Belediyeler nerede?

2020 yılı tam bir kabus ve imtihan yılı oldu.

Bizi yönetenlerin veya yönetmeye aday olanların ne kadar samimi olduklarını bu süreçte daha iyi anladık.

Bugün genelden çok yerel yöneticilerle ilgili olanları aktaracağım bir yazı olacak.

İlçe belediyeler olsun, Büyükşehir belediyesi olsun veya mevcut il içindeki STK’ların ne kadar pasif koordinesiz ve tecrübesiz olduklarını görmüş olduk.

Hele ki gelirlerin büyük bir kısmını bulunduran büyükşehir belediyesi.

Başka illerdeki yönetimleri gene gıpta ile izledik.

Mevcut pandemi süreci diğer illerle paralel olarak Mart ayının ortasında başladı.

Sokağa çıkma kısıtlamaları ile beraber Büyükşehir belediyeleri hele ki başka illerde mevcut CHP belediyeleri kimseyi darda bırakmamak için canla başla çalışmaya başladı. Yoksul vatandaşlara, işini kaybeden işçilere, dükkanı kapanan esnaflara, ellerinden geldiğince yardım eli uzattılar. Ne kadar iktidar tarafından engellenseler de halk arasında büyük takdir topladılar ya ilimiz de?

Büyükşehir kayıp, ilçe belediyeleri kayıp, STK’lar kayıp

Su faturaları ertelenmedi, açık olan esnaflara maske dağıtılmadı, ilaçlamalar yapılmadı, işini kaybedenlere el uzatılmadı.

Peki bunlar genelde merkezi hükümetin yapması gerekenler diyebilirsiniz!

Mecbur mu? Diyebilirsiniz!

Hayır öyle bir yükümlülüğü yok ama Ankara İstanbul Adana Mersin İzmir gibi metropolleri elinde bulunduran CHP’li başkanlar tarih yazıyor bu konuda. Bizim belediyeler de sadece izliyor.

Son günlerde ise ilimizde meydana gelen su kesintileri, sinek salgını, caddelerin tozlu ve çukurlu hali vatandaşı iyice çileden çıkardı.

CHP’nin oy deposu olarak gördüğü bölgeler tam bir hayal kırıklığı içinde. Verilen sözler yapılmayan projeler insanların gözlerine iyice batmaya başladı.

Tavsiye niteliğinde olsa bile artık kendinize gelip halkın isteklerini kulak arkası yapmamanız gerekiyor.

Kusura bakmayın ama bu süreçte sınıfta kalmadınız tümden okuldan atıldınız haberiniz olsun.

Bu halk bunu haketmiyor..

Süslü laflar reklamlar artık bir işe yaramıyor.

Halk hizmet bekliyor.

Olacağı da yok ama bir umut!

Bunları da okuyabilirsiniz

Belediyeler nerede?” için 11 yorum

  1. Demokrasi demek; bir anlamda yerel basın demektir.
    Yerelbasın nasıl çekici ve daha fazla okunur hale getirilebilir?
    Yerebasın ulusal basın ile rekabet eder hale gelebilir.
    Bunun için çok sade ve direkt bir çözüm mümkün.
    En kasa sürede bir ilçe veya il gazetesi ; Çok satan bir ulusalgazete’ den daha fazla bir tiraja erişebilir.

    ……..

  2. Türkiye’ pek çok duyarlı yurttaş, yerelmedya’nın etkisiz halinden endişe duyuyor.
    Biliyorlar ki; yerelmedya: Demokratik katılım ve denetimin, siyasi şeffaflığın zeminidir.
    Bu zemin zayıf ve kaygan olursa; birkaç ulusalmedya kuruluşunun insafına kalınır.
    Bu durum bir toplumun siyasi ekonomik ve kültürel çürüme yoluna girme tehlikesini beraberinde getirir.

    Ne yapılabilir?

    ….

  3. “SEMEHA”

    Evet.. evet. Yanlış okumadınız.

    “SE…..ME…HA…. “ formülü ile kolay ve sade bir çözüm bulunur.

    Bu formülü yakında buraya yazacağım..

    1. Askıda ekmek ne demek:
      yardım etmek isteyen kişi, fırına gider ve herhangi bir ihtiyaç sahibi bedava alabilsin diye bir miktar ekmeyin ücretini öder. Satıcı ekmeği çantaya koyar ve duvardaki askıya asar. Herhangi bir İhtiyaç sahibi gelir, ekmeği ücretsiz olarak askıdan alır gider.
      Şimdi bunun bizim konumuzla ne alakası olabilir ki?
      Bellli olmaz. Belki de alakası vardır. Kim bilir!..

  4. Avrupa’da örnekleri var!..
    Yüzlerce yerel gazete, bundan bedava faydalanıyor.;
    bir Vakıf’ın Bir şirketin Veya derneğin öncülüğünde bir araya gelen duyarlı vatandaşlar, ülke çapında çok okunan köşe yazarlarından satın aldıkları yazıları, bir Kapalı digital platform’a aktarıyorlar. ülkenin isteyen tüm yerel gazetelerine bedava yayınlama hakkı veriyor. Böylece en ücra kasabadaki gazeteler ,bedava olmak üzere, ülkenin birçok ünlü yazarının makalesini, günlük yayınlayabiliyor.

    Askıda makale yani.

    Ayrıca yüzbinlerle vatandaş anonim bir şekilde bu fevkalade projeye üç-beş kuruş yardımda bulunuyor.

    Böylelikle her yerel gazete bir miktar ulusal gazete görüntüsüne kavuşuyor. Türkiye’de ulusal gazetelerden köşe yazılarını çekerseniz ortada sonradan ve vasat bir gazetecik kalır.
    Okurların büyük bölümü ulusal gazeteyi köşe yazıları için alıyor.
    Yerel gazeteler ulusal köşe yazarlarına kavuşursa ve en azından birinci sayfası ulusal gazete gibi görünse; tükenmiş ulusal gazetelerin yerini, yerel basın alacaktır.
    İlk başta buna bir kaç yerel gazete birlikte başlatır ve kasa sürede Türkiye çapına yayılır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube