Aşkın gözü neden kördür?

İnsan aşık olunca bambaşka biri oluyor. Bu değişim en çok duygularda yaşanıyor. Aşk insanın en coşkulu, en tutkulu, en kuvvetli yaşadığı duygulardan biridir. Bunun yanısıra aşkın obseseif(takıntı) boyutu ve bağımlılık boyutu da vardır.

Öncelikle aşkın obsesif(takıntı) boyutuna bakalım. Ne oluyor da bir insan aşık olduğunda obsesif oluyor?

Bu sorunun cevabı son 20 yılda yapılan nöropsikolojik çalışmalarda yatıyor. Özellikle tıbbi cihazların gelişmesiyle birlikte duygulara sebep olan hormonların incelenmesi bize daha ayrıntılı bilgiler veriyor.

Bir insan aşık olduğu zaman beynin hormonlarlan sorumlu olan bölgesi hipotalamus, vücutta seratonin, dopamin ve oksitosin salgılıyor. Bu hormonların salgılanması kişide (kız veya erkek farketmez) dopamin sonucu haz duyguları, seratonin sonucu mutluluk, zindelik ve canlılık duygusu, oksitosin sonucu güven duygusu yaşatıyor. Fakat aşk duygusunun zirvede olduğu ilk dönemlerde seratonin hormonu azalır. Obsesif(takıntı) olan insanlarda da bu hormonun salgılanması azalır. Bu yüzden aşk bir çeşit obsesyon olarak düşünülür. Şair Ümit Yaşar Oğuzcan’ın ‘’En ağır işçi benim; Gün yirmi dört saat, seni düşünüyorum’’ sözü aşkın obsesif boyutuna en güzel örnektir.

Bir diğer boyutu olan bağımlılık boyutuna bakacak olursak insan aşık olduğunda çokça dopamin salgılar. Çünkü beynin ödül, bağımlılık ve haz duyguları aktive olmuştur. Madde bağımlılıarın beyinlerinde yapılan görüntülemeler ile aşkı zirvede yaşayan insanların beynindeki görüntülemelerde anlamlı düzeyde benzerlikler görülmektedir. Bu yüzden aşık insan ayrıldığında ‘’Sensiz yaşayamam’’ gibi cümleler söyleyebiliyor.

‘’Aşkın gözü kördür’’ atasözünü hepimiz biliriz. Hatta bu duruma en güzel örnek ‘’Leyla ile Mecnun hikayesidir. Peki bu körlük neden oluyor? Kişi bazen çoğunun çirkin bulduğu veya apaçık kusurları varken neden hala o insana aşık olabiliyor?

Çünkü aşık olan kişi o kişiye karşı eleştirel aklını kaybetmiştir. Normalde kabul etmeyeceğimiz davranışı sergilediğinde bile hoşgörülü tepki verebiliyoruz. Eleştirel akıl, beynin en mantıklı kısmı olan prefrontal kortekste yer alır. Aşık olduğumuzda prefrontal korteks o kişiye karşı bir nevi devre dışı kalır.

Son olarak Nazım Hikmet’in, ”Sevmek için ‘yürek’, Sürdürmek için ’emek’ gerek. Sevgi ne boğazda, ne mum ışığında yemek yemek. Ne de pahalı bir pırlanta demek. Sevgi; bir lokmada iki mutlu insan demek…” sözleri ‘’Önemli olan neye sahip olduğunuz değil, sahip olduklarınızı kiminle paylaştığınızdır.’’ sözleriyle yazımı sonlandırayım..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube