinin kuşaktan kuşağa devri oranları hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Yükselen, “Bugün dünyada ikinci kuşağa devir oranı %30, üçüncü kuşağa %10 ve dördüncü kuşağa %2-4 düzeyinde. Türkiye’de işletmelerin %98’inin aile işletmesi olduğu ve halen %70’inin başında birinci kuşağın olduğu düşünüldüğünde, kurumsallaşmanın ve kurumsal yönetimin sürdürülebilirlikte önemi daha büyük ölçüde ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde yüz yaşını devirmiş işletme sayısı ne yazık ki oldukça az. Bir incelemeye göre 64 aile işletmesi var yaşları bir asrı geçen. 90’lı yıllarda 12-15 yıl olan işletmelerin hayat süreleri, günümüzde teknolojideki gelişmelerle birlikte 8-10 yıla düşmüş durumda. TÜİK bilgilerine göre, 1006-2014 yılları arasında şirketlerin ölüm oranları %10-26,5 arasında değişiyor. Örneğin, 2015 yılında yeni kurulan şirketlerin %82,9’u 2016’da hayatta kalmış; başka bir anlatımla, %17,1’i izleyen yıl kapanmış. Olumsuz istatistikleri sadece kurumsallaşmamaya bağlamamak gerekir. Ancak, toplumsal barışın, istihdamın, yerel ekonomilerin, dolayısıyla ulusal ekonomilerin önemli istikrar unsuru olan aile işletmelerinin yaşamlarını uzun yıllar sürdürmeleri, izleyen kuşaklara devirleri, büyük önem taşımaktadır” dedi.

ADİLLİK, ŞEFFAFLIK, HESAP VEREBİLİRLİK

Kurumsallaşmanın önemine vurgu yapan Prof. Dr. Yükselen, “Adillik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk olarak nitelendirilen kurumsal yönetim ilkelerinin hayata geçirilmek üzere kurumsallaşmanın aile ile işletme arasındaki ilişkilerden başlayarak hayata geçirilmesi, girişimcilerin önemli misyonudur. Aile işletmeleri bu çerçevede aile anayasaları ile bu ilişkileri kurumsallaştırarak işe başlamalı; bununla birlikte işletme içinde kurumsal yönetim araçlarının hayata geçirilmesini sağlamalıdır” diye konuştu.

Kuşak üyelerinin sayıca artması nedeniyle ortaya çıkan sorunlara da değinen Prof. Dr. Yükselen, “İzleyen kuşak üyelerinin sayıca artmasıyla ortaya çıkabilecek çatışmalar, sayıları her geçen gün artan aile üyelerinin işletmeyi ailenin gelir kanalı görerek özel yaşamlarını sürdürmeleri, aileye sonradan katılan gelinler ve damatlarla birlikte yaşanabilecek çekişmeler, uzlaşma sağlanmadan alınan ve hayata geçirilen kararlarla yaşanan anlaşmazlıklar, aile işletmelerinde görülen ve kurumsallaşamama sorunlarının gerçek sonuçlarıdır” dedikten sonra kurumsallaşma vurgusunu yineledi. Prof. Dr. Yükselen,  “Aile yapısındaki bu gelişmelerle birlikte işletmelerin büyümesi, faaliyetlerin artık bireysel gözlem ile kontrol edilemeyecek noktaya doğru gelmesiyle, işletme içinde de kurumsal yönetim esaslarının hayata geçirilmesi, tanımlanmış ilke ve kurallarla hareket edilmesi, iç kontrol sisteminin kurulması, iç denetim süreçlerinin uygulanması, geleceğe daha güçlü ilerlemenin temel adımlarıdır” dedi.

AMAÇ FARKINDALIK YARATMAK

Aile İşletmelerinde Kurumsal Yönetim ve Aile Anayasası kitabını kaleme alma gerekçesini de gazetemize anlatan Prof. Dr. Yükselen, “Gerek akademik gerek uygulama bilgileri ve deneyimleri ışığında, konuya ilişkin farkındalık yaratmak ve aile işletmelerine rehber olmak hedefi ile basit bir şekilde süreçleri ele aldım. Kitabın birinci bölümünde aile işletmelerinin genel yapısını; ikinci bölümünde, kurumsallaşma ve kurumsal yönetim araçlarını ele aldım. Üçüncü ve son bölümde ise aile anayasasının kapsamını ve hazırlama sürecini, ilke ve kurallarıyla aktardım” sözlerini kullandı.

Bunları da okuyabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube