Barış dolsun tüm dünya

büyüme küçüğüm/çocuğum
hep gülümse
hep sevgi üretsin yüreğin
bedenin büyüsün amaaaa
sen büyüme…

“Çocuk sevgisi insan sevgisi için bir ihtiyaçtır.” Öyle çabuk geçiyor ki zaman, yaşamın ağır yükü sırtınıza bindiğinde dizlerinizin çizilmesini anımsamakta bile güçlük çekersiniz. Gerçi günümüz çocuklarının öyle bir anısı kalmayacak gibi. Her taraf kutu kutu apartmanlar, etrafta oyun oynayacak alanlar yok. Çocukları o kadar çok severim ki her gülen çocuk gördüğümde içim açılır, her çocuk ağlayışı kalbimi yerinden kopartır. Çocuklar olmasaydı dünya çekilmezdi. Şimdiye kadar dört şiir kitabı yayınladım. Hepsinde doğa, aşk, sevgi, savaş-barış gibi duyguların yanı sıra çocuklara dair şiirlerim var. Son kitabım “Bombili’nin Kedileri” 9-12 yaş grubuna yönelik çocuk hikayelerim.

Her çocuk bir dünya. Sevgili Barış Buz ile tanışıklığım 4-5 ay önce Odabaşı İlkokulu’ndaki sınıf etkinliğinde başlamıştı. Sempatik, ilk bakışta içinizi ısıtan bir duruş, bakışlarının her biri ayrı bir anlam taşıyan ve geleceğini görebildiğiniz başarılı bir genç. Bir saatlik paylaşımımda şiirden, türkülerden bahsetmiştim. Hikâye nasıl yazılır, nasıl yazar olunur gibi sorulara kısa kısa yanıtlar vermiştim. En önemlisi bağlamamı çalıp türkü okumam, şiir seslendirmem ve ellerindeki yazdığım hikayelerden bahsetmem onların yüreğine bir tohum ekmişti sanırım. Barış, eğitimci babası Hakan Buz’a beni sevdiğini ve evlerinde konuk etmek istediğini söylemiş.

ben bir çocuğum
su gibi…
akarım her yere
iç bu sudan sen de
hayat bul gülümse

İşte böyle bir şey çocuk. Su gibi akar her yere. Sınıf etkinliğinde mümkün olduğunca özellikle kitaplarımı imzalarken her bir çocukla ayrı ayrı konuşmaya çalışır, onların yüreklerine akmaya çalışırım. Her birinin kocaman gülümsemesi vardı. Sevgi ışıldıyordu gözlerinden. Onların her bir gülüşü, bakışı yüreğimi ayrı bir besliyor, onların coşkusuna doğru akıyordum. Güneş gibi ısıtıyordu çünkü. Çocuk dostu, yazar Muzaffer İzgü’nün “Çocuk okuru olmayanın, büyük okuru olmaz” sözünü çok sever ve tutarım. Bu dünyadan göçünce büyük okurum olur mu bilmem ancak buluştuğum tüm çocuk etkinliklerimde inanılmaz keyif alıyorum. Onların sevgi dolu bakışlarını anlatmaya kelimeler yetmez. Hele o içten gülümsemeleri…

Sevgili Barış Buz ile buluşmamız ancak 5 Temmuz’da gerçekleşebildi. Gerek benim gerek babasının yoğun temposu, sınav dönemleri derken biraz gecikmeli bir araya gelebildik. Niyetim oğlum Ekin ile gitmekti. Ancak rahatsızlığından dolayı ziyaretimi eşimle birlikte yapmıştım. Barış, halk dilinde küçük gitar olarak bilinen ukulelesini getirmişti. Küçücük parmakları ile tellere güçlükle basıyor ve sesleri tanımaya çalışıyordu. Babası sevgili Hakan dost, eşi Berna Hanımefendinin sıcacık ilgileri ile zamanın nasıl geçtiğini fark etmemişiz bile. Barış’ın küçük kardeşi Kıvanç hepimizin ilgi odağı olmuştu. Tüm dünya Barış gibileriyle dolsun. Sevgili Barış’a ve güzel ailesine ilgilerinden dolayı teşekkür ediyorum.

ben bir çocuğum
hava gibi…
her soluğa girerim
bir nefeste bitmez
koklanırım bir soluk daha

ben bir çocuğum
su gibi…hava gibi…güneş gibi

Bunları da okuyabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube