Meme kanseri ve beslenme ilişkisi

(1-31 ekim meme kanseri farkındalık ayı)

Kanser hücreleri aslında hepimizin vücudunda var. Ancak çevresel faktörlerinde etkisiyle onu değişime uğrattığımız zaman bu etkiye maruz kalmış hücrelerin kanser hücresine dönüşme riski ortaya çıkıyor.

Normal ve sağlıklı bir meme hücresinin değişime uğraması ve diğer vücut hücrelerine yayılması ile meme kanseri oluşur. Hem kadınlar hem erkekler meme

Meme kanserinin oluşum nedenleri

  • Kalıtım

  • Hormonlar

  • Beslenme olarak sıralanabilir.

40 yaşından sonra ise fiziksel muayeneye ek olarak her yıl düzenli olarak mamografi çektirmeli (meme filmi) ve düzenli olarak doktor kontrolünden geçmelidirler.

Beslenme ilişkisi

Diğer birçok kanser türünde olduğu gibi meme kanseri ile beslenme arasında önemli bir ilişki vardır. Kanser hastalığı üzerine araştırma yapan uzmanlar bazı besinlerin içerdikleri maddelerin kanser riskini arttırdığını belirtmekteler.
Bu besinler;

  • Yağlı tüm hayvansal besinler

  • Yağlı  şarküteri ürünleri

  • Tereyağı

  • Kızarmış besinler

  • Tütsülenmiş besinler

  • Tuzlanmış veya salamura yapılmış besinler

  • Doğrudan ateşte pişirilmiş etlerdir.

Yukarıda sıraladıklarımız gibi bazı besinler vücutta dokularla olumsuz etkileşime girerek kanser riskini arttırabilirler. Bu nedenle tüketimleri mutlaka sınırlandırılmalı ve bazı önlemler 

Örneğin, kızarmış bir yiyecek veya şarküteri grubu besinlerden tüketecekseniz mutlaka yanında C vitamini kaynağı olan sebze veya meyvelerden bol miktarda tüketin.

Yıllardır yapılan araştırmalar ile bazı besinlerin kanser riskini azaltıcı etki yaratabildiği bulunmuştur. Bu araştırmalara göre kanser riskini azaltıcı besinlerin başında meyve, sebze, kuru baklagiller, tam tahıl ürünleri geldiği kanıtlanmıstır.

Yumurta, az yağlı süt veya yoğurt, az yağlı peynir, lor ve çökelekte kanser riskini azaltıcı etki gösteren hayvansal besinlerdir.

Fiziksel Aktivite ve Kanser

Yapılan bir çok çalışmada orta düzeyde egzersiz yapan kadınların meme kanseri olma riskinin azaldığını vurgulamıştır. fiziksel olarak aktif bir yaşam kansere karşı koruyucudur ve egzersiz sırasında salgılanan endorfin hormonu sayesinde psikolojik olarak da mutlu olmayı sağlar.

  • Vücut ağırlığınızı ideal seviyede tutmayı hedefleyin.

  • Sebze ve meyve tüketiminizi yüksek seviyede tutun, günde 5 kez meyve ve sebze tüketmeyi hedefleyin

  • Yağ alımınızı sınırlamayı deneyin. Günlük aldığınız enerjinin % 20- 25 kadarının yağdan gelmesini sağlayın.(sağlıklı yetişkin bireyler bu değer % 30’ a kadar çıkabilmektedir.) Yediğiniz besinleri yağ içeriklerine göre ayarladığınızda tükettiğiniz yağ miktarını da azaltmış olursunuz.

  • Omega 3 yağ asitlerinden zengin besinleri beslenme planınıza ekleyin.

  • Trans yağ asitlerinden mutlaka uzak durun.

  • Kırmızı et tüketiminizi haftada 1- 2 kez olacak şekilde sınırlandırın.

  • Tütsülenmiş, yanmış besinleri tüketmekten kaçının.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube