Koruyucu ebeveyn-bağımlı çocuk

Yaşadığımız toplumda aşırı koruyucu ebeveyn tutumları iyi çocuk yetiştirme belirtisi olarak algılanabiliyor.

-Çocuğunun bir dediğini iki etmeyen,

-Gözünü ondan ayırmayan,

-İhtiyaçlarını o daha söylemeden sezip yerine getiren ;

Ebeveynler bu tavırlarının iyi anne-babalık göstergesi olduğunu düşünebiliyor. Bu kişiler tarafından çocuğunu iyi yetiştirmek genellikle fazla koruma ve kollamayla eş değer tutuluyor.

Bu ebeveynler çocuğu düşecek diye koşmasına izin vermeyerek, zarar görür diye başından hiç ayrılmayarak, aç kalmasın diye yemeğini elleriyle yedirerek, üşür diye gece boyu üstünü örtmeye kalkarak, hasta olur diye dışarı bırakmayarak çocuklarını koruduklarını düşünüyorlar.

Zamanla bu şekilde büyütülen çocuk ;dışarıda çekingen ve sıkılgan,  evde ise hırçın ve yaramaz olmaya başlıyor. İsteklerinin bekletilmeden yapılmasına alışıyor. Dediği olmazsa tutturuyor, tepiniyor ve huysuzlaşıyor. Çoğunlukla her istediğini elde eder. Yemeğini annesi yedirir. Okul ödevlerini, annesi başında oturmadıkça yapmaz. Ana ve babasının dikkat ve ilgisini her an kendi üstünde tutmaya çabalar. Anne baba yatağında yatar, ya da gece uyanıp ana ve babasının koynuna girer. Kısacası böyle bir çocuk ruhsal olgunlaşması yaşından geri kalmış, bağımlı bir çocuktur.

Bağımlı çocuk; evde olsun, okulda olsun yaşından daha çocuksu davranır. Girişken değildir ve kendine güveni yoktur. Kolay işlerde bile kendi başına davranmaktan, sorumluluk almaktan korkar. Yanında onu kollayacak biri olmadan edemez. Evde anneye kedi gibi sokulur. Sürekli sevilmek ve okşanmak ister. Okulda sorun yaratmadığı için öğretmenin koruyuculuğu altına girer. Usluluğu ve ürkekliği nedeniyle hep kollanır. Çevrenin bu tutumu, onu daha çekingen yapar. Bağımlı çocuk zamanla bu zayıflığını ve güvensizliğini bir savunma aracı olarak kullanmayı öğrenir. Evde yedirilip içirilen, bir dediği iki edilmeyen, okulda öğretmeninin sevgilisi olup çıkan çocuk bağımlılık çemberini kolay kıramaz.

Bağımlı çocuk kendiliğinden bağımlılık geliştirmez. Bağımlılığın başlıca nedeni, yukarıda belirttiğim aşırı koruyucu ve kollayıcı tutumdur. Başka bir deyişle, çocuk aşırı ilgiye ve sevgiye boğulmuştur. İstekleri önceden sezilip yerine getirilmiş; bir dediği iki edilmemiştir. Kendi işini kendi görmeye olanak verilmemiştir. Çocuğun deneme ve yanılma yoluyla öğrenmesi engellenmiş, her şeyde hazıra alıştırılmıştır. Çevreden gelecek tehlikeler abartılmış, arkadaşlık kurması ve dışarda oyun oynaması kösteklenmiştir. Çocuğun büyümesini, olgunlaşmasını geciktiren bu davranışlar hep onun iyiliği için yapılmıştır. Gerçekten, bağımlı çocukların ana babaları, aşırı sevecen ve düşkün kişilerdir. Ancak bu aşırı düşkünlük kendi huzurlarını sağlamaya yaramaktadır. Böyle bir ana baba çocuğun bütün istek ve gereksinimlerini inceden inceye düşünüp karşılamazsa iyi ana baba olmadığı duygusuna kapılır. Bu nedenle kendi tutumunun çocuğun gelişmesini duraklattığını göremez.

Çocukta aşırı ve yaşına uygun olmayan bağımlılık, bir çok ruhsal sorunun yeşermesine uygun olan bir toprak gibidir. Korkular, kaygı bozuklukları, uyku bozuklukları ve başka bir çok duygusal bozukluklar özellikle bağımlı çocuklarda kolay gelişir. Ruhsal sorunlar çıkmasa bile , bağımlı kişilik çocuğun yaşamdaki başarısını ve uyumunu engelleyici bir etken olur.

Bunları da okuyabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube