Ve sen hepsinden habersiz!

Kendinden bıkmış, kendinden korkmuş ve endişeli ruh hali ile elim kapının koluna uzandı.

Öyle güçsüz ve öyle yorgun hissediyordum ki kendimi bilemesin!

Kapı camına vuran yağmur taneleri yukarıdan aşağıya doğru süzülüyordu.

Ne de çok benziyorlardı gözyaşlarıma.

Gözlerimin içinden akan ve giderken adresi belli gözyaşlarıma…

Bir süre kala kaldım öylece.

Ben, sen ve yağmur taneleri…

Muhteşem bir ahenk ti umuttan yoksun olsa da!

Dakikalar sonra ben, sen ve yağmur tanelerine gözyaşımın eklendiğini fark ettim.

Fark ettim ve irkildim bir anda…

Aklıma sen ve yaşadıkların geldi.

Aklıma ben ve yaşadıklarım geldi.

Yaşadıklarım, yaşadıkların ve birbirimize yaşattıklarımız geldi.

Kalbim sıkışır gibi oldu.

Daraldım, nefes alışlarım sıklaştı.

Az önce oraya uzanan elim can havliyle yüklendi kapı koluna.

Balkona doğru açıldı kapı.

Orada iyi olacak sandım her şey.

Nefes alışım düzelecek, daralma bitecek sandım.

Ayaklar çıplak, zemin soğuk ve bir santimden fazla su.

Az önce kapı çamına vuran yağmurla artık karşı karşıyaydım.

Nasıl da sokağı dereye çevirmişti. Nasıl da hırçın akıyordu.

Yağmur suyuna daldım ve bir an uzaklaştım kendimden.

Hem kendimden hem de senden!

Sokak lambalarının müsaade ettiği kadar uzaklara daldım.

Ufukta dağların üzerini yorgan gibi örten bulutlar…

Uğultuyla sallanan annemlerin bahçesinde ki çam ağacı,

Yatak odasında açık unuttuğum pencerenin gıcırtısı,

Bedeninin yarısı çöp kovasına girmiş Kedi,

Ve daha sayamadığım içinde senin olmadığın bir sürü şey.

Deniz, masmavi gökyüzü, orman ve binlerce ağaç…

Uçsuz bucaksız çöl, ovalar, kırlar ve bahçeler…

7 yaşında ki bir çocuğun kurduğu hayaller…

Ve daha bir sürü şey!

Atamadım kendimi hiçbirine, sığmadı beni ne gökyüzü ne de deniz!

Ve sen hepsinden habersiz!

Bunları da okuyabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube