Varolma savaşı!

Dünyadaki yoksulları, fakirleri, açları doyurmak bu kadar mı zor?

Paylaşmak bölüşmek üretip kardeşçe tüketmek bu kadar mı imkânsız?

Akan suyumuzu doğamızı her şeyimizi beraber kullanmak bu kadar mı zor?

Toprak anayı ekip biçip eşit bir şekilde paylaştırmak olmaz mı?

Kavgasız gürültüsüz kimseyi kırmadan hepimizin bir yolcu olduğumuzu hatırlayarak yaşamak olmaz mı?

Bu dünyanın makul bir yaşam tarzıyla hepimize yeteceğini bilmemiz gerekmiyor mu?

Doğal kaynaklarımızın sadece bize yetenini kullanarak yaşamımızı sürdüremeyiz mi?

Tabi ki olabilir ama insanın kanaatkâr olmadı gerekiyor bu durumda.

Daha fazlasını istememesi gerekiyor..

Mesela dünyanın en zengin 26 kişisinin dünya nüfusunun yarısı kadar varlığının olmaması gerekiyor.

Afrikalının Avrupalı gibi yaşaması için çok mu şey lazım acaba.

Her gün uyandığımızda aslında ne kadar ömrümüzün kaldığını bilerek yaşamak gerekmiyor mu?

Aslında işin Aslı öylede insanların işine gelmiyor.

Hep bir aç gözlülük hep bir doyumsuzluk hali.

Hep daha fazlası hep daha fazlası ya sonrası?

Sonrası 2 metrekare kara toprak. Başka bir şey yok.

Işık’lar söndü iyi geceler deyip göçüyoruz.

Banka defterleri altınlar katlar arabalar hep geride kaldı.

Bir kaç arşın bez parçasından ibaret yanımızda aldıklarımız.

Değer mi?

Siz düşünün açlıktan ölen her çocuğun hüznü olun,

Susuz kalan Afrikalı çocuğun teri olun ve de mutlu kapatın gözlerinizi hayata.

Film bitti artık yoksunuz..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube