Op. Dr. Süleyman Günaydın Antakya Göz Hastanesi’nde

SABAHATTİN ATASOY

Op. Dr. Süleyman Günaydın geçtiğimiz ay Antakya Göz Hastanesi’nde göreve başladı. 1985 yılında Kayseri’de doğan Süleyman Günaydın, Hatay’da ilk olarak 2014 yılında Kırıkhan Devlet Hastanesi’nde göreve başladı. Kısa süre içinde başarılı tedavileriyle dikkat çekmeyi başaran Op. Dr. Günaydın geçtiğimiz ay Antakya Göz Hastanesi’nin hekim kadrosuna dahil oldu. Hastanede göze dair her türlü tetkikin yanı sıra çok sayıda cerrahi operasyonun yapıldığını kaydeden Op. Dr. Günaydın, lazer tedavileri ve kontak lens gibi hizmetlerin hastanelerinde başarıyla yerine getirildiğini kaydetti. “Bir göz doktoru, gözle ilgili her türlü teşhis ve tedaviyi uygulayabilir. Ancak kimi cerrahi müdahale isteyen operasyonlar özel beceri ister. Hastanenin Yönetim Kurulu üyelerinden değerli hocamız Dr. Ercüment Alpaydın, hekim kadrosunda beni de aralarında görmek istediğini söyledi. Bende Kırıkhan’daki görevi bırakıp buraya geldim” sözlerini kullandı.

DÜNYAYA AÇILAN PENCERE

Görev yaptığı Kırıkhan’da ve geçtiğimiz ay hizmet vermeye başladığı Antakya Göz Hastanesi’nde, bugüne kadar yanına gelen hastaların, göz sağlığı konusundaki bilinç düzeyleri hakkında görüş bildiren Op. Dr. Günaydın, “Göz diğer organlara göre daha hassastır. Gözde meydana gelen bir rahatsızlığı tespit etmek çoğu zaman daha kolay olur. Bu nedenle hastalarımızın göz sağlığı konusunda duyarlı ve bilinçli olduklarını görüyorum. Nitekim göz dünyaya açılan penceremizdir. Hastalarımız da göz sağlıklarını korumak ve ortaya çıkan rahatsızlıkları tedavi ettirmek amacıyla bizi tercih ediyorlar. Biz Antakya Göz Hastanesi hekimleri olarak, insanların göz sağlığına ne kadar olumlu katkı yaparsak, kendimizi de o derece mutlu ve huzurlu hissediyoruz” dedi.

ÖZEL HASTANEDE STANDARTLAR DAHA YÜKSEK

Daha önce devlet hastanesinde görev yapan Op. Dr. Günaydın, özel hastane ile devlet hastanesi hakkındaki sorumuz üzerine şu değerlendirmede bulundu. “Hem devlet hastanelerinde hem de özel hastanelerde doktorlar hastaların tedavisi veya hastalığa yakalanmaması için çaba gösterirler. Bu hekimliğin doğasında vardır. Özel hastanelerde standartların daha yüksek olduğu aşikar. Dolayısıyla özel hastanede tedavi olan hastanın memnuniyeti elbette daha yüksek oluyor. Şöyle izah edeyim. Düşünün ki bir devlet hastanesinde doktor günde 180 hastaya bakıyor. Özel hastanede ise gün içinde baktığı hasta sayısı en fazla 40-45 oluyor. Dolayısıyla hem doktor açısından hem hasta açısından daha kaliteli bir çalışma ortamı ve daha kaliteli bir hizmetten söz edebiliriz”

“Devlet hastanesine gelen kişi hastadır. Peki özel hastaneye gelen kişi hasta mıdır müşteri midir? şeklindeki sorumuza da yanıt veren Op. Dr. Günaydın, “İster devlet ister özel hastane olsun, herkes ya tedavi edilmesi gereken bir hasta ya da hastalıktan korunması icap eden bir bireydir. Temel amaç insan sağlığıdır. Şöyle bir örnek vereyim. Vatandaşın biri bir devlet hastanesinde muayene oldu. Orada katarakt teşhisi konuldu, ameliyat gerektiği söylendi. Hasta bize geldiğinde aslında yaşadığı rahatsızlığın katarakt olmadığını ve dolayısıyla herhangi bir ameliyata ihtiyaç olmadığını gördük. Antakya Göz Hastanesi her şeye insan sağlığı penceresinden bakan, alanında uzman doktorların vatandaşlara hizmet verdiği seçkin bir sağlık kurumu. Burada olmaktan mutluluk duyuyorum” değerlendirmesinde bulundu.

GÖZ SAĞLIĞI İÇİN ÖNEMLİ TAVSİYELER

Göz sağlığının korunması noktasında dikkat edilmesi gereken hususları da paylaşan Op. Dr. Günaydın, “Diğer hastalıklarda olduğu gibi göz hastalığında da önleyici tedavi önceliktir. Rutin kontroller yaptırmak şart. Yılda en az bir defa göz muayenesi yaptırmak gerekiyor. Çocuklar 3 yaşına kadar mutlaka bir göz doktoru tarafından muayene edilmeli. Göz rahatsızlıkları geçiştirilememeli. Spor ve beslenme de göz sağlığı konusunda oldukça önemli bir yer tutuyor” dedi. Teknolojik cihazların göz sağlığı üzerindeki etkisine de değinen Op. Dr. Günaydın, “Tablet, akıllı telefon, bilgisayar gibi cihazların göz sağlığını kesin olarak bozduğuna dair saptamalar var. Dolayısıyla ekrana uzun süre aralıksız bir şekilde odaklanmamak gerekiyor. 20 dakikada bir 2 dakikalık bir dinleme süresi, gözün daha az yorulmasını sağlar. Bu konuya özellikle miyop hastalarının dikkat etmesi gerekiyor” sözlerini kullandı.

Op. Dr. Süleyman Günaydın son olarak Hatay’a ilişkin düşüncelerini paylaştı. 2014 yılında buraya geldiğini hatırlatan Op. Dr. Günay, “Hatay kesinlikle yaşanılacak bir şehir. Kültürel ve tarihi zenginliklerinin yanı sıra sıcak kanlı insanlarıyla da herkesin gelip görmesi gereken bir yer. Burada olduğum için mutluyum” diyerek sözlerini noktaladı.

Bunları da okuyabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube