Güzel insanlar diyarı

İzmir bir ilkle tanıştı. Turizm fuarı ilk kez kapılarını açıyordu. Günler öncesinden tüm İzmir afişlerle donatıldı. Turizm ve Travel Fuarına bekliyoruz, türündendi bu afişler. Ben sadece Bartın Kültür ve Turizm Müdürlüğünün katılacağını biliyordum. Bartın’daki dostlar geliyoruz, demişlerdi. Kimler, hangi kurumlar katılacaktı bilmiyordum. Açılışı Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay yapmıştı. Bartın ise valilik düzeyinde katılmıştı. Açılıştan sonra fuar alanını dolaşınca şaşırdım. Tam bir Anadolu mozaiğiyle karşılaştım. Ülkemizdeki birçok kent valilik ve turizm-kültür müdürlüğü düzeyinde, belediyelerle katılmıştı.

Benim ilgimi Amasya Belediyesi’nin standı çekmişti. Nerelisin dediklerinde, övünerek Amasyalı’yım dediğim güzel şehir. Şehrin ırmak boyu fotoğrafları süslüyordu standı. Güleç yüzlü stant görevlileri. Stantta konuklara dağıtılan Amasya elması ve ünlü çöreği. Bununla da yetinilmiyor. Konuklara belediyenin el çantaları, bilgisayar için mause altlığı veriliyordu. Şu anda yazıyı yazdığım bilgisayarımın mause altlığı da Amasya Belediyesi’nin. Kente kar yağmış. Amasya Konaklarının ışıkları Yeşilırmak’a yansımış. İnsanıyla, güzelliğiyle, dostluğuyla beyaz, bembeyaz, temiz tertemiz bir kent. Her şeyden önemlisi annemin memleketi. Görmeden edemediğim, görmekten mutlu olduğum güzel şehir.

Amasya ilgili kitaplar alacaktım. İşte o zaman sevgili Hüseyin Menç’le tanıştım. Aldığım kitabın yazarıymış. İmzalamasını istedim. Çok alçak gönüllüydü. Utana sıkıla imzaladı. Bana kaynak olabilecek bir kitaptı. Amasya’nın özellikle Kurtuluş Savaşı yıllarının öncesini vermesi açışından çok önemliydi. Amasya tarihiyle ilgili üç kitap daha aldım. Aldığım kitaplar nedeniyle bana belediyenin çantasından ve mause altlığı da verdiler. O sırada ayak üstü yediğimiz çörek ve elmalarla büyük bir nostalji yaşadık. Hüseyin Menç’in eşiyle uzaktan da olsa akraba çıktık. Ben kendi adıma bu durumdan çok mutlu oldum.  Eve ünlü çöreklerden götürdüm. Buna en çok annem sevinmişti…

Sevgili Hüseyin Menç İzmir’e eşi ve çocuğuyla gelmişti. Aile boyun çalışıyorlardı Amasya için.  Boş bulunduğum zamanlarda Amasya standına gidiyordum. Fuarın açıldığı gün Amasya Belediye Başkanı İsmet Özarslan da gelmiş, ancak görüşemedik. Görüşmeyi çok isterdim. Artık başka zamana diyelim.

Sevgili Hüseyin Menç’in kitabını bir gecede severek okudum. Benimkisi meraktan. Aslında öyle bir kitap hazırlamış ki, tam bir el altı, yada başucu kitabı. O kitabı İzmir’de yayın yapan Yeni Asır Televizyonunda tanıttım. İstedim ülkemizde Ulusal Kurtuluş Savaşımızla ilgili araştırma yapmak isteyenlere kaynak olsun. Kitap ve sevgili Hüseyin Menç hakkında ne anlatılması gerekiyorsa anlattım. Sevgili Menç bunu fazlasıyla hak etmişti. Kitap yazmanın ne denli zor olduğunu bu işle uğraşanlar çok iyi bilirler. Hayatı boyunca tek bir sayfa, tek bir satır yazmamış olanlara bunu anlatmak gerçekten çok zordur.  Zorun ötesinde büyük bir olaydır. Her zaman yazanın, yaratanın yanında yer aldım. Bundan sonra da böyle olacak. Özellikle Anadolu kökenli dostları desteklemek benim için bir onurdur.

Sevgili Hüseyin Menç tam bir sanat ve kültür insanı. Sevgili dostum Mustafa Yıldız’ın karikatür yarışmasına bile öyle sıcak bakmıştı ki…

Bizler Amasya Belediyesi standına sık sık gittik. Her gittiğimizde de aynı sıcaklık ve güler yüzle karşılanmak, insanı anne memleketinde gibi hissettiriyordu. Duvardaki yalılara bakıp özlem gidermek az şey değildi.

Bizler sizleri her zaman İzmir’de görmekten mutluluk duyacaktık. Her fuar dönemi aramızda olun demekten başka bir şey gelmiyordu elimizden… Merhaba Şehzadeler kenti, güzel insanlar diyarı Amasya…

Bunları da okuyabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube