Dizeleri güzelliğinde bir dost!

Sanatçılar vardır, gözünün üstünde kaşın var, dedirtmez. Dünyaları ben yarattım dercesine kasım kasım kasılırlar. Dünyaya ve insanlara tepeden bakarak, kendi dünyalarında, bir fanus içinde yaşarlar, yaşamaya çalışırlar. Ona yaşamak denirse… Profesör, derste öğrencilerine sormuş. Kurbağanın başı kesilirse ne kadar yaşar? Yanıtlar gelmiş. Beş dakika, on dakika, beş saat, on saat… Profesör bilemediniz iki gün yaşar, deyince arka sıralarda oturan bir öğrenci parmak kaldırıp, hocam siz ona yaşamak mı diyorsunuz, öyle yaşamın içine…
Çoğu kez, tanısaydım sevmezdim, türünden sözler çıkar ağzımızdan. Bir de bunun tersini düşünün. İyi ki tanıdım, diyebileceğimiz bir dost vardır karşınızda. İşte böyle kişilerin sanatıyla, kişiliği yarışır güzellikte. Eserleriyle yıllardır tanıdığım bir dost var: Müslüm Çelik.
Kendisiyle beş altı yıl önce yüz yüze geldik. İlk karşılaşmamızda bile bin yıllık dosttuk onunla. Birbirimizi tanıyorduk, hem de çok iyi tanıyorduk. Daha ilk görüşmemizde yılların özlemini giderdik…
Sevgili Müslüm, sessiz kendi halindedir. Sessizliği bir yanardağın sessizliği gibidir. Doğanın içinde, doğayla birlikte yaşar. Şenlik ve etkinliklerde çoğu kişi kapalı, dumanlı mekanları seçerken, o alır başını gider. Gece, gündüz, sabahleyin hiç fark etmez, kendini atar doğa ananın kucağına. Müslüm Çelik doğadan beslenir, duygu yükünü de oradan alır. Bu yüzden de kendine özgü eserlerle çıkar karşımıza. Özgündür, özgürdür, “kendine has” biridir.
Söyleşilerde sahneye çıkınca şiiriyle yetinmez. Gönül verdiği halk müziğinden ezgiler söyler. Halkın içinde beslendiğinden o eserleri çok da güzel seslendirir. Bilgi birikimi çok donanımlıdır. Edebiyatı, şiiri, felsefeyi, sosyolojiyle birleştirip tadına doyulmaz söyleşiler yapar. Eski bir boksördür. Dizelerle ringde çarpışır gibi çarpışır. En güzel, en özgün dizeyi bulmak için günlerini gecesine katar. Az ama öz yazdığından, şiirlerinin tümü damıtma usulüne göre yazılmıştır. Hata bulamazsınız.
İlk şiiri 1981 yılında Yazko Edebiyat’ta yayımlandı. Ülkemizde yayımlanan Türk Dili, Hürriyet Gösteri, Adam Sanat, Milliyet Sanat, Varlık, Edebiyat Eleştiri gibi dergilerde şiirleri yayımlandı. 1989 Ceyhun Atuf Kansu şiir ödülü sahibi. Hayriye Yitik Ülke, İhbarlı Gül, Göğü Kokla Açılırsın, Beşikte Karanfil gibi şiir kitapları da vardır. Küçücek adlı çocuk şiirleri kitabını öğrencilerimle okur yorumlardık.
Sevgili Müslüm Çelik’le 2005 yılında Bartın Kitap Fuarında “şiir ve sanat” konulu bir söyleşiye katılmıştık. Sahnede türkü söylemek gibi bir projeyi ilk kez denemişti. Kitap fuarları, şenliklerde birlikte oluruz. Benim için dizelerinin güzelliğinde bir dosttur.
Ocak 2007 Cumhuriyet Gazetesi Müslüm Çelik’in “Yıldız dağı Yakımı” şiiri, ayın şiiri seçilince çok mutlu olmuştum. Sabahın köründe telefon ederek kendisini kutlamıştım. Nasıl sevinmiş, nasıl mutlu olmuştu. Arif Damar, her zaman söylerim. Bir şairin en başta gelen özelliği onurudur. Gerisini anlayışınıza bırakıyorum, diye bitirmişti “Özetle Has Bir Şair” yazısını. Arif Damar’ın, bana göre Müslüm Çelik’in son yıllarda yayımladığı şiirlerinin en güzeli. Arif Damar’a katılmamak elde değil.
Düşümde konuştuğum buluttu/ dedi, Sıvaz’ın gülleri açmaz/ Güneş’e saplı hançer/ kımıldamak son umuttu./ bir şeyler olduğunu benden ayrılınca/ sorduydum sapsarı çiçeğe/ ilk görüntüydü gözbebeklerimde kalan/ Koca Haydar yağmur dedim/ göğün açki kilidini gösterdi/ Yenile açmış sözüm çıkar meydane/ Söz ver ki, çarpışsın tuzaklarla ya ne yane/ eriyip gider gece örter de üstümü/ Halk hakka saplanmalı, sızıp yaşama/ bir rehber ben, yaklaşıyorum derken/ öteki ne?/ Atılan beyaz güldü, gönlü kuruttu/ ardı sıra koşuştuğum umuttu. Yıldız dağı Yakımı (Müslüm Çelik)
Sevgili Müslüm Çelik, eğitimciliğinin verdiği ağırbaşlılık, Anadolu insanına özgü sıcaklık, alçak gönüllülüğüyle her girdiği toplumda iz bırakan gerçek bir şair. Meydanlarda ben şairim diye dolaşan onlarca kişiden farklılığı da işte bu. Tezgah peşinde koşmak, kumpaslarla oyunlara kalkışmak, sen ben bizim oğlan gibi grupçuluğun da her zaman dışındadır. Onun yarışı güzellikle ve kendisiyledir. Az da olsa Sevgili Müslüm gibi sanatçıları gördükçe insan mutlu oluyor…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube