Tahir ile Zühre Hikayesi!

HABER MERKEZİ

Tahir ile Zühre hikayesi efsanevi aÅŸk öykülerinin en bilinen, bugün bile duyulduÄŸu zaman insanları etkileyen öykülerinden birisidir. Tahir ile Zühre’nin aÅŸkını duyan bireyler doÄŸal olarak Tahir ile Zühre hikayesi gerçek mi deÄŸil mi merak etmektedir. Kültürümüzde efsanevi bir yer edinmiÅŸ pek çok olay ve hikaye mevcuttur, bu hikayelerin bazıları ise dillere destan bir aÅŸkı anlatmaktadır. Tahir ile Zühre hikayesi de tam da bahsi geçem efsanevi aÅŸk hikayelerinden birisidir. Öylesine büyük bir aÅŸkmış ki onlarınki, bugün bile duyulduÄŸu zaman içleri acıtan, yaÅŸadıkları hüznü hissettiren bir öyküye sahip.

Kerem ile Aslı’nın aÅŸkından sonra en çok bilinen bu aÅŸk hikayesi rivayetlere göre Urfa-Mardin yöreleri civarında vuku bulmuÅŸtur. İki gencin aÅŸkını ve kavuÅŸmak için mücadelesi ise hikâyeye göre şöyledir; GeçmiÅŸ zamanın birinde zengin mi zengin, güçlü mü güçlü bir padiÅŸah varmış. Dünyevi her türlü nimete sahip olan padiÅŸahın büyük bir derdi varmış, öyle bir dert ki ne mal ne şöhret ona deva olmuyormuÅŸ. PadiÅŸahın derdi, bir türlü evlat sahibi olamaması imiÅŸ. Derdi yüzünden kendini eÄŸlencece veren padiÅŸah bir gün veziri ile dolaÅŸmaya çıkmış, ikisi birlikte gezerken karşılarına bir derviÅŸ çıkmış ve onlara yardım edeceÄŸini, ikisinin de muradının bir evlat sahibi olmak istediÄŸini söylemiÅŸ.

Tüm bunları duyan padiÅŸah ve vezir heyecan içinde derviÅŸten aman dilemiÅŸ. DerviÅŸ cebinden bir elma çıkarıp ikiye bölerek, bir yarısını padiÅŸaha bir yarısını da vezire vermiÅŸ ve eklemiÅŸ “bu elmaları yerseniz ikinizde birer evlat sahibi olacaksanız”, derviÅŸ padiÅŸahın bir kızı vezirin ise bir oÄŸlu olacağını, ileride onları evlendirmelerini söyler ve gider. Elmaları yiyen padiÅŸah ve vezirin 9-10 ay sonra çocukları olur, tıpkı derviÅŸin dediÄŸi gibi padiÅŸahın kızı vezirin de oÄŸlu olur. Kız bebeÄŸe Zühre, oÄŸlan bebeÄŸe ise Tahir ismi verilir.

Tahir ile Zühre çocukluklarını birlikte geçirir, beraber yetiÅŸir en iyi hocalardan birlikte ders alırlar ve günün birinde genç olmaya baÅŸladıklarında Zühre Tahir’e âşık olur, ancak Tahir onu bir kardeÅŸ arkadaÅŸ olarak görmektedir. Zühre yüce Allah’a dualar eder, Tahir’e olan aÅŸkının karşılık bulması onun da kendisine aÅŸk beslemesini diler ve duaları kabul olur. Artık Tahir’de Zühre’ye aÅŸk hisseder. Birbirlerine aÅŸkla baÄŸlı olan gençler türkülerle, manilerle aÅŸklarını dile getirirler artık ikisi de birbirlerine duydukları sevdadan emindir. Ancak bir gün padiÅŸahın hizmetindeki Arap köle, gençlerin aÅŸkını fark eder ve Zühre’nin annesine söyler. Bu vesileyle bu konudan PadiÅŸahın da haberi olur ve karısına artık Zühre ile Tahir’i evlendirmeleri gerektiÄŸini söyler. Karısı buna karşı çıkar çünkü kızını kendileri gibi bir padiÅŸah hanedanına gelin etmek istemektedir. PadiÅŸaha sürekli Tahir’i kötüleyen karısı bunlarla yetinmez sihire baÅŸvurur, kocasını sihirle Tahir’den soÄŸutup saraydan kovmasını saÄŸlar. Birbirine aşık Tahir ve Zühre yıkılırlar, hasretle yanıp tutuÅŸurlar.

Tahir gizli gizli Zühre’yi görmeye gelirken Arap köleye yakalanır, hemen padiÅŸaha haber uçar ve Tahir Mardin’de bir zindana atılır. Zindandan yıllar sonra kurtulan Tahir ilk günkü aÅŸkıyla Zühre’nin yanına gider, iki aşık hasret giderir aÄŸlaşırlar, günler böyle geçerken Arap köle yine onları yakalar ve padiÅŸaha haber verir. PadiÅŸah Tahir’i huzuruna çağırır ve onu idam edeceÄŸini söyler, bunu duyan Tahir Allah’a canını alması için dua eder ve kabul olur, oracıkta son nefesini verir. Tahir’in ölümüyle Zühre yıkılır, aklını kaybeder. Nice doktorlar ona çare bulamaz, bir gün Zühre Tahir’in mezarı başına gider ve Allah’a yalvarır, canını alıp ruhunun Tahir’in ruhuyla buluÅŸması için, duaları kabul olur. Tahir’in mezarı başında Zühre’nin cansız bedenini gören Arap köle kahrolur kendini hançerle öldürür, çünkü için için o da Zühre’ye aşıktır. Zühre’nin padiÅŸah babası olanlardan kendisini suçlamış çok piÅŸman olmuÅŸtur ancak artık çok geçtir, hem iki geç fidan acılar içinde ölmüş hem kendisi evlat acısına mahkûm olmuÅŸtur.

‘Tahir ile Zühre Meselesi’ Hikayesi

Nazım Hikmet’in kaleminden kağıtlara dökülen ÅŸiirin derinliÄŸi ve anlamlılığı 4 ülkede birden konuÅŸulup yıllar boyu destanlarca anlatılmıştır. Tahir ile Zühreden bahseder ÅŸiirde. Yine sonu kötü biten bir aÅŸk hikayesidir bu mesele. Åžiiri okurken her satırından öz çıkarım yapabiliriz. Herkes farklı bir cümlesine takılı kalmıştır.

TAHİR İLE ZÜHRE MESELESİ

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da

Hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,

Bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte

Yani yürekte.

Meselâ bir barikatta dövüşerek

Meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken

Meselâ denerken damarlarında bir serumu

Ölmek ayıp olur mu?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da

Hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı doludizgin

Ama o bunun farkında değildir

Ayrılmak istemezsin dünyadan

Ama o senden ayrılacak

Yani sen elmayı seviyorsun diye

Elmanın da seni sevmesi şart mı?

Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık

Yahut hiç sevmeseydi

Tahir ne kaybederdi TahirliÄŸinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da

Hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir