Çardak: Şu bizim Bayır-Bucaklılar

ÖZKAN BAKKAYLI

Araştırmacı-Yazar Mehmet Çardak, Bayır-Bucak’ların, Lazkiye (Suriye) ilinin kuzeyinde, çoğunlukla Suriyeli Türkmenlerin yaşadığı coğrafi bölgede yaşadıklarını söyledi.

Çardak, haftalık yazısında “Bayır-Bucak’ları” ele alarak şunları söyledi:

Bayır-Bucak Bölgesi’nin kesin olarak coğrafi bir tanımı olmasa da, genel olarak Cisr eş Şugur’un batısı, Nusayriye Dağlarının kuzeyi ve Lazkiye kıyı şeridinin doğusu ile Hatay kırsalının güneyi olarak tanımlanabilir. Aslında 1939 yılında Hatay’ın anavatana katılımı sırasında Bayır-Bucak Bölgesi Suriye’de kalmıştır. Bayır-Bucak Türkmenleri, bir zamanlar Suriye’nin Bayır, Bucak ve Hazine nahiyelerinde yaşayan öz Türklerdir. 1970’ten itibaren Suriye’de Arap Sosyalizmi asimilasyon programları çerçevesinde, Bayır-Bucak Türkmenlerinin dil öğrenimlerini engellemiş, Türkmen köylerinin isimleri değiştirilmiştir. Buna rağmen dillerini unutmamış olan Bayır-Bucak Türkmenleri kimliklerinin bilincinde olarak birlikte yaşadıkları bölgenin dili, kültürü ile bütünleşmiştir. Genellikle köylerde yaşayan Bayır-Bucak Türkmenleri, kendi aralarında Türkçe konuşurlar. Şive ve edebiyatları bakımından Türkiye’nin bir uzantısı gibidir. Bayır-Bucak’ta konuşulan ağız; Hatay bölgesinde konuşulan Türkmen ağızlarının bir devamı niteliğindedir.

Suriye İç Savaşı sürecinde Türkiye’ye sığınan Bayır-Bucak Türkmenleri ağırlıklı olarak Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş ve Adıyaman illerindeki kamplara yerleştirilmişlerdir. Daha sonraki süreçte, bir kısmı Türk vatandaşlığına alınan Bayır-Bucak Türkmenleri, daha çok Hatay ve Osmaniye kenti, köy ve mahallelerinde yaşamayı tercih etmişlerdir. Günümüzde Bayır-Bucak Suriye’de,. Bayır-Bucaklılar ise Türkiye’dedir. Son 60 yıldır hangi yoldan olursa olsun, Suriye’den göç ederek Türkiye’ye yerleşen Bayır-Bucaklılar, anavatanda mülteci gibi yaşamaktadır. T.C. Devleti, Bayır-Bucaklılara vatandaşlık hakkı dışında arazi, konut, para ve sair hiçbir şey vermemiştir. Aslında Bayır-Bucaklılar vatandaş olsalar da toplum olmayı başaramamışlar; bölünmüş, keskin kutuplara ayrılmış haldeler. Ortak hayalleri bile yok. Onları bir arada yaşatacak ortak hayalden yoksunlar. Çoğu emekçi, fakir ve çaresiz olan Bayır-Bucaklılar; aç kalsalar da yoklukta sabreden, acıyı bal eyleyen müminlerdir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube