İçimdeki kuruntudan kurtulayım…

Aday adayı sayısı bakımından haraketli ancak seçim çalışmaları bakımından Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en sakin seçim sürecindeyiz.

Hani yaprak kımıldamıyor derler ya öyle bir şey…

Tabi siyasi partilerin adaylarını henüz açıklamamalarının bunda önemli bir rolü var ama halkın da siyaset ve siyasetçiden bıktığını söylemek gerekir. Çok sayıda vatandaşımızla her gün onlarca sohbet yapıyoruz. Çoğun da büyük bir hayal kırıklığı ve güvensizlik görüyorum. Siyasete ve siyasetçiye güvenmek yerlerde sürünüyor ki; zaten siyasetçi de kalmadı. Seversiniz sevmezsiniz bu memleketten Fuat Çay, Nihat Matkap, Öner Miski, Sadullah Ergin, Şefik Çirkin gibi isimler geçti. Onlar için ‘Siyasetçi’ denirdi. Yani halk öyle biliyordu. Onların adı geçtiğinde siyasetçi derlerdi…

Şimdi?

Belediyelerde ki aday adaylarına bakın!

Var mı, siyaset ve siyasetçi görebiliyor musunuz?

Siyaset akımı ciddi bir yara aldı.

İsim yok artık!

*

Siyaset denince

Daha önce yalan,

Verilen sözde durmamak,

Yolsuzluk,

Hırsızlık falan filan akla ilk gelendi…

Şimdi buna bir de çıkar eklendi.

Siyasetten çıkar ummak!

Başkan olursam…

Meclis üyesi olursam…

Vs.

Liste öyle uzayıp gidiyor!

Bunun tersini düşünen veya tersini kanıtlayacak biri varsa değerlendirmeye hazırım.

Şu aday adaylarına bir alıcı gözüyle bakın. Varsa cümlelerimin tersine işleyen bir isim, ne olur bana da söyleyin. Söyleyin de içimde ki kuruntudan kurtulayım…

Bunları da okuyabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube