Yaşarken ölüyüz!

Ne bitmez bir yıl oldu 2018..

Düşünsenize seçim, kaos, ekonomik kriz hepsi aynı yıl içinde ve arka arkaya geldi.

Nefes almadan çıkışımızın hiç inişi olmadı bu yıl.

Göstergeler daima negatifi gösterdi.

Seçimlere dair bir şey yazmayacağım, çünkü her sene olmaya başladı.

Yani bir nevi alıştık gibi.

En çok bizi hırpalayan ekonomik olarak çöküşümüz oldu.

Ben olayları tv’den değil bizzat kendim deneyimleyerek yaşadığım için bunu söylüyorum.

Teşvikler, indirimler, vergi muafiyeti gibi önlemler alsa da hükümet bu sadece işverenlere yaradı..

Ben bir cebime bakarım bir de pazara..

Paramızın % 50 değer kaybettiği bir ortamda, gıda ve temel tüketim mallarının % 200 arttığı bir piyasada yaşamak ne kadar zor bilir misiniz?

Açlık sınırının 7000 lira olduğu bir ülkede siz 1600 lira asgari ücret alıyorsanız, siz aç değil, yoksul değil düpedüz ölmüşsünüz demektir..

Yaşarken ölmüş gömeniz yok demektir..

Eğer ki bir hükümet holding patronlarına vergi muafiyeti verip asgari ücretliden 250-300 lira vergi kesiyorsa, kendi payıma ben hakkımı helal etmiyorum.

Eğer yat, elmas, gibi zengin oyuncaklardan ÖTV, KDV almayıp kuru ekmeğimden alıyorsa helal etmiyorum hakkımı..

Artık söyleyecek pek az söz kalıyor..

Hiç bir iş yapmadan maaş alıyorsa Suriyeliler, hakkım haram zıkkım olsun..

Ben maaşımın yarısıyla market alışverişinden çıkamayayım, Suriyeli hediye çekiyle alışveriş yapıyorsa haram olsun zıkkım olsun inşallah.

Ülkede ne milliyetçilik kalmış ne sağcılık ne solculuk..

Her şey menfaat..

Biz yurttaş olarak burada yaşamaya çalışıyoruz amma velakin ölümüyüz dirimiyiz belli değil..

1600 lirayı bize minnetmiş gibi görenler önce kendilerine baksınlar..

Tüm diri ve ölü gezen insanımıza Allah sabır versin..

Bunları da okuyabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube