Karne notu!

Eğitim öğretimin birinci döneminin ardından öğrenciler karneleriyle birlikte 15 günlük tatile girmiş bulunuyor.

Öğrencilerin karne notuna ve başarılarına gösterdikleri tepkiler öğrenciden öğrenciye farklılaşıyor.

Kimi çocuk karnesini neşeli, mutlu, heyecanlı, coşkulu, sevinçli karşılarken kimi çocuk ise üzgün, hayal kırıklığına uğramış, korkulu, kaygılı, öfkeli, çaresiz hissedebiliyor.

Karne öncesi ve sonrası anne ve babalara önemli görevler düşüyor!

Çocuğunuzu karnesiyle korkutmayın.

Eve kötü bir karne getiren çocuğunuza ”vah, vah”, ”tüh, tüh” sakın demeyin!

Çocuğunuzu yarış psikolojisine sokmayın.

Karneye göre çocuğa ‘tembelsin, aptalsın, bir işe yaramıyorsun’ gibi laflar etmeyin. Bu hitap şekilleri çocuğun geleceğe dair umudunu kırar, güvenini sarsar.

Ayrıca şunu unutmayın

Karne, bir öğrencinin o dönem boyunca farklı ders ve beceri alanlarında göstermiş olduğu performansın öğretmenler ve eğiticiler tarafından birtakım ödev ve sınavlar ile sınanması neticesinde oluşan kanaatlerini gösterir.

Karnedeki notlar, okul başarısının ya da başarısızlığın göstergesi değildir.

Karne notu eşittir öğrencinin değeri olmamalıdır.

Karne notu noktasında öğrenci cezaya sevk edilmemelidir.

Bazen anne-babalar karne notundan dolayı öğrenciyi bazı şeylerden mahrum bırakabiliyorlar.

Bu noktada çocuğa daha çok sevgiyle, anlayışla yaklaşılmalıdır.

Çocuk okul başarısızlığını yaşıyorsa anne-baba bunun sebeplerini çocukla birlikte araştırabilir.

Karne notlarından dolayı tüm olumlu özelliklerini bir kenara bırakıp, onu başarısız olarak değerlendirerek, sevgiden yoksun bırakma yoluna gidilmemeli.

Kötü karne dünyanın sonu değil!

Çocuğumuzdan da önemli değil!

Karne notu sadece çocuğunuzun değil, anne ve babanın da notu olduğunu unutmayın!

Çocuğunuza ne kadar ilgili olduğunuzun da bir belgesi olduğunu unutmayın!

Bunları da okuyabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube