Selam

Veysel Abi ile görüştüm tamam, dedi. Dün zaten söylemiştim. Akşama doğru bürosuna gittim. Daha detaylı konuştuk. Veysel Gültaş adı bir ekoldür.  Karıncayı incitmez, yüreğine dünyayı sığdıran birisidir. Gelirken gönül zenginliğiyle gelecek. İsteği adam gibi bir söyleşi olsun. Avukatlara, halka seslenmek ister. Bunu kuşkusuz baro ayarlayacak. Bu konuda titiz davransınlar. Barolar birliğinden çıkan kitabı “Hukukçu Şairler Antolojisi” önsözünü de Metin Feyzioğlu yazmış. Sen baro başkanıyla konuş, bir salon ve dinleyici kitlesi mutlaka olmalı. Katılan avukatlara kendi yazdığı Kriton Dinçmen’in kitabını armağan edecek. Piyasa değeri 70 liradır. Büyük boy karton kapaklı, çok sevilen bir kitabıdır. En az yetmiş tane verecek. Ayrıca 50 tane de barolar birliğinden isteyecek, satışından elde edilen parayı baroya bağışlayacak.

Senin adına üç çeşit kitabından yollayacak. Toplam 250 kitap olacak. 100 şiir CD’si. Bunların gelirini kendisi istemiyor. Elde edilen gelir baroya bırakılacak. Senden ricam bu söyleşinin duyurusu iyi yapılsın, verimli bir söyleşi olsun. Doktor da gelsin, avukat da, ayrıca söyleşiye katılanlara iki şiir CD’sini verecek. Bunları ülkemizde ben ve onun gibi birisi yapar ancak. Çanakkale Barosu davet etti, dedim tamam dedi.  O gün dört yere davetliymiş, beni de yanında götürmek istiyormuş. Aydın, Denizli, Manisa, İzmir Barolar birliği davetlisiymiş, birini seçip armağanları oraya verecekti. Yanımda oraların barolarını arayıp başka zaman geleyim, önceden verilmiş sözüm var, dedi. Çanakkale deyince Savaşçığım seni kıramam dedi. Çanakkale vali yardımcısı Cemal Beyle Karadeniz’de birlikte görev yapmışlar.

Yani düzeyli bir sunum olur. Onun sunumun yapmak da senin gibi işi bilen birine düşerse çok kaliteli bir şey çıkar ortaya.  Biz 4 Nisan 2014 akşamı orada oluruz. Birer kişilik otel odası olursa iyi olur. Kitap fuarı kişiliğine kavuşur…

Ben daha önce birçok sanatçıya söyleşiler için öneride bulundum, hepsi benimle konuşmuyor. Gittikleri yerde ilgiyi bırak, yüzünü göremedim kimsenin. Burada tek isteğim, baroların bu işi sahiplenmesi. Pazar sabahı da dönecek Veysel Gültaş. Ben kalacağım. Aslında yaptıkları ulusal basında yer alacak güzellikler. Baro başkanı hiç olmazsa onun hakkında bilgiyi internetteki sitesinden öğrensin. Gerçi çoğu hukukçu tanır onu. Meslek adına yayınlanmış 50 kitabı vardır. Çoğu hukukçu kullanır.

Bir hukuk adamı düşünün bir yere söyleşiye gidiyor. Yanında yüzlerce kitap götürüp bağış olarak bırakıyor. Sevgili Veysel abinin parayla pulla işi olmaz. Benim gibi. Çoğu kişi bir kitabın hesabını sorarken kitapları olduğu gibi bırakmıştı. Böyle iyi niyete karşın nedense avukatlar pek ilgi göstermemişti. O yine de kitaplarını baroya bırakmıştı.

Öyle donanımlı bir konuşma yapmıştı ki dinleyenler şaşmıştı. O konuşmasını çok iyi biliyorum. Bir haftaya yakın sürede hazırlamıştı. Birlikte konuştuğu Cezmi Ersöz konuşmanın bir örneğini istemişti. İki gün içinde güzel dostluklar kurulmuştu. Sevgili Cezmi Ersöz dostum da çok sevmişti Veysel Gültaş’ı. İşte bu fuarların tek yararı dostlukları daha bir güçlendiriyordu. Unutulmayacak güzelliklere neden oluyordu.

Çanakkale’nin denizine, tarihine şöyle bir merhaba deyip dönmüştü Veysel Bey. Ben epey kaldım, okulların fuar alanına gelmesiyle fuar şenlenmişti. Çanakkale’ye bir yılda altı kez gidip gelmiştik… Bir yazarın kitap ve de insan sevdasını bundan güzel ne anlatabilir…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube