Yaz kursu belgeleri verildi

HABER MERKEZİ

Hatay Ülkü Ocakları Yaz Kursu Belge Takdim programı çeşitli etkinliklerle gerçekleşti. MHP Hatay İl Başkanı Murat Adal, MHP Hatay Kadın Kolları Başkanı Dilek Demirdöven, Dörtyol Belediye Başkanı Fadıl Keskin ve Kahramanmaraş Ülkü Ocakları Başkanı Hüseyin Kayış ve birçok Ülkü Ocakları İlçe Teşkilatlarının da katıldığı program, İstiklal Marşı ve Saygı duruşuyla başladı. Program, Kurs öğrencisi miniğin Kuran-ı Kerim tilavetiyle devam etti. Kuran tilavetinin ardından ise Hatay Ülkü Ocakları Başkanı Metin Taşçı, programın açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Açılış konuşmasının ardından ise sırasıyla yaz kursu boyunca yapılan etkinliklerin olduğu slayt gösterisi, MHP Hatay İl Başkanı Murat Adal’ın konuşması, kum sanatı gösterisi, kurs öğrencilerinin hazırlayıp sunduğu tiyatro ve oratoryo gösterisi, plaket ve ödül töreni ve son olarak da Ülkü Ocakları Genel Merkez Sanatçısı Ahmet Öngel konseri gerçekleştirildi.

Hatay Ülkü Ocakları Başkanı Metin Taşçı yaptığı açılış konuşmasında “1 Temmuz 2019 tarihinden itibaren devam ettiğimiz Ülkü Ocakları yaz okulunun belge takdim programı sevincini paylaşmak üzere, bizleri bir kez daha buluşturan Cenabı Allah’a şükrediyorum. Orhun’dan gelen buyrukları yüreğinde taşıyanları selamlıyorum. Mustafa Kemal’in ‘ya istiklal ya ölüm” kararını gönüllerinde, Başbuğumuz Türkeş Bey’in “üç hilalini” ufuklarında taşıyanları selamlıyorum, Türklük şuuruna haiz olan siz kıymetli kardeşlerim; Şuur hatırayı, bir inanca dönüştürür. Şuur, bir nakli, bir sözü, asırlara eriştirir. “Ülkücü görünmek kolay, ülkücü olmak zor, ülkücü kalmak ise çok daha zordur.” Şuur ülkücü kalabilmenin ön şartıdır. Büyük ülkü adamı merhum Galip Erdem Bey’in yaptığı tasnifteki “Ülkücüler, Ülkücü geçinenler ve Ülkücülükten geçinenler” sözü ile işaret ettiği gerçekte budur. Çünkü şuurla bağlanılmayan bir coşku, yağmurla coşan, güneşle kaybolan sel suyuna benzer. Kalıcı olmaz. Unutmayalım ki; “Şuur heyecanı yılgınlıktan kurtarır, şuur cesareti çılgınlıktan kurtarır.” Nitekim sevdasını şuura dönüştürmemişlerin kısa menzilli ufukları, büyük davaların en büyük engelleri olmuştur. Gönül heyecanla beslenir, şuur ise akıl ve bilgi ile yaşar, devam eder. Elbette her ikisine de ihtiyaç vardır ve birbirlerini tamamlarlar. Ancak şuursuz bir heyecan kalıcı olmaz ve şuursuz bir hissiyat saman alevi gibi söner gider. Bu nedenle de, son dönemin revaçta kavramı olan “Ülkücünün eskisi” asla olmaz, böyle bir kavram bulunmaz. Bunlar olsa olsa heyecanı şuura geçirememiş, ülkücü olmaya çalışmış becerememiş kişilerdir. Zaten bunlara da ülkücü denmez. Zira Ülkücülük, heyecan ve inançla desteklenen şuurla kavrama halidir. Şuurun kaynağı ise bilgidir, eğitimdir ve öğretimdir” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube