Kütüphanede çiçekler açıyor!

Bartın Kitap Fuarı’nda bir kazancımız oldu. Ben kişi olarak kazancımı insandan yana kullanırım. Yaşamda insanın en büyük kazancı da insandır, kaybı da… Yaratıcı, iş için yanıp tutuşan insanları görünce içim aydınlanır. Önemli olan da o değil midir? İşi yapmak önemli değildir. Önemli olan kendinden bir şeyler katmaktır. Ortaya özgün işler çıkartmaktır. Olanı, bilineni yapmak ne kadar tek düzelikten başka bir şey değildir. İşinde sürekli olarak projeler üretip olmayanı yapacaksın. Bu ilke doğrultusunda yaşam daha bir güzelleşir, yaptığın fazlasıyla sevilir…

Tülay Erduran, Bartın İl Halk Kütüphanesi’nin çiçeği burnunda müdürü. Sevgili Selçuk Bölük, telefonda söylerdi, kütüphaneye yeni bir müdür geldi. Çok yaratıcı, işini seven biri, çok farklı işler yapıyor… Kitap fuarı döneminde tanıştık. Heyecanlı, iş için koşturan, farklılık yaratmayı kendine yaşam biçimi olarak gören birisiydi. İçten, sıcak, doğal olması da öteki yanıydı. Her insanda olmayan bir özelliktir bana kalırsa. İçtenlik, doğallık yoksa ne yaparsan yap, boşunadır…

14. Bartın Kitap Fuarı’nda bir standı vardı kütüphanenin. Orada Kültür Bakanlığı’nın kitapları sergileniyordu. Tülay Erduran, çok güzel sözler bulmuş, onları dağıtıyor, öğrencileri ve halkı kütüphaneye yönlendirmek için broşürler hazırlamış dağıtıyordu. Çok sade bir görünüşü vardı. O görünüşün içinde bir coşku vardı. İşini güzel yapmanın verdiği istek içindeki coşkuyla birleşince elinin değdiği yere gül dikeceğine inancım sonsuzdu.

Bizleri kütüphaneye davet etti. Öğrencilerle söyleşi yapmamızı istedi. Müslüm Çelik ve ben olur, dedik. Böyle bir kişinin yanında olmak bizleri de mutlu ederdi. Önce Müslüm Çelik, öğrencilerle söyleşti. Çok güzel geçen bir söyleşi oldu. Şiirlerinden örnekler okudu, öğrencileri düşündürecek sorularla ortamı güzelleştirdi.

Ertesi gün de ben davetliydim. Dünya tatlısı öğrenciler gelmişler, beni bekliyorlardı. Tülay Hanım, beni öğrencilere tanıttı. Başladım konuşmaya. Kitaptan, okumaktan söz ettim. Söyleşinin renkli olması için, araya kesinlikle mizah katmayı alışkanlık haline getirmişidir. Öğrenciler soru soruyor, yanıtlıyordum. Öğrencilere bir söz verdim. Bir de onlardan bir söz aldım. Yanımda kitap olmadığı için kitap veremedim. Elime kitaplarım geçince yollayacaktım. Ben de onlardan düzenli olarak kütüphaneye geleceklerinin sözünü aldım. Yeni kitaplarım çıktı. Yazar hakkı olarak bana 20–30 kitap veriyorlar. Onları imzalayıp yollayacağım. Sevgili öğrencilerin sözlerini yerine getirip getirmediklerini de rahatlıkla öğrenebilirdim. Gerek yok buna, öğrenciler yalan söylemez…

Kütüphaneyi gezdik. Kadın eli değdiği belli dedirtiyordu gördüklerim. Tüm çalışanlarıyla büyük bir çaba içindeydi kütüphanedekiler. Öğrencilere çok albenili kitap ayraçları yapmışlar, çocuklara veriyorlardı. Tülay Hanım, yer minderleri düşünüyordu. Büyük kentlerde çoğu kütüphanede olan okuma minderleri çok da hoş bir hava katıyordu ortama. Bilgisayarı daha işlek duruma getirmek için çalışıyordu Tülay Erduran. Kütüphanenin 15. yaşını bir dizi etkinlikle kutlamayı da planlamıştı. İl Halk Kütüphanesini daha işlek bir duruma getirmek için planları vardı. Hepsini burada yazmayalım, bekleyin görün demek en iyisi olacaktı…

Bartın kütüphane müdürü konusunda da şanslıydı. Üretken, düşünen, işini çok seven, bir şeyler değil, çok şey yapmak için yırtınan bir müdürü vardı. Ülkemizde en büyük sorun okuma azlığıydı. Öğretmenlerin bile %91’i okumuyormuş. Bu kara bir tablodur. Bunu değiştirmek için üretken kütüphane görevlilerine ihtiyaç olduğu da bir gerçektir. Kütüphane kapıları çoğu yerde duvar olmuştur. Ne geleni vardır, ne de soranı. Bir ülke için, ülkenin geleceği için ne kadar acıdır, bir bilseniz…

Kısa sürede kütüphanede çiçekler açtıran Bartın İl Halk Kütüphanesi Müdür Tülay Erduran’ın verimli olacağına eminim. Çünkü yaptıklarıyla kendini kanıtlamıştır.

Bunları da okuyabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube