CESARET ÜZERİNE (Seyfullah Kayman’ın EÄŸitim Dünyası)

Cesaret, insanın, herhangi bir konuda, alması gereken bir karar karşısında sahip olduÄŸu tüm gücü, içinde barındırdığı tüm potansiyeli kullanarak, akıl ölçüleri içinde kalarak, kendini ifade etme, ortaya koyma biçimidir. Cesur insan, neyi, nereye kadar götüreceÄŸini bilir. Onun yolunu, aklı aydınlatır. En çok da duygularının, insani duygularının farkındadır. Hayat, insanın cesareti doÄŸrultusunda daralır ya da geniÅŸler. Çünkü cesur insan atılgan ve giriÅŸkendir. Bu iki durumda da kiÅŸinin evreni geniÅŸler. Cesaret, sadece bir ÅŸeyi çok istemekle sınırlı deÄŸildir, gerektiÄŸinde vazgeçebilmektir. Kararlılık göstergesidir cesaret, bundan ötürü sadece cesur insanlar ilerleyebilir, hayata tutunabilir. Cesaretle ilgili Goethe’nin çok sevdiÄŸim bir sözünü paylaÅŸmak istiyorum sizlerle.

Goethe diyor ki: “Malını kaybeden bir ÅŸeyini kaybeder, ÅŸerefini kaybeden çok ÅŸeyini kaybeder fakat cesaretini kaybeden her ÅŸeyini kaybeder.” Tam da bu sözün üzerine yazmaya deÄŸer bir yaÅŸamı paylaşıyorum.

“Yıllar önce Stanford Hastanesi’nde gönüllü olarak çalıştığım zaman, çok ciddi ve az rastlanan bir hastalığa yakalanmış Liza adında bir kız tanıdım.

İyileşmesi için bir tek yol vardı, beş yaşındaki erkek kardeşinden kan nakli yapılması gerekiyordu.

Erkek kardeşi aynı hastalığın üstesinden gelmişti ve vücudunda hastalığı yenebilecek antikorlar oluşmuştu.

Doktor bu durumu Liza’nın erkek kardeÅŸine açıkladı ve ona ablasına kan vermeyi isteyip istemediÄŸini sordu.

Küçük çocuk bir an tereddüt etti ve derin bir nefes aldıktan sonra,

“Evet, eÄŸer Liza kurtulacaksa veririm” dedi. Kan nakli yapılırken, küçük çocuk ablasının yanındaki yatakta yatıyor ve ablasının yanaklarına renk geldikçe bizimle birlikte gülümsüyordu.

Sonra yüzü sarardı ve yüzündeki gülümseme kayboldu. Başını kaldırıp doktora baktıktan sonra titreyen bir sesle,

“Hemen mi öleceÄŸim?” diye sordu.

Anladık ki yaşı çok küçük olduğu için, doktorun sözlerini yanlış anlamış ve kanının tümünü ablasına vermesi gerektiğini düşünüp onu kabul etmişti.

CESARET ÜZERİNE AFORİZMALAR

Aşırı cesur olmak, aşırı ölçülü olmaktan daha iyidir. Machiavelli

Bir cesur adam, çoğunluk demektir. Andrew Jackson

Bir memlekette namus erbabı, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, ciddi bir iş görmeye olanak yoktur. İsmet İnönü

Bütün güçlüklerin en mühimi, itiyatlardan kurtulmak ve insanın kendi kendisi olmaya cesaret etmesidir. A. Hamdi Tanpınar

Büyük musibetler karşısında, büyük cesaretler doğar. Jules Renard

Cesaret, bütün silahlardan üstündür. Ovidius

Cesaret, bütün zorluklar ile her durumda savaşmaktır, hatta olmayanı oldurmaya çalışmaktır. G.Clemanceau

Cesaret cennete, korku ölüme sürükler. Seneca

Cesaret de aşk gibidir. İkisi de umutla beslenmek ister. Corneille

Cesaret; hayatı hiçe sayar, vicdanı değil. Schiller

Cesaret her şeyi fetheder; gövdeye bile kuvvet verir. Ovidius

Cesaret; insanı zafere, kararsızlık tehlikeye, korkaklıkta ölüme götürür. Seneca

Cesaret; korkuya direnmek ve korkuyu alt etmektir. Korkusuzluk deÄŸildir. Mark Twain

Cesaret kuvvetle birleşince, büsbütün artar.

Aristoteles

TAVSİYE KİTAP: CESARET

Kitaplarıyla New York Times’ın çok satanlar listesinden düşmeyen yazarı Debbie Ford en güncel, kiÅŸisel, güçlü ve pratik çalışmasıyla güvensizlik ve korkuları aÅŸmak ve içimizde var olan cesareti harekete geçirmek için kanıtlanmış bir süreç sunuyor. “Kaç kez küçüldüğünüzü hissettiniz? Kaç kez kendinizi bir parçası olmak istemediÄŸiniz bir role uyduracak kadar küçülttünüzü? Kaç kez haykırmak isterken çenenizi kapattınız ya da sizin iyiliÄŸinizi istemediÄŸini bildiÄŸiniz birine güç verdiniz? Kaç kez aklıselim bir tercihte bulunmak yerine yanlış bir davranışa teslim oldunuz? Kaç kez kendinize, Yapamam. Yeterince güçlü deÄŸilim. Arzu ettiÄŸim gibi biri olmak için yeterince cesur veya kendimden emin deÄŸilim,” dediniz?

Her gün biz ya kendimizden emin ve güçlü hissettiren ya da bizi en çok arzuladığımız ÅŸeylerden mahrum bırakan yüzlerce tercihle karşılaşırız. Özgüvenden yoksun olduÄŸumuzda, istediÄŸimiz ÅŸeye sahip olma, gerçekleri söyleme, geleceÄŸimizin temelini deÄŸiÅŸtirecek radikal deÄŸiÅŸimler yapma gibi adımlar atacak kadar deÄŸerli olmadığımızı düşünürüz. Kendimizi aciz, çaresiz ve güçsüz hissettiÄŸimizde, yenilgi, olumsuzluk ve arzu ettiÄŸimiz yaÅŸamları sürdürmemizi önleyen korku düşüncelerini savuÅŸturacak güçten mahrum kalırız. Bu kitapta Debbie Ford, insanları esir alan duygusal yükten kurtulmalarına yardımcı oluyor, özgüveni ve özgün kiÅŸisel ifadeyi keÅŸfetmek için etkileyici bir yol sunuyor. Yedi yönlendirici ilke sunan Ford okurları korku ve güvensizliÄŸin tuzaklarından çıkarıp en başından beri var olan bir cesaretin gücüne, kuvvetine ve özgürlüğüne götürmektedir. “Debbie Ford’un yazılarındaki berraklık bana ilham verdi, beni rahatlattı, büyümeye ve kendimi yaÅŸamdaki amacımla bir olmaya teÅŸvik etti. BilgeliÄŸini paylaÅŸtığı için ona her zaman minnettar kalacağım.”

-Alanis Morissette-

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir