Kayıp nesil mi?

Salgının hızla yayılmasıyla birlikte eğitime de ara verilmek zorunda kalındı. Salgınla hayatlarımızın merkezinde yer alan internet ve sosyal medya kaygılı bir birey kurumunu da geliştirdi. İster kendiniz ister çevrenizde tanıdığınız birileri illaki bu kuruma dahil. Salgından artan vaka sayıları sonucu yabancı olduğumuz “uzaktan eğitim” sistemi de böylece hayatlarımıza dahil oldu. Bir dönem ekranlardan sık sık korumaya çalıştığımız çocuklarımızı saatlerce ekran karşısında tutmaya çalışır olduk. Yabancı olduğumuz bu sistem beraberinde yanlış ve kontrolsüz internet kullanımında da artış göstermekte. Süreç böyle işleyince internetin varlığından rahatsız olup şikayetler de artmakta. Bunun yerine faydalarına odaklanıp ona göre bir kullanım sağlanmalıdır. Sağlıklı kullanım sürecide çocuklara öğretilmelidir.

2020 senesine hepimiz kırıldık, küstük, sitem ettik. Peki 2021 senesi kırılan kalplerimiz onaracak mı? Bu kaygı halini bir kenara itip kendi içimizde hapsolmayı bırakmalıyız. Faydalı bir eğitim sistemi için çözüm yolları üretmeliyiz. Uzaktan da olsa güçlü bir eğitim sistemi için bunu yapabilmeliyiz. Bunuda öncelikle şunlara dikkat ederek sağlayabiliriz.

Öncelikle ders yerinizi doğru seçin; evimiz bizim rahatça hareket ettiğimiz yaşam alanımız, evin içindeki düzen öğrencilerin dikkatinin dağılmasını okula göre daha mümkün kılmakta. Odanın düzeni, sesler, ışık, ev içi hareketlilik öğrencinin dikkatini çabucak dağıtabilir. Bu dikkat dağıtıcı uyarıcıların olamaması gerekir.

Ön hazırlık ve tekrar; en önemlisi ders saatine özen gösterilmeli, önceki dersin notları gözden geçirilmeli. Hazırlığı yapılacak dersin ne gibi ekipmanları lazımsa öğrenci yanında hazır bulundurmalı. Adım adım gitmek endişeyi azaltacak ve daha kolay bir yol izlemenizi sağlayacaktır.

Ders araları ve sonrası; “tıpkı okuldaki gibi” bu cümle bizleri kalabalık, huzurlu seslerin yankılandığı okul bahçelerine götürür. Peki evde ders arası ne yapabiliriz? Kesinlikle önce ekranlardan uzak durulmalı, balkona çıkılabilir, ev içinde koşulabilir, zihni dinlendirecek başka aktiviteler de yapılabilir.

Kılık kıyafet; “ekran arkasında bir yerlerdeyiz, sabahın erken saati üstelik evdeyiz ne olacak ki..” Bu düşünceden öncelikle kurtulmak gerek, ne giydiğimiz elbette önemli değil, ama sabahları pijamalardan kurtulmak uyku halinden kaçınmamızı sağlayacaktır. Bu düzen ev saati ile okul saatini ayırmaya yarayacaktır.

Zihninizi temiz, moralinizi yüksek tutun; herkes aynı durumda ve herkes aynı süreçten geçmektedir. “Kayıp nesil” etiketinden sıyrılın. Bu endişe ile yaşayıp çocuklarınızı büyütmeyin. Bu yalnızca ruhun hastalanmasına ve zamanın ziyan edilmesinden başka bir işe yaramaz.

Her dönemin kendine özgü bir sistemi vardır. Ve o sistemi faydalı hale getirmek bizim elimizde.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube