Babamın cenazesine katılamadım!

Annesiyle atlattığı Kovid-19’dan babasını kaybeden doktor, cenazeye dahi katılamamanın üzüntüsünü yaşıyor

AA

Altınözü Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Erol Numanoğlu, annesi ve kendisinin de yakalandığı yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle kaybettiği babasının hem son günlerinde yanında olmamanın hem de cenaze törenine dahi katılmamanın üzüntüsünü yaşıyor.

Numanoğlu, AA muhabirine, yaklaşık 7 ay önce şiddetli ağrıları üzerine yaptırdığı Kovid-19 testinin pozitif çıktığını söyledi.

Hemen evde karantina sürecine girdiÄŸini aktaran NumanoÄŸlu, “Eve gider gitmez yataÄŸa girdim, yatış o yatış oldu. Ertesi gün çok ÅŸiddetli bacak aÄŸrıları yaÅŸadım. Gece uyuyamadım, terledim, karın ÅŸiÅŸkinliÄŸi oldu. Bacaktaki aÄŸrı belime, sırtıma, her tarafıma dolaÅŸmaya baÅŸladı. Hastalığın 4 veya 5. gününde ağırlaÅŸtığımı hatırlıyorum, hatta ölüm korkusu bile hissettim.” diye konuÅŸtu.

Numanoğlu, şikayetlerinin artması üzerine yeniden hastaneye giderek tomografi çektirdiğini ve akciğerlerinde tutulma saptanması üzerine iki hafta daha evde karantinada kaldığını anlattı.

Kovid-19’a, aynı dönemde anne ve babasının da yakalandığını dile getiren NumanoÄŸlu, ailecek zor bir süreç yaÅŸadıklarını belirtti.

Bir yandan hastalıkla boğuştuğunu bir yandan da cenazesine dahi katılamadığı babasının yasını tuttuğunu aktaran Numanoğlu, şöyle devam etti:

“Ölüm korkusunu ve çaresizliÄŸi hissettim. Babamı maalesef 4. günde kaybettim, annemin de 1 ay kadar hastanede yatma süreci oldu. Onu kurtardık ama babamı kaybettik. Ölüm korkusunu ve çaresizliÄŸi hissettim. Babamı maalesef 4. günde kaybettim, annemin de 1 ay kadar hastanede yatma süreci oldu. Onu kurtardık ama babamı kaybettik. Bir tek ÅŸu beni çok üzdü; babamın son günlerinde yanında olamadım çünkü ben de hastaydım. Genelde hep yanındaydım ama son günlerinde onun yanında olamadım.”

Yaklaşık 14 gün sonra iyileştiğini ve kendini bunun için şanslı hissettiğini anlatan Numanoğlu, Kovid-19 ile mücadelede sağlık çalışanlarına yardımcı olması için herkese tedbirlere uyma çağrısında bulundu.

‘HER GÜN BANA NE OLACAK ACABA?’ DİYE YAŞIYORSUNUZ

Aynı hastanede görevli hemşire Hacer Çevik de 10 günlük evde izolasyonla atlattığı hastalıkta, ilk belirtisinin koku kaybı olduğunu ifade etti.

Hastalık sürecinde henüz 5 yaşındaki çocuÄŸuna sarılamamanın bir anne olarak kendisini çok etkilediÄŸini anlatan Çevik, “Bu öyle bir hastalık ki bize ne yapacağını bilmiyoruz, her gün ‘Nefes alabiliyor muyum, daha kötü olacak mıyım?’ diye kendi kendime sordum. Her gün ‘Bana ne olacak acaba?’ diye yaşıyorsunuz.” dedi.

YoÄŸun bakım hemÅŸiresi Erdi ArslanoÄŸlu da yakalandığı Kovid-19’dan 14 günlük evde tedaviyle kurtulduÄŸunu ve ÅŸimdiye kadar hiç yaÅŸamadığı ÅŸiddetli eklem aÄŸrısı çektiÄŸini anlattı.

SaÄŸlıkçı olduÄŸu için bir gün Kovid-19’a yakalanacağını bildiÄŸini ancak etkisinin bu denli ÅŸiddetli olabileceÄŸini kestiremediÄŸini dile getiren ArslanoÄŸlu, “Yakalandıktan sonra söylenilenlerin ne kadar doÄŸru olduÄŸunu daha iyi gördük, yaÅŸadığım aÄŸrıları tarif edemem.” diye konuÅŸtu.

SaÄŸlık teknikeri Åžehmuz Turan da eklem, kas, baÅŸ, boÄŸaz aÄŸrısı ve nefes darlığı ÅŸikayetleriyle geçirdiÄŸi Kovid-19’u 10 günde atlatıp görevine döndüğünü kaydetti.

En büyük fobisinin kapalı bir ortamda yalnız kalmak olduÄŸunu, yaÅŸadığı nefes darlıklarında bunu daha yoÄŸun hissettiÄŸini anlatan Turan, “Onlara bir ÅŸey bulaÅŸtırırım korkusuyla 2 yıl ve 3 bayramdır baÅŸka ÅŸehirdeki anne babamı göremiyorum. O yüzden insanlardan kurallara uyarak bize yardımcı olmasını istiyoruz. Onlar ne kadar çok dikkat ederse biz de o kadar iyi kendimizi koruyabiliriz.” ifadelerini kullandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir