Yabancı olduk

7-8 yıldır süren acımasız iç savaş Suriye’yi bir anlamda yerle bir etti.

Nice insanlar toprağa düştü, milyonlarca insan yaralandı bir o kadarda insan yerini yurdunu bırakıp göçe zorlandı.

Gittikleri ülkelerde bazen ikinci sınıf bazen de yerli halkı tedirgin edecek düzeyde yaşamaya başladılar..

Savaşın acımasızlığı ilk başta bu misafirliğe hoş bir gözle bakmamıza sebep oldu.

Ama zaman geçtikçe biz misafir onlar ev sahibi durumuna düştük.

Sosyal adaptasyon sıfır..

Onlar bizim kültürümüze ayak uyduracaklarına biz onların yaşantısına ayak uydurmaya başladık.

Kültürel değerlerimizi yaşatmıyoruz onlara aksine onlar bize yaşatıyor.

Çevrenize bir bakın nargile kafelerden geçilmiyor.

Parklarda gece geç saatlere kadar oturmalar.

Hastanelerde bile Arapça bilen personel bulunduruluyor.

Neden mi?

Çünkü zahmet edip dil öğrenmeye çalışmıyorlar.

Aşımızı ekmeğimizi gelirimizi bölüşmek zorunda kalan bu politika daha çok sorun çıkarır.

Karışıklığın ilk yıllarında sınırda oluşan güvenlik zafiyeti bu günlerde etkili oldu.

Son zamanlarda alınan tedbirler umut verici ama iş işten çoktan geçti, bu tarafa giren girdi zaten.

Suriyelilerin en büyük yükünü biz üstlendik.

Müslümanlıkta ahkâm kesen nice ülkeler bir mülteciye bile izin vermiyorken bizdeki yük biraz fazla değil mi?

Tekrar ve tekrar Atatürk’ün milliyetçiliğini devlet büyüklerimize hatırlatmakta fayda var diye düşünüyorum.

Önce vatandaşın..

Önce vatandaşın..

Önce vatandaşın..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube