Şartlanmalara değil sevgiye yer vermeliyiz

Evlilik: Yaşanılan hayata ikinci hayatı eklemektir.

Kısaca iki farklı hayatın birleşip her şeyi paylaşmaya başlamaktır. 

Dertleri kederleri mutluluğu açlığı zenginliği bir eve sığdırmaktır.

Aynı hayalleri kurup aynı yolda düşmek ve kalkmaktır.

Aynı suda yıkanmak aynı koltukta oturmak ve aynı sefayı ve cefayı solumaktır.

Hastalığa deva, yanlışa doğru ile karşılık vermektir.

Kişiyi en sinirli haliyle kabullenmektir en pas pal haliyle mükemmel olduğunu düşünmektir.

Bir elin diğer el olmadan ses çıkaramama halidir suyun şarıl şarıl akarken evde olmasının verdiği güvendir.

Her şeye rağmen sevmektir. Bir vazgeçiş değildir, varoluş hikayesidir çoğalmaktır, git gide yalnızlığa hasret kalmaktır.

Evlilik tanımına uygun kaç kişi yaşıyoruz, yaşayabiliyor muyuz acaba?

Evlilik o kadar basite alınacak bir mesele değildir, evlilik için iş güven ve sevgi gereklidir. Boşanmaların sayısı her geçen yıl artmaktadır.

Çünkü tahammül seviyesi azalırken kavgalar tartışmalar ve nefret çoğalmaktadır.

Evlilik son zamanlarda konuşulduğu gibi yaşa bağlı değildir yaşım geçiyor evlenmeliyim çocuğum olmayacak evlenmeliyim evde sıkılıyorum evlenmeliyim toplum ne der evlenmeliyim gibi şartlanmalar sağlıklı bir evliliği kaldırmaz.

Tam tersi bitmesine zemin hazırlar, sağlıklı bir evliliği ayakta tutan sevgidir sevebilmektir birlikteliktir.

Bunları da okuyabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube