Günümüz evlilikleri üzerine

Günümüzde yaşanan resmi evlilikler çoğunlukla toplumsal baskı ve normlar altında gerçekleşmektedir. Kırsal yerlerde çiftler gerçek anlamda ne kendilerini ne de birbirlerini tanımadan, genelde ailelerin istekleri doğrultusunda, duygusal ve cinsel boşluklarını tamamlamaya yönelik evlenmektedir.

Evliliklere doğru atılan adımların zamanla sekteye uğramaya başlaması yukarıda bahsettiğimiz benzer sebeplerle açıklanabilir. Ancak daha önemlisi anlaşmazlıkların hızla arttığı bir dönemde boşanmalara Türkiye’de bir aile faciası gibi bakılmasıdır.

Bozuk toplum, bozuk bireylerden oluştuğu için alışkanlıklarla birleşen kültürel yozlaşmalar, çiftlerin birbirlerini insan olarak değil de çoğu zaman imkan olarak görmesini sağlamaktadır.

Örneğin son derece fuzuli olan düğün öncesinde her türden gereksiz eşyalarla doldurulan evlerin insani sıcaklığı bitmektedir. Özellikle kişilikleri gelişmemiş, gösteriş budalası kadınların etrafa hava atmak amaçlı kocalarına aldırdıkları eşyaların listesini düşünürseniz ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız.

Bu kişilikteki kadınlar eşyayla, harcadıkları parayla mutlu olmaya çalışırken, kocalarının o harcamalar karşılığında gün içinde nasıl yorulduklarını, neler yaşadıklarını düşünmekten uzak durdukları açıktır.

Aptal toplumun normları ışığında gerçekte birbirini tanımayan, birbirine güvenmeyen, birbirine inanmayan, birbirini sevmeyen insanların hasbelkader evlenip bir arada yaşamaya başlamaları tam anlamıyla mutlu ve uyumlu oldukları ya da olacakları anlamına da gelmiyor.

Milyonlarca örneği her gün yaşanmaya devam ederken, aynı evi biraz da mecburiyetten paylaşan çiftlerin sürekli kavga ederek birbirlerini her yönden nasıl rencide ettiklerine de defalarca tanık oldum.

Bununla beraber varsa çocukları inanın bu facialardan daha ciddi bir şekilde etkilenmektedir. Belli bir yaşa gelen çocuklar, anne ve babalarının kavgalarına tanık olup gelecek hayallerini silmekte, kendi kabuklarına çekilerek yalnızlıklar içinde her türden madde kullanma alışkanlıklarını arttırmaktadırlar.

Aile içinde yaşanan tüm kavga vb. anlaşmazlıklar hesaba katılırsa, boşanma olaylarının facia değil de alınan en doğru karar olacağı düşünülmelidir.

Gerçekten de aile içi cinayet, şiddet, taciz vb. büyük facialar yaşanmadan bu durumdaki çiftlerin ayrılmaları her yönden daha faydalıdır.

Bunun dışında kalan çok az sayıda mutlu ve uyumlu çiftlerin içlerinde yaşadıkları çelişkilere rağmen, örnek olmaya devam ediyorlar.

Bunları da okuyabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube