Yapay zekâ dost mu düşman mı?

Yapay zekâ, insan dünyasını nasıl etkileyecek? Toplumsal yapıya, pozitif katkısıyla beraber, negatif etkileri de olacak. İnsanlığın gelişimine yaptığı katkı yadsınamaz. Ancak öngörülmeyen tehlikeleri de var. Varlığa, nesneye şer ve hayır gömleği giydiren insan değil mi? Yapay zekâ, kötü ellerde korkunç bir silaha dönüşebilir, iyi ellerde de insanlara çok büyük faydalar sağlayıp,  İnsan hayatını iyileştirebilir…

Einstein: “Bilim, atom bombasını üretti. Fakat asıl kötülük insanların beyinlerinde ve kalplerindedir.  Ben atomu insanlığa hizmet için buldum. Onlar bomba yapıp, birbirlerini yok ettiler.” demiş.

Yapay zekâlar,  arabalardan, hastanelere,  evlerden, telefonlara kadar hayatımızın her alanında karşımıza çıkıyor.  Bu teknoloji, insanlar tarafından kötü amaçlarla kullanılırsa gezegenimize ve insanlara büyük zararlar verebilir. Aslında burada sorun insanların yapay zekâyı yanlış şekillerde ve kötü amaçlarla kullanması. Despot yönetimler ve teröristler, masum insanlara karşı kullanabilir. Savaş alanlarında; kendi insanlarımız yaralanmasın ölmesin diye katil robotları cephelere sürebilirler.  Bu robotlar, doğru ile yanlışı, dost ile düşmanı, masum ile suçluyu çocuk ile yaşlıyı ayırt etmeden katledecektir.  Günümüzde kimi ülkeler de savaş teknolojilerini geliştirip,  insanları katlediyorlar. Bu ülkeler insanlığın sonunu getirebilir.  Üçüncü dünya savaşına da yol açabilirler. Pandora’nın kutusu bir kez açıldı mı, kapatması çok zor olur.  Stephen Hawking:  “Yapay zekâ yaratma çabası, insan ırkının sonunu getirebilir.” demiş.

Yapay zekânın olumsuz etkilerinden biri de, iş kaybı ve çalışanların yerlerinden edilmesi.  Günümüzün en büyük sorunlarından olan, işsizlik sorunu büyük ölçüde artacak. Birçok iş kolunda, insan iş gücüne ihtiyacı ortadan kaldıracak ve binlerce insan işsiz kalacak. İşsizlik yüksek seviyelere çıkarsa, insanlar nasıl hayatta kalacak? Yapay zekâlar, mesleklerimizi elimizden alacak insanların yerine robotlar düşünecek, robotlar, çalışacak… Çalışmayan insan beyni ve bedeni işlevselliğini yitirecek,  az kullanılan insan hafızası da zayıflayacak.  Robotlar, insanları tembelleştirmekle birlikte yalnızlaşmasına da neden olacak.  Hızla ilerleyen teknoloji, her alana yardımcı olmuş durumda; uzay bilimlerinden tutun tüm alanlarda insanların işini kolaylaştırdığı gibi insanları tembelliğe, hareketsiz bir yaşam sürmesine neden olacak ve sağlığı bozulan insan sayısı artacak…

Robot polis, robot avukat, robot yargıç, robot spiker, robot doktor, robot garson, robot öğretmen… Ortaya çıkacak. Peki insanlar ne yapacak? Emekliye mi ayrılacak? Pas tutmayacak mı?

Aristoteles :” İnsan, mutlu olmak için aklını kullanarak, aşırılıktan kaçmalı. Ölçülü olmalıdır. Erdem ölçülü olmak ile mümkündür…”demiş.  Her şey insanların mutluluğu, refahı için değil mi? Yapay zekâ, insanlığa hizmet için yaratıldı. Teknolojiyi doğru, bilinçli, yararlı ve ölçülü bir şekilde kullanırsak, insanların refahına, mutluluğuna katkıda bulunabiliriz.

Savaşların, hastalıkların acıların, açlığın yok edilmesi hepimizin dileğidir. Gelin hep birlikte insanlığın sorunlarına çözüm bulalım. İşte o zaman dünyanın hepimiz için çok daha güzel, yaşanabilir bir yer haline geldiğini göreceğiz. Gezegenimiz güzelleştikçe, iyileştikçe, hayatın da ne kadar güzel olduğunu görecek ve kendimizi daha mutlu hissedeceğiz.

Hadi, son sözü de Charlie Chaplin’e bırakalım:

“Çok fazla düşünüyor ama çok az hissediyoruz. Makineleşmeye değil, insanlığa muhtacız aslında. Zekâya değil, iyilik ve anlayışa… Bu değerler olmadan hayat korkunç olur, her şeyimizi yitiririz.”

Bunları da okuyabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube