Sessizliğin, dinlenmenin adresi!

Bartın’a ilk gittiğim yılları anımsıyorum da oteller daha azdı. Pek kimseyi tanımadığım yıllarda kente gittiğimde sanırım o zaman adı Konak Oteldi. Orada kalırdım. Daha sonra Bartın Irmağı’nın karşısındaki otelde kaldım. Otellerin adını ben bile anımsamaya çalışıyorum, aklıma gelmiyor. Sevgili Sevgi Salcı’nın daveti üzerine geldiğimde de Özmen Otel, ırmağın karşısındaki otelde kalmıştım.

Bu yayınlarının temsilcisi Özgür Eğmir ile gelecektik. Mayıs 2011’i gösteriyordu takvimler. Sevgili dostum Selçuk Bölük’ü aradım. Bize otel dedim. Size uygun bir otel buldum dedi. Küp Otel’di adı. Ereğli’den yola çıktık. Bartın’a varınca oteli bulmak zor olmadı. Çok merkezi bir yerdeydi. Bizi Cihan Koca arkadaşımız karşıladı. Laf aramızda otelden ayrılana dek otelin sahibi sandım. Oteli öyle sahiplenmiş ki anlatılır gibi değil. İçten, sıcak, insan canlısı birisiydi. Otelin sahipleri Feray Aldatmaz ve Hayrullah Gökbucaklı’ydı.

Otelden içeriye girince ev sıcaklığı karşılıyordu sizi. Bizi aynı sıcaklık karşıladı. İki katlı sade bir yapısı vardı. Otelin bahçesinde saksılardaki çiçekler gülümseyerek hoş geldiniz, diyor gibiydiler. Çantamı odama bıraktım. Sonra indim aşağıya, otelin bahçesinden çevreyi gözledim. Eski ile yeninin arasında kalmış bir moteldi. Tam sağ yanında eski iki ahşap bina vardı. Biri zamana yenik düşmüş, çevresi çinkoyla kaplanmıştı. Diğeri ise kararmış bahtıyla zamana meydan okumayı sürdürüyordu. Tam karşımda yeni yığma binalar. Ruhsuz, dilsiz, hepsi de aynı kalıptan çıkmış yapılardı. Ben eski yapılarla konuşmayı biliyordum Daha doğrusu onların dilini iyi anlıyordum. Yeni binaların dilini çözemiyor, öğrenmek de istemiyordum. Tam bunları düşünürken Selçuk Bölük dostumu gördüm. Otel geliyordu, işten çıkmış. Yılda iki üç kez gördüğüm Selçuk benim gerçekten de en iyi dostlarımdandı. Dostluğumuza eski binalar tanık oldu. Yeni binaları tanık gösteremem ben.

Akşamı Taş han’da karşıladık. Ihlamur ağacının devasa gölgesindeydik. Geceleyin gölge mi olur, demeyin olur, hem de nasıl olur. Ahmet Haşim ne der: Ay, ay yalancı ay… Geceleyin gölgenin oluşmasına yalancı ay neden oldu. Henüz çiçek açmamıştı, ıhlamur çiçeklerinin baygın kokusundan yoksun kaldık.

Otele gittik. Sessiz, sakin bir ortamdaydı otelimiz. Selçuk dostumuz bizi otele bıraktı.

Ferah odalar, sessizlikle birleşince güzel bir uyku çektik. Sabahleyin kuş sesleriyle uyandım. Öyle özlemişim ki pencereyi açıp sesin içeriye daha çok dolmasını sağladım. Horozlar, çok önceden ötmüştü ama bizlerde varız dercesine ötüyordu sabahın sultanları.

Aşağıya indim. Havada gri bir renk egemendi. Sabahın sessizliğini, sakinliğini dinledim. Motelin çevresindeki eski yapılarla söyleştim. Çok şey anlattılar. Eskiye aşırı bir özlemleri vardı. Eskiden söz ettiler bana sürekli. Hak verdim onlara. Sessizlik yağmur olmuş yağıyordu. Ağaçların arasından öten kuşlar, isterseniz susalım, dercesine bir ötüp bir susuyorlardı. Sessizlik bana Haldun Taner’in bir yazısını çağrıştırıyor. Her sabah dünyanın yeni baştan yaratıldığına tanık olurum, derdi bir yazısında. O yazı da aklıma geldi. Muhteşem bir sabah yaşıyordum… Zehra Göksoy Hanım, telaşla çayı demliyordu…

Cihan’ın günaydın hocam, sözüyle irkildim. Sessizlik, kuş sesleri, eski evlerin sessiz feryatları beni öyle sarmıştı ki sevgili Cihan’ın güzel dileklerine bile irkilmemek elde değildi.

Masama öyle bir kahvaltı getirdi ki kim yiyecekti onu. Oturduk Cihan’la söyleştik. Çok dolu biriydi. Küp Motel’in yeni binasından söz etti. Çarşıdaki Garanti Bankasının arkasında açılacağını söyledi. Orası daha düşünülerek yapılmıştı. Burası da düşünülmüş de yapılmış, deyince orası bir başka dedi. Bir dahaki gelişinizde siz orada konuk etmeyi isterim, dedi.

Merak etmiyor değilim. Bartın’a uğradığımda yine Küp Motele uğrayacağım. Benim için fark etmez. Yeter ki sabahları kuş sesleri, horoz ötüşleriyle güne merhaba diyeyim, yeter. Bartın’a yolunuz düşerse Küp Moteli özellikle arayın. Motelin tüm çalışanları size içten davranacaktır. Sabahları kuş sesleri, horoz ötüşleri dünyanızı zenginleştirecektir. Sakinliğin, sessizliğin, dinlenmenin adresi kuşkusuz Küp Motel. Oraya gittiğinizde sizi ilk karşılayacak olan sevgili Cihan dostumuz olacaktır. Emin ellerdesinizdir çekinmeyin…

Bunları da okuyabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube