Çevlik-Arsuz yoluna dair

Hatay bölgesinde tarih boyunca denizden içerilere yol imkanları araştırılmış, projeler hazırlanmış, ancak imkânsızlıklar yüzünden Çevlik’ten Arsuz’a gidecek bir yolu hiç kimsenin aklına bile gelmemiş, hatta ulaşım zorluğu nedeniyle bir ara Arsuz memurlar ya da sakıncalı görülen kişiler için sürgün yeri olarak kullanılmıştır. Nihayet -muhtemelen Vali Ürgen tarafından-  turizmi geliştirmek amacıyla Sen Piyer Kilisesi,  Antakya Dağ yolu (İzmir Cad.),Yenişehir Otel ve Lokantası, Hidro Tesisleri ve Barikan Oteli gibi turizm atılımlarının yapıldığı- 1960’lı yıllarda gündeme gelen Arsuz-Çevlik yolu için de girişimlerde bulunulmuş,  bir proje hazırlanmış, bu proje planlamadan çıkmış ve bakanlar Kurulu onayına sunulmuştur. Projenin uygulanmasına 1973 yılının yaz aylarında başlanması bekleniyordu. Açılacak kısım 28 km. idi. Domuz Burnu bölgesinde bir tünel yapılacaktı ve projeye göre Arsuz İskenderun yolunun da genişletilmesi gerekiyordu. Ancak hükümet değişiklikleri ve siyasi istikrarsızlık, ekonomik sıkıntılar projeye başlanmasına engel oldu, yol için hiç ödenek ayrılmadı. Arayan soran da olmadı.

Unutulan yol projesi 1987-88 yıllarında tekrar gündeme gelmiş, yine turizmi geliştirmek amacıyla kesenin ağzının açıldığı bir dönemde dosyalar çıkarılıp gerçekleştirmek için girişimlerde bulunulmuş, milletvekilleri harekete geçirilmiş ve bir hayli de mesafe katedilmiştir. Bu dönemde, aynı yeni projede olduğu gibi, daha yol açılmadan yol kenarlarının parsellenmesi için girişimler başlamış, orman filan tanımadan, daha yol açılmadan yol güzergâhı “yol” edilmişti. Herkes buradan kendine bir şeyler istiyordu. Ama siyasi hareketlilik ilgileri ve hevesleri yine değiştirdi, ödenek ayrılamadı ve hükümet yeni projeleri kısa yoldan daha cazip kazanç sağlama yolları açmış olacak ki, bu pahalı ve çok yorucu yatırım projesi yine başka bir tarihe kaldı.  1990’lı, 2000’li yıllarda yapılan çalışmaların gerçekleşme durumu ise hiçbir zaman netlikle telaffuz edilmedi. Yine de işe başlanmış olması bir kazançtı. Proje 2019 yılında tekrar gündeme geldi. Bu yol “Turizm yolu” olarak açılacaktı.

Bu iş, cesur ve muazzam bir girişimdi, bir kararlılık örneğiydi. İmkânlar bir yana, resmi proje süreci düşünüldüğünde bu iş çok zaman alırdı. Ancak Vali Rahmi Doğan bu durumu düşünmüş olacak ki, projenin bir daha yarım kalmaması için Vali Ürgen’den beri ilk defa olarak devletin bütün imkânlarını seferber ederek yol çalışmalarını başlattı ve 8 ayda yol tamamlandı. Heyelan vb. tedbirleri, altyapı hizmetleri, asfaltı,  bisiklet yolları, işaret ve ikaz levhaları, gerekli trafik tedbirleri tamamlandı ve yol, beklenen, tahmin edilen süreden çok daha kısa bir sürede bitirildi, açılacak hale getirildi. Bu Hatay için bir başarı ve büyük bir kazançtır.

Yol hem mesafe, hem de zaman yönünden büyük kazanç sağlayacak, ulaşım kolaylaşacak, mesafeler kısalacaktı. Daha da önemlisi, Hatay’ın her karışı halkın gözleri önünde olacaktı artık. Ancak zaman zaman basında da dile getirildiği ve geçmişte de daha açılmadan bu tür girişimler olduğu gibi, -idare çok iyi niyetli ve dürüst davrandığı halde- yol güzergâhındaki arazilerin, ormanlık alanların parsellenip talan edilmesi hâlâen korkulan olaydır. Ayrıca tarım arazisi olan/olabilecek yerler yapılaşma tehdidi altındadır. Ormandan yer açma hısının bir türlü önü alınamamaktadır. (Bu iş Antakya’nın içinde bile gerçekleşmiş, halen de devam etmektedir.) Yol güzergâhında piknik alanları yapılması muhtemeldir. Bu yapıldığı takdirde, -daha yakın günlerde Gelibolu yarımadası gibi- çıkacak/çıkarılacak bir yangının -Allah göstermesin- Musa Dağı’nı ve -bölgenin rüzgârı düşünüldüğünde-  daha ötelerini çırılçıplak bırakma riski vardır. Bu risk göze alınmamalıdır. Bizzat kendisi varlığıyla büyük bir nimet ve bir inci gerdanlığı andıran bu yolun tamamının pikniğe yasaklanmalı, piknik alanı haline getirilmesi kesinlikle önlenmeli, mümkünse Milli Park ilan edilmelidir.  Yoksa birçok beklenen girişimlerin önü alınamaz.

Açıklamalarda gördüğümüze göre bütün bölge hazine arazisidir ve Devlet koruması altındadır. Geçmişte de öyle söylenmiş, ama dokunulmaması gereken yerler devletin, belediyelerin gözü önünde parsellenmiş, hep kaçak yapılarla istila edilmiş, bunlara hizmet te götürülmüş, tapu verilmiştir. Yani devletin koyduğu kurallar siyasi girişimler ya da koruma ile hep çiğnenmiş, bu çiğneme sonradan meşrulaştırılmıştır. Bu nedenle, yakında yol güzergâhında büfeler, kulübeler, el arabaları, tablalar ve “satılık” tabeleları görürseniz hiç şaşmayın. Son olarak, en titiz olunması gereken hususu da unutmayalım: Bu konu temizliktir. Çevre temizliği her şeyden önce gelmeli, bu husus sıkı denetlenmelidir. Şehir Parkı’nın hergün birkaç saatte çöplük haline getirildiği bir ortamda, ıssız bir çevre olan yolun halini bir düşünün. Bu konuda daha baştan tedbir alınmalı, taviz verilmemelidir. Yoksa Samandağ-Arsuz arası ilin en pis, en berbat çöplüğü haline gelir.

Son olarak, bu yol sadece turizm amaçlı ve süs için yapılmış bir yol değildir. Yol,  ekonomi ve güvenlik yönlerinden de hayati öneme sahiptir. Bu nedenle,  değeri bilinmeli, tedbirler baştan alınmalı ve emekler boşa gitmemelidir.

Bunları da okuyabilirsiniz

Çevlik-Arsuz yoluna dair” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube