Naura’dan eser yok sıra duvarlarda mı?

ALİ YOLCU

Bir zamanlar Antakya’nın bir bölümünün su ihtiyacını karşıladığı bilinen Su Dolabını çevreleyen tarihi duvarlar çökme tehlikesiyle karşı karşıya.  Roma döneminden kaldığı öne sürülen tarihi duvarların neden kaderi ile baş başa bırakıldığını anlayamayan vatandaşlar ise ilgili birimlere duyarlılık uyarısında bulundu.

Aradan geçen uzun yıllara rağmen halen ayakta kalmayı başaran duvarların diğer ülkelerde olması halinde çoktan koruma altına alınmış olacağına dikkat çeken vatandaşlar, duvarların kadersizliğinin Türkiye’de ve özellikle de Hatay gibi bir kentte olmasına bağlı olduğunu savundular.

İlgili kurumlara seslenen Antakyalılar söz konusu duvarların restore edilerek öz kimliklerine kavuşturulmasının zor ve maliyetli bir iş olmadığını hatırlatarak, “Müze mi? Belediye mi? Valilik mi? kim ilgileniyorsa söz konusu duvarlara duyarlılık gösterip restore etmelerini rica ediyoruz. Tarih önemlidir ve önemli kalmalıdır. Yetkililerden rica ediyoruz ki tarihe sahip çıksınlar. Bu manzara tarih fışkıran kent Antakya’ya yakışmıyor” dediler.

NAURA ADIYLA DA BİLİNİYOR

Antakya’nın yakın geçmişine kadar yerini koruyan su dolapları ile ilgili bulduğumuz bilgilendirici yazı ise şöyle: Antakya’nın içme suyu ihtiyacını karışlamak başta olmak üzere farklı amaçlarda da kullandığı su dolapları Asi nehrinin yakınlarında yer alıyordu. Bu su bentleri ‘zikir’ olarak adlandırılır ve zikir olan yerlerde ‘Naura’ denilen bir de su dolabı olurdu. Böylece su dolapları sayesinde hem bahçelere ve hamamlara su sağlanır, hem görüntü güzelliği oluşur, hem de bu suda yüzülürdü. Geniş alanda plaj ve kabinler yer alırdı. Ancak 1950’lerden sonra gerçekleşen plansız ve hızlı kentleşme Asi Nehri ve çevresinin bu özelliklerini bozmuş, nehir pis bir kanal haline gelmiştir.

Bunları da okuyabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube