Her trajedi; diğer elinde bir hediye ile beraber gelir!

İnsan bazen sıkışır. Çok sıkışır. Olumsuzluk, dert, bela adına ne varsa üzerine yağmur gibi yağar. Yağar da insan şaşırır, üzülür, kederlenir ve bir çıkış yolu arar…

Debelenir durur.

Tam da öyle bir zamanı yaşıyoruz.

Çare adına ne varsa insanın tükendiği bir zamanı…

İşte tam da böyle zamanlarda ilaç gibi gelen sözler vardır.

Bir kaçını sizler için derledim;

Mesela büyük şair, ilim adamı Mevlana dertlerden, musibetlerden korkmamamız gerektiğini ne güzel de anlatmış şu sözüyle;

“Bazen bitmek bilmeyen dertler yağmur olur üzerinize yağar. Ama unutmayın ki rengârenk gökkuşağı her zaman yağmurdan sonra çıkar” Bu sözü okuyup ta karamsarlığa kapılmak mümkün mü?

Madem her yağmur sonrası gökkuşağı çıkıyor. O halde bekleyeceğiz yağmurun dinmesini. Bekleyeceğiz yağmurdan sonra gökyüzünü umuda boyayacak gökkuşağını…

Çok sevdiğim bir Kızılderili sözü var. Aralarında kronolojik olarak mesafe varsa da ne kadar benzeşiyor Mevlana’nın sözü ile “Her trajedi; diğer elinde bir hediye ile beraber gelir. Ama genellikle acı çekmekle öylesine meşgul oluruz ki çoğu kere hediyenin farkına bile varamayız. O da geldiği gibi yitip gider” iki sözü yan yana koyup sadece saniyeler düşünmek bile ayrı kelimelerden kurulmuş ama aynı şeyi anlatan iki güzel söylemi fark etmemek mümkün mü?

*

Böylesine büyük bir badireyi yaşarken yaratanı unutabilir miyiz?

Değil tabi.

Yaratan insana Bakara suresinden ses oluyor; “Olur ki siz bir şeyi sevmezsiniz ve bela olarak görürsünüz. Hâlbuki o hakkınızda hayırdır. Ve olur ki siz bir şeyi çok severseniz ve isterseniz hâlbuki o şey hakkınızda bir şerdir. Siz bilmezsiniz biz biliriz” görüldüğü gibi karamsarlığa kapılmanın gereği yok. Kimsesizlerin kimsesi bunu bize ayetle yasaklamış. O halde bize rahmetiyle evreni kuşatana kulak vermek düşer!

Bugünkü yazımızı ilmin kapısı, Ehlibeytin babası İmam Ali ile bitirelim;

“Başımıza gelen sıkıntılar imtihan mıdır? Yoksa ceza mıdır?” diye sormuşlar.

Yanıtlamış ilmin kapısı; “Eğer bizi Allah’a yaklaştırıyorsa imtihandır. Uzaklaştırıyorsa cezadır!”

Sürece bakın ve bu süreçte Allah’a yakınlaşmayan bir tek insan kaldı mı acaba?

Bugüne kadar Allah’ın adını pek az ananların bile avuçları göğe kalkmadı mı?

Dillerinden dökülen sözlerle Allah’a yakarmadı mı?

O halde korkacak bir şey yok!

Bu süreç geçecek ve getirdiği hediyelerle birlikte bizleri mutlu edecek!

Bunları da okuyabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube