Türkiye’de iktidar sorunu yok, muhalefet sorunu var!

GÜLŞAH DÖNMEZ

Araştırmacı-Yazar Mehmet Çardak, “Türkiye’de iktidar sorunu yok, muhalefet sorunu var” dedi.

Çardak, gazetemiz muhabirine yaptığı açıklamada, siyasi partilerin, Mart 2019’da yapılacak seçimler yaklaşırken, yerel seçime yönelik hazırlıklarını sürdürdüklerini, hatta bazı il, ilçe ve büyükşehir belediye başkan adaylarını ismen belirlemeye başladıklarını söyledi.

Adayların ‘önseçim’, ‘aday yoklaması’ veya ‘merkez yoklaması’ yöntemleriyle belirlendiğine dikkati çeken Çardak, şöyle devam etti:

“Partiler, genellikle ‘merkez yoklaması’ yöntemini uygularken, olası tartışmalarla karşılaşılmaması için parti içinde ‘uzlaşma’ amaçlanıyor. Milletvekilleri ve Parti Meclisi (PM) üyelerinin il çalışmalarından gelen sonuçlar, parti örgütünün görüşleri ve anket çalışmalarının ardından ortaya çıkan tabloya göre belirlenen adaylar merkezde yetkili organların onayından sonra ilan ediliyor. Aslında Türkiye’de iktidar sorunu yok, muhalefet sorunu var. Bu ülkede 16 yıldır tek başına iktidar olan, iktidarda tekelleşen bir parti var. Bu ülkenin asıl sorunu iktidar değil, muhalefet sorunudur. Meclis’teki siyasi partilere baktığımızda ana muhalefet partisi CHP adeta iktidarın hayat kaynağı gibi. Bu ülkede yıllardır kutuplaşma üzerine kurulmuş bir siyasetle insanlarda bir algı oluşturarak, halkı CHP ile korkutarak AKP hayatiyetini devam ettiriyor. MHP 17-25 Aralık sürecinden sonra maalesef AKP’nin destekçisi olmuş ve muhalefet olma vasfını yitirmiştir. Diğer partilerin durumu ise ortadadır.

BAŞKAN ADAYLARINA ÖNERMELER!

Siyasi partilerin, Mart 2019’da yapılacak yerel seçimlere yönelik il, ilçe ve Büyükşehir belediye başkanı ve Belediye Meclisi üyesi adaylarını kariyer ve vizyon sahibi, karizmatik kişiler arasından seçmesi çok önemlidir. Esasen belediyeleri kadınlar yönetmelidir. Tüm kentlere kadın eli değmelidir.  Yeni belediye başkan adaylarının öncelikle sivil toplum kuruluşları, spor kulüpleri ve hemşeri derneklerinin başkan ve temsilcileri, köy veya mahalle muhtarları ile bir araya gelerek fikir alışverişi yapmaları gereklidir.

Dolayısıyla da belediye başkan adaylarının kendilerini ve vaatlerini halka iyi tanıtmaları çok önemlidir. Adaylar, yerel seçim sürecinde kendi anlayışına ve tarzına uygun bir strateji belirleyerek, partilerin çıkış yapmasına örnek teşkil edecek işaret fişeğini ateşlemeli ve toplum için bir umut olmalıdır. Her aday, kariyerine ve vizyonuna göre hayata bakış felsefesini ortaya koymalıdır.

Ayrıca belediye başkan adayları yönetimle ilgili herkese eşit mesafede durmalıdır, erdemli olmalıdır.  Çünkü erdemli insanın üzerine titrediği şey karakteridir; bayağı insanın üzerine titrediği şey ise makam ve mevkidir. Bu yüzden ‘başkanlık’ makamını geçici olarak görmelidir. Dürüst ve hakkaniyetli olmalı, liyakate önem vermelidir. Şahsi menfaatini değil, kamu yararını gözetmelidir. Ve bu kriterler doğrultusunda bir yönetim sergileyeceğine halkı inandırmalıdır. Belediyeyi halkla birlikte yönetmeye talip olmalıdır. Her belediye başkan adayı böyle bir yönetim tarzının hayalini kurmalı ve hayallerini gerçekleştirebileceğine insanları inandırmalıdır.”

Hangi siyasi partinin belediye başkan adayı olursa olsun; il, ilçe ve Büyükşehir belediye başkan adayları yere seçimlerde ittifakı mağdur halkla yapmalıdır. Adaylar,  yerel seçimlerde ezilenlerin sesi olmalıdır. Belediye başkan adayları ilinde, ilçesinde veya Büyükşehir’de birlik, beraberlik ve kardeşlik rüzgârı estirebilmelidir. Adaylar birleştirici, güvenilir olmalı ve halka doğruları söylemelidir.

Buradan tüm seçmenlere sesleniyorum: Unutmayın ki;  bir araya gelemeyenler, bir araya gelenler tarafından yönetilir. İşte bu yüzden yerelde ‘Millet ittifakı’ seçim sonuçları yönünden hayati değerdedir.”

Bunları da okuyabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube