Eski bayramlar!

Çocukluğumuzun bayramları aklıma geldikçe gözlerim doluyor ve o heyecanlı günleri özlemle anıyorum.

Bayramın heyecanı bir hafta önceden başlardı..

Çarşıda, evde bir telaş başlar, bayramın gelişi günler öncesinden başlardı..

Arefe günü sabaha kadar uyuyamazdık!

Giyeceğimiz kıyafetler, giyeceğimiz ayakkabı yatağımızın başı ucuna yerleştirilir, sabaha kadar uyku tutmazdı.

Bayram sabahı ilk bayramlaşmayı anne ve babamıza yapar, ellerinden öper, ilk harçlıklarımızı cebimize indirirdik. Ardından akrabalarla bayramlaşmak için gezmeler başlardı.

Bayram harçlıklarımıza dönme dolaplara binmek için sıraya girerdik.

O dönemlerde lunapark yoktu, oyun parkları yoktu.

Her şey ilkeldi ama doğaldı, insanlar da içtendi.

Daha o zaman samimiyet kaybolmamıştı.

Bayramlarda kırgınlıklar unutulur, küsler barıştırılır, insanlar kucaklaşırdı.

O dönem bayramlar ‘tatil’ değildi.

İnsanların birlikte hoşça vakit geçireceği, hatırlanacağı, birlik ve beraberlik içerisinde olacağı günlerdi.

Şimdi ise öyle mi?

Bayramlar tatil günlerine döndü!

Anne ve babasının bayramını dahi telefonla kutlayan günlere geldik!

Akrabalar, hastalar, eş, dost ve arkadaşlar bayramda akıllara gelmez oldu.

Kardeş kardeşin bayramını kutlamadığı, mesajla kutladığı günlere geldik.

Hiç kimse kimseyi tanımaz oldu.

Anlayacağınız bayramın yerini ‘tatil’ aldı.

Toplum yozlaştıkça, değerlerimiz, geleneklerimizi kaybetmeye başladık.

Bayramlarımızın maneviyatını, özünü kaybetmeye başladık.

Bayramlarımız bayram olmaktan çıktı.

Büyükleri, küçükleri hatırlama, yaşlıların, hastaların duasını alma yerine, dinlenme, gezme, güneşlenmeye dönüştü.

Ah nerde o eski bayramlar!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube