Savaşlar, veremin artmasına yol açtı!

GÜLŞAH DÖNMEZ

Antakya Verem Savaşı Derneği Başkanı Hasan Etiz, insanlık tarihi boyunca periyodik salgınlarla dünyayı kasıp kavuran verem hastalığının hala dünyanın ve ülkemizin önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkati çekti.

Etiz, gazetemiz muhabirine yaptığı konuşmada, 2017 yılında dünyada 10 milyon yeni hastanın ortaya çıktığını ve 1.7 milyonunun öldüğünü söyledi.

Dünyada verem sıklığını hala tek etkene bağlı ve önlenebilir hastalıklar içinde birinci sırada olduğunu açıklayan Başkan Etiz, şöyle devam etti:

“Ortadoğu ve Afrika’da son yıllarda savaşlar veremin ve özellikle tedaviye dirençli veremin artmasına yol açmıştır. Savaşlar mikrop taşıyan insanların bağışıklık sistemini zayıflatarak daha fazla aktif verem hastası olmasını sağlar. İkinci olarak sağlık örgütlenmesini çökerterek hastaların erken tedavisini ve dolayısıyla bulaşma zincirinin kırılmasını engeller, dirençli verem ortaya çıkmasını sağlar. Savaşın devam ettiği ülkelerle komşu olmamız nedeniyle ciddi önlemler alınmadığı takdirde veremin ülkemizde de daha ciddi sorun olabileceğini öngörebiliriz.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verem kontrolü için 1991’de Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisini (DGTS) tüm Dünya’ya önerdi. Yeni ilaç ve aşı geliştirme çalışmaları için fon oluşturdu. Ülkemizde Ulusal Verem Dernekleri Federasyonu ve Üniversitelerle işbirliği yapan Sağlık Bakanlığı 2006 yılında DGTS’yi tüm ülkede uygulamaya koydu. İlimizde de aynı şekilde işbirliği içerisinde DGTS çalışmaları yürütülmektedir.

Ülkemizde yapılan çalışmalarla hasta sayıları ve ölümler büyük ölçüde azaltılmıştır. Ancak düzensiz ve yetersiz tedavilerle ilaçlara dirençli ve kronik hastalar ortaya çıkmıştır. Bu hastalarda bulaştırıcılık yüksektir.1957’de insidans yüz binde 162 iken, 2017 yılında yüz binde 14.6 ya düşmüştür. İlimizde ise Suriyeli misafirlerimize rağmen oranlarımız Ülke ortalamasının altındadır.

VEREM 6-12 AY SÜRELİ TEDAVİ İLE TAMAMEN İYİLEŞİR

Yalnızca kapalı ortamda ve solunum yoluyla bulaşan verem kalıtsal geçiş göstermez. Mikrobu alan kişilerin bağışıklığı iyi ise hastalanmayabilirler. Bu kişilerin yaklaşık % 10’u ileriki yaşamlarında bağışıklık düşmesi sonucu hastalanmaktadırlar. Direkt temasla bulaşmadığından hastanın eşyalarını ayırmaya gerek yoktur. Tedavi başladıktan ortalama 20 gün sonra bulaştırıcılık kaybolur. Esas bulaşma teşhisten öncedir. Akciğer dışı organlarda yerleşen verem bulaştırıcı değildir. Öksürürken ağzı mendille kapatmak, havalandırma ve güneş bulaşmayı azaltan faktörlerdir. Hastanın ev halkı ve çocuklarda risk daha yüksektir.

Veremin belirtileri sinsi ilerler ve birçok hastalıkla karışır. Muayene bulguları normal olabilir.  Bu yüzden genellikle doktora geç gider ve teşhisi gecikir. Teşhis için akciğer filmi ve balgamın mikroskopla muayenesi yapılır.

Verem 3-4 çeşit ilaçla ve 6-12 ay süreli tedavi ile tamamen iyileşir. Şikayetleri geçen hastalar tedavilerini aksatırlarsa mikrop ilaçlara direnç geliştirir ve tedavi imkansızlaşabilir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube