Bahçemizin Müdürü

Haftanın yorgunluğunu stresini atmak için sık sık ziyaret edip, hayat tecrübesinden faydalandığım Semir amcam vardır. Çok güzel de bir bahçesi vardır. Keyif adamıdır. Mangal başında kendi imalatı olan rakısını yudumlarken eti Nusret misali şişlere dizişini izlerim. Tüm bu manzaranın tek sahibi ben değilim elbet, ortağı da var tabi. Amcamın çocuğundan ayrı tutmadığı RotthWeiler kırması köpeği, Müdür, nam-ı diğer Toprak. Öyle isminin şirinliğine bakıp aldanmayın, 90 kiloluk bir devden bahsediyorum.

Yine bir gün mangalımız yanmış, derin bir muhabbet içindeyken birkaç parça et alıp ön patileri ile çitlere asılı duran ve yemek boyunca havlayan Müdür’ün yanına gidiyorum. Başını okşadıktan sonra yemeğini veriyorum. Amcam Müdür’ün son dönemlerde çok huysuz olduğunu hatta birkaç gün önce ailenin emektarı Selim amcaya bile hırlayıp havladığını söyledi. -Yok, bunu ben kendi ellerimle besledim bana bir şey yapmaz- cümlesini daha bitirmeden gözlerinin keskinleştiğini fark ediyorum, elimi çekmem ile saldırması bir anda oldu. Bildiğiniz elimi kaptırıyordum. Buz kesildim bir an. Müdür’ün bu davranışı ikimizin de tuhafına gitmişti. Olayın şokunu atlattıktan sonra telefonu alıp veteriner arkadaşımı aradım. Biberonla beslediğim köpeğin bana saldırmasının altındaki sebebini sordum.

Çok ilginç bir şekilde köpeğin, sahibinin yanında misafire ya da ev çatısı altında yaşayan herhangi birine saldırmasını; ev sahibinin köpek üzerinde bir otorite kuramadığından kaynaklandığını söyledi. Çok şaşırmıştım. Çünkü Semir amcam gayet otoriter ve makul biriydi.

– Başka bir sebebi olamaz mı? diye sorduğumda ise

-O zaman amcanın izni ile sana saldırmıştır, diye cevapladı.

– Yuhhh!! Arkadaş köpeğin hiç mi kabahati yok, dedim.

– İçgüdüsel olarak elbet var. Lakin aile reisi evde yaşayan her canlı gibi köpeğinin de belli bir disiplin almasını sağlamalıydı. Yoksa kendi otoritesinin altında bugün misafire saldıran Müdür’ün yarın aile fertlerine hatta kendisine bile saldırması kaçınılmaz olacaktır.

-Ne yapmamız gerekiyor hocam? diye sorduğumda ise;

-Onu da siz Psikologlar çözün, dedi.

– Ben Psikoloğum hayvan psikolojisinden ne anlarım, diye çıkıştığımda ise;

-Malumun psikoloji hem insan hem de hayvan psikolojisini inceleyen bir bilimdir. Bir veteriner olarak sana sadece şunu söyleyebilirim; hayvan psikolojisini anlamadan insanı hiç anlayamazsın.. şeklinde aldığım cevapla konuşmayı sonlandırmıştık. Haklı olabilir miydi?

Yani Müdür’ün huzur bozan bu huysuz davranışlarının sebebi içgüdülerinin yanında, amcamın yeterli disiplini sağlayamamasından kaynaklanıyor olabilir miydi? Başka ne olabilirdi ki? Hani Semir amcanın adamlığından emin olmasam -kendi izin vermiştir- diyeceğim, fakat Adam’dan eminim. Şimdilik makul bir açıklama yapamadı belki ama Müdür’e yönelik bazı yaptırımlardan sonra beni tatmin edecek bir açıklama yapacağına dair bir şüphem de yok hani. Kim bilebilir belki de bir özür…

Bunları da okuyabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube