Koronavirüs gerçeği

Sanırım doğaya verdiğimiz zarar kadar, insanlık da zarar görüyor. (Covid-19) koronavirusün varlığı tüm dünyadaki insanları, yönetenleri şaşkına çevirdi. Bir gerçeği daha hatırlattı; Zengin-fakir, siyah-beyaz demeden tüm dinleri tek bir noktada; bilimin ışığında koronavirüsle mücadelede birleştirdi. Dünyadaki ülkeler bir bir önlemlerini alırken, ülkemiz genelinde de birtakım önlemler alınmaya başlandı. İvedilikle okullarımız tatil edildi, sonrasında süre uzatıldı. Çocuklarımızın güvenliği ve evlere taşıyabileceği salgın düşünüldüğünde kesinlikle doğru bir karardır. Toplu yaşam mekanları kapatıldı… İşin ekonomik kısmına girmeyeceğim. O kısmı sizlerin yorumuna bırakıyorum.

***

Evet, böylelikle “Evde Kal” günlerimizin uzun süreceği anlaşıldı. Okullar, 1 Mayıs günü ve sonrasındaki hafta sonu tatili ile 3 Mayıs’a dek kapalı kalacak. Üniversiteler tatil. Üniversite sınavı 25-26 Temmuz’a ertelendi. Bu arada “uzaktan eğitim” yapılacak. Bu demektir ki okumak ve düşünmek için bol bol zamanımız olacak. İlk günden bu yana evde kalmanın tadını çıkartmaya devam ediyorum. Bu, büyük güçlerin oyunu ise oyunu bozmaya gücüm yok, gerçek ise izole olmanın bilinci ile davranmaya çalışıyorum. Daha çok yazıyorum, okuyorum. İki müzik öğretmeni çocuğum var, onlarla birlikte bol bol türkü okuyoruz. İnsanoğlu sosyal bir yapıdadır. Bunları yapamadığı zaman asıl virüse yakalanmış demektir. Birçok paylaşımda, telefon görüşmelerimde bazılarının evde kalmaktan sıkıldığını anlıyor ve dile getirdiklerine tanık oluyorum.  Biz ise ailecek zerre kadar sıkılmadığımızı söyleyebilirim. Evde kalmayı özlemişim. Ailemle birlikte olmanın keyfini çıkartıyorum. Gün boyu çeşitli oyunlar oynuyoruz, fıkralar anlatıyoruz ve hep birlikte yemek pişiriyoruz. Burada annelerin de alkışlanması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Çünkü bütün yük annelerimizde.

***

Sanırım koronavirüse hepimiz teşekkür borçluyuz. Yabancı dille çekilmiş ve sosyal medyada dolaşan bir videonun tercümesini sizinle de paylaşmak istiyorum. “Koronavirüs hayatımızın hepsini öğrendin, iyiyi kötüyü. Bizi korkuttun, bizi bir araya topladın, bizim ne kadar zayıf olduğumuzu gösterdin, bencilce sadece kendimizi ne kadar beğendiğimizi bir kez daha hatırlattın. İnsanları çıkarlarımız için kesip biçiyoruz, kötülüğü öğrendik, doğayı ne kadar katlettiğimizi hatırlattın. Etrafımızdakileri korumayı öğrettin, temizliği öğrettin. Birbirimizi sevmeyi öğrettin. Korkmayı öğrettin. Beynimizi de temizle Koronavirüs.”

***

Koronavirüs ile el yıkama ve kişisel hijyen ön plana çıktı. Birçok kişi hayatı boyunca belki de bu kadar su ve sabunla elini bulaştırmamıştır. Toplum olarak, kültürümüzde kucaklaşma, selamlaşma, el sıkma elbette var. Bu aşamadan sonra daha hijyen bir şekilde olacaktır. Ellerimizi ağız, burun, göze götürmeden önce iyice en az yirmi saniye yıkamak gerektiğini hatırlattı. Su, dünyada giderek kaynağı biten hayati önem taşıyan bir varlık. Bu yüzden ellerimizi yıkarken dünyada yaklaşık olarak 2,1 milyar kişi temiz su imkanından yoksun olduğunu hatırlamalıyız.

Koronavirüsü sayesinde sevdiklerimizle evde güzel zamanlar geçirmenizi ümit ediyorum.

Bunları da okuyabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube