Hâlbuki gerçekler bu değil!

Bundan hiç şüphem yok; Türkiye gibi tüm dünya ülkeleri daha önce hiç görülmediği kadar rezil bir hastalıkla mücadele ediyor. Bu kabul tamam ama insanlık bu hastalığın tehlikesi ile ölçülmeyecek kadar toplumsal bir çıldırmışlık hali ile de yaşıyor.

İnsanlar panik yapıyor ve insanlar panik yaptıkça yönetenler önlem alıyor. Önlemlerin dozu artırıldıkça insanlar biraz daha fazla panik yapıyor. Bu kez yönetenler önlemleri biraz daha artırıyor. Bu durumun neden olduğu çember büyüdükçe büyüyor. Salgının başladığı ilk aydan sonra hep bunu söyledim ve söylemeye devam edeceğim. Bu hastalıktan ziyade hastalığın neden olduğu korku ikliminden zarar görüyoruz…

Hâlbuki gerçekler bu değil!

Bizler sırf birileri öyle istiyor diye panikliyor ve korkuyoruz.

Her hastalık gibi bu hastalık korkutuyorsa da haksız bir şöhrete sahip olduğunu bilmenizi isterim. Şimdi sizlerle paylaşacağım rakamlar var. Bu rakamları sizlerde okudukça benim haklı olduğumu ve bu hastalığın hak etmediği bir şöhrete sahip olduğunu göreceksiniz.

*

Hemen sıra dışı bir rakamla başlayalım;

Dünyada her yıl ishalden bile 1 milyon 600 binin üzerinde insan öldüğünü biliyor musunuz?

Ben yeni öğrendim.

Bildiğiniz ishal yani.

Ama kimse İshali konu bile etmiyor!

Şişmanlık yani modern adı Obezite;

Her yıl 3 milyon insan ölüyor.

Var mı bir şey diyen?

Şeker hastalığına bir bakalım;

Yılda ortalama 3 milyon 500 bin kişi ölüyor!

Bir tek kelime konuşan var mı?

Yahu bildiğiniz sivrisinek.

Yani Hatay’da çokça bulunan çok küçük ve kanatlı havyandan her yıl 1 milyon kişi ölüyor!

Sivrisinek ve 1 milyon kişi; kim ne dedi bugüne kadar?

*

Bu rakamları özellikle de virüs salgınında ölenlerle kıyasladığınızda söylediği pek çok şey var aslında. Herkes kendi anladığına göre bir sonuç çıkarabilir elbette ancak net olan şey virüsün hak etmediği bir şöhrete sahip olduğudur.

Eh ölümünde tıpkı doğum gibi normal bir şey olduğunu kabul edersek şifre çözülüyor!

Şifre çözüldükçe bu virüsü yayanların, insanların korkutulmasında başrol oynayanların maskeleri düşüyor. Onların maskeleri düştükçe artık virüs konuşuluyor olmaktan çıkıyor.

Hatırlayın Mayıs, Haziran aylarını virüsle yatıyor ve virüsle kalkıyorduk. Hangi TV kanalını açsanız midemizi bulandıracak derecede virüsten söz ediyorlardı. Bugün vaka sayıları çok daha fazla olduğu halde artık konuşan yok…

İyi ama niye?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube