Sanat bir ifade biçimidir

14 yıllık sanat hayatını gazetemiz muhabirine anlatan Antakyalı Ressam Mehmet Ezer, ‘Sanat iletişim araçları arasında ki en önemli enstrümandır’ dedi.
TOLGA KORKMAZ
Antakya’nın genç ressamlarından Mehmet Ezer (26) sanata başlama hikayesini gazetemiz muhabirine anlattı.
14 yıl önce orta okul öğretmeni tarafından yönlendirildiğini söyleyen usta ressam Ezer, “İyi ki sanatla uğraşmışım iyi ki Tugay hocayla tanışmışım” dedi.
Küçük yaşlardan resim çizme merakının başladığını aktaran Ezer, “Sanata başlatan Turgay hocamdı. Oda resim öğretmeniydi. Reyhanlılıyım, 2009 senesine kadar o dönemlerde bizim okulumuzda resim öğretmenimiz yoktu. Turgay hocayla tanışma fırsatını 6 sınıfta yakaladım. ‘Çıkarın kalem kâğıt resim çizin’ demişti, bende hiç unutmam savaşa giden atları çizmiştim. O günden bugüne kadar elimi bırakmadı, beni güzel sanatlar lisesine kaydetti. Oradan mezun olduktan sonra MKÜ’de bölümümü okudum. Oradan da 2020 yılında mezun oldum ve hemen kursumu açtım. Öğrencilerle resim yapmayı çok seven biriyim. Genelde öğrencileri yetenek sınavlarına hazırlarım. Üniversite yıllarında da öğrenci hazırlardım bu işten kopmamak içinde burayı açtım. Öğrencilerle ara ara sergi açıyoruz. Öğrencilerime sadece resim çizmek önemli değil resim çizmeyi iyi öğrenmeleri gerektiğini ve teorik bilgileri de kavramları gerektiğini söylüyorum. Geçen sene 3-4 sergi açtık bu sene de bir tane açtık ve devamı gelecek” dedi.
RESİM ÇİZMEK BİR İLETİŞİM ARACI
Ezer, “Resim çizmek bir iletişim aracıdır bir dildir. Genelde suskun bir insanımdır konuşmayı çok sevmem, çığlıklarımı, düşüncelerimi hep çizimler üzerinden ifade ederim.
Sanat bir ifade biçimidir çünkü. Öğrencilerime de bunu çok sık ifade ediyorum. Öğrenciler hocam konuşmuyorsunuz diyorlar beni anlamak istiyorsanız resimlerime bakabilirsiniz diyorum. Çocuk, yetişkin ve yetenek sınavına hazırlanmak isteyen öğrencilerim var. Sanat ile var olan herkese kapım sonuna kadar açık” ifadelerini kullandı.
ÇEVREMDEN ÇOK FAZLA BASKI ALDIM
Ezer, “Ailemin çok büyük desteğini aldım ama çevre baskısı çok fazlaydı. Sen resim çizip ne yapacaksın diyen çoktu çevremde. Sınıfımda 27 kişiydin onların 20’si Kırıkhan İmam hatip lisesine gitmişti o dönemde. Çevremde bulunan insanlar sende onlarla git sanatla ne yapacaksın dediler. Ama bu ilkenin sanatçıya da ihtiyacı var diyordum. Çünkü ben sanatın içinde olmayı çok seviyorum. Sanat benim bakış açımı çok değiştirdi eskiden at gözlüğü takıp hayata bakarken sanatla tanıştıktan sonra bakış açım değişti. İyi ki sanatla uğraşmışım iyi ki tugay hocayla tanışmışım diyorum” şeklinde konuştu.
KENT VE KADIN ÇİZİMLERİ YAPIYORUM
Ezer, son olarak sözlerine, “Üniversitede yağlı boya çalışıyordum, ancak en çok çalışmayı sevdiğim ve her eserimde bunu yansıttım kent ve kadın konusunu işliyorum. Kent içinde kadının kısıtlanmış hali, özgürlüğün kısıtlanmışlığını çizimlere yansıtmak istiyorum. Genelde çizimlerimde kent olur kentin içinde de kadın vardır. Renklerimde siyah ve kırmızı tondur. Çünkü gündemde hep kadına şiddet yer alıyor buna biraz tepki olarak kadını kullanmayı tercih ediyorum. Van Gogh diğeri Salvador Dalí etkilendiğim sanatçılardır. Genelde eserlerimde onların çizgileri vardır” ekledi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir