Hatay Down Sendromlular ve Engelliler Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Derneği Başkanı Neslihan Kanuncu Seçkin;
TOLGA KORKMAZ
Hatay Down Sendromlular ve Engelliler Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Derneği Başkanı Neslihan Kanuncu Seçkin, “Düzenli disiplinli ve sürekli bir eğitim programı önemlidir” dedi.
Dernek Başkanı Neslihan Kanuncu Seçkin, gazetemiz muhabirine yaptığı açıklamada, “Down Sendromu 21. Kromozom çiftinin bir kısmında ya da tamamında ekstra bir kromozom kopyasının meydana gelmesiyle oluşur. Normalde her hücrede 46 kromozom bulunur. Bu kromozomların 23’ü anneden, 23’ü babadan gelir. Down Sendromunun en bilinen çeşidi Trizomi 21’dir ve bu durumda her hücrede 46 yerine 47 kromozom bulunur. Tüm dünyada 6 milyon civarında Down Sendromlu birey yaşamaktadır. Türkiye’de tam bir veri yok ama yaklaşık 70.000 Down Sendromlu birey olduğu tahmin ediliyor” ifadelerini kullandı.
HEMEN, ERKEN VE SÜREKLİ EĞİTİM ÖNEMLİ
Seçkin, “Gereksinimine göre; önce fizik tedavi olmak üzere, bireysel eğitim, ergoterapi daha sonra dil konuşma eğitimleri eşlik edebiliyor. Gelişim durumlarına göre; hem devlet okullarının alt sınıf ya da uygulama okullarında sınıf eğitimi, hem de Rehabilitasyon Merkezlerinde bireysel ve grup dersleri alarak bazıları da kaynaştırma öğrencisi olarak eğitim görüyorlar. Sağlık Bakanlığı Sağlık Kurulu tarafından tanılana özel gereksinimli bireylerin eğitimlerinin planlaması MEB Rehberlik Araştırma Merkezleri tarafından yapılıyor. Biz de altını çizerek söylüyoruz ki; Hemen, erken ve sürekli eğitim!
Down Sendromlu bireylerin zihinsel gelişimleri yaşıtlarına göre geriden gelmektedir. Bu gerilik yaş ilerledikçe daha belirgin olarak gözükmekte ancak uygun eğitim programları ile bireyler gelişmektedir. Düzenli disiplinli ve sürekli bir eğitim programı önemlidir. Erken eğitim programları, fizik tedavi, dil terapisi, oyun grupları gibi alternatif yöntemler aileler tarafından titizlikle değerlendirilmeli ve doğru kaynaklara ulaşarak karar verilmelidir. Bu yol izlendiğinde bireyler lise ve üniversite bitirebilmekte hiç kimseye bağımlı olmadan hayatlarını sürdürebilmektedirler. Çocukların katılabileceği birçok erken eğitim programları bulunmaktadır. Biri mutlaka ihtiyaçlarını karşılayacaktır. Bazıları fiziksel korunmaya dayalı ve meşguliyet temelli bir desteğin yanında özel eğitim programlarına ihtiyaç duyabilir” dedi.
FARKINDALIĞI YÜKSEK OLAN İNSANLAR BİLİNÇLİ YAKLAŞIRKEN, OLMAYAN İNSANLAR İSE ÖTEKİLEŞTİREBİLİYOR
Seçkin, “Toplumun özel gereksinimli bireylere bakış açısı farkında oluşları ile birebir ilgili. Farkındalığı yüksek olan insanlar bilinçli yaklaşırken, olmayan insanlar ise ötekileştirebiliyor da. Toplumda gerek veliler gerek bazı öğretmen gerekse sağlık çalışanları demorolize edecek söylemlerde bulunabiliyorlar. Zaten engelli, bundan bir şey olmaz, uğraşmayın diyenler de çıkabiliyor. Günümüzde DS bireyler toplumun bireyleri olarak kabul görmektedir. Kendi potansiyellerini ortaya koyabilmeleri için olanaklar mevcuttur. Eğlendirici, sosyalleştirici, öğretici programlar bireylerin becerilerini geliştirme fırsatı veriyor fark edilmemiş yeteneklerini keşfetme imkânı veriyor. Sadece eksikler giderilmelidir. Kaldı ki, Down sendromlu çoğu aktif bireylerdir. Birçoğu liseden mezun olup yüksek öğrenime devam etmektedir. Karen Gaffney 1977 doğumlu uzun mesafe yüzücüsü, ilk kadın doktora ünvanına sahip downlu 2013 te Portland Üniv. Onursal doktora alan Karen bir bilim Üniversitede yarı zamanlı çalışıyor. 2020 yılında üniversite ve yetenek sınavını kazanan downlu lisanslı ve yüzücü Berkay Orak iki yıllık mücadele sonucu Kırıkkale Üniv. Antrenörlük Bölümünü kazandı. Ayrıca Geçen yıl Mersin’den İmge Gülsün Osmaniye Korkut Ata Üniv. Resim Bölümünü kazanmış ikinci sınıfta öğrenim görmektedir. Açıklamam gerekir ki; Özel Eğitim Meslek Okulları mezunu olan Özel bireylerimize Ek-8 Belgesi adlandırılan diploma verilirdi. Bu belge “Yükseköğretime gitme hakkı tanımaz” şerhini taşırdı. Bu şerh; İnsan hakları Evrensel Beyannamesi ve Birleşmiş Milletler Engelli Haklarına ilişkin maddesine aykırıydı. Bu bir sorundur, gerekli mercilere başvurulur ve kaldırılması istenir. Kamuoyu oluşturup iptali için dava Açan Ayşe Gülsün Down Sendromlu İmge’nin annesidir. 2021 de MEB Özel Eğitim yönetmeliğinde değişiklik yapılır, söz konusu şerh kaldırılır. Daha sonra önceki öğrencileri de kapsayacağı duyurulur. İmge, yetenek sınavı ile öğrenci alan üniversitelere başvuru hakkı kazanır. İmge bu yıl ikinci sınıf öğrencisidir. Gülsün ailesine eğitim hakkı adına büyük kazanımı sağladığı için kutlarım.
Down Sendromlu bireyler eğitildiklerinde iş bulabilmekte ve ailelerinden bağımsız yaşamını sürdürmektedir. Tüm çocuklar potansiyellerini gerçekleştirme ve kalıcı dostluklar kurabilme şansını hak eder” şeklinde konuştu.
ONLAR VAR VE YAŞAMINI SÜRDÜRMEKTELER
Seçkin, “Onlar var ve yaşamını sürdürmekteler. Dolayısı ile biz ne sıkıntılara maruz kalıyorsak onlar da kalıyor elbette. Üzerine öz bakım becerileri, iletişim, alıcı dil, ifade edici dil ve sağlık problemleri obezite metabolik sorunları hatta bazılarının kalp ile ilgili sorunları bağışıklık sisteminin düşük olduğundan ötürü daha çok sağlık problemi yaşamaktalar. Bu süreçlerden ailelerinin her ferdi olumsuz etkilenmektedir. Başka bir problem de belli bir yaşa gelen down sendromlu bireyler eğitim alamamaktalar ve alışkın oldukları okullardan aniden ayrılmış olmaları kendileri ve aileleri boşlukta hissediyor. Başka bir problem de her çocuk eğitimine okul açılınca başlıyor ama özel gereksinimi olan bireyler, gerekli servis araçlarının düzenlenmesini yaklaşık bir buçuk ay bekliyor. Eğitim hakkındaki fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmak gerekir. Özel gereksinimli bireylere iletişime girerken toplumun herhangi bir bireyi gibi yaklaşılmalıdır. Neşeli dansı seven güler yüzlü, net olduklarından bahsetmiştik. Bazı farkındalık günlerinde bu yönlerinin ön plana çıkarıldığını gözlemlemekteyiz. Bundan aileler rahatsızlar. Bunun yerine eğitimlerine ve sosyal becerilerinin eğitilmesine destek olunması daha faydalı olacaktır. Yaklaşan 3 Aralık Dünya engelliler Günü vesilesiyle duyurmuş olalım” dedi.
ÇOCUĞUNUN DOWN SENDROMLU OLDUĞUNU ÖĞRENEN AİLELER NE YAPMALI
Seçkin, “Çocuğunun Down Sendromlu olduğunu ilk kez öğrenen çoğu anne baba çok geniş bir yelpazede duygu durumu yaşar. Bu kolay bir süreç değildir. Bakım verenin, doktorların yönlendirmesini dikkate almalıdır. Sosyal Politikalar müdürlüğü ya da sosyal örgütlenmeleri bulması, doğru bilgiyle durumuna sağlıklı yaklaşmasını sağlar. Söylemem gerekir ki bir mücadeleyle sıkı bir maratonda olduğunu bilen veli çocuğuna faydalı olacaktır” dedi.
DOWN SENDROMLU BİREYLERİN ÇÖZÜM BEKLEYEN ÇOK SAYIDA PROBLEMİ VAR
Uygulamalar ile ilgili düşüncelerini ifade eden Neslihan Kanuncu Seçkin, “Sağlık Bakanlığı tanılama, MEB ve RAM eğitim yönlendirme programlarını uygulama konusunda çalışmaları sağlıklı yürütmektedir. Elbette ki Down Sendromlu bireylerin çözüm bekleyen çok sayıda problemi var. Bu problemlerin; hali hazırda uygulanan politikanın hak temelli olması hususunda güncellenerek ortadan kaldırılabilir. Özel eğitim kanunumuzun eski olması sebebiyle Down Sendromlu bireylerin tanı ve yaş genellemesi anlamında güncellenmesi, okullarda kaç Down Sendromlu birey olduğu istatistiki verilerine ulaşılmamasından ötürü okullaşma oranının verilerinin paylaşılması, kapsayıcı Eğitim İlkesi Birleşmiş milletler Engelli Hakları Sözleşmesine uygun biçimde yenilenip güncellenmesi gerekmektedir. Eğitim personeli, gölge öğretmen, destekli istihdam olarak iş koçu modellerinin ivedilikle hayata geçirilmesi toplumun yararına olacaktır. Son olarak, Millî Eğitim Bakanlığı web sitesinde engelli çocuklara hizmet vermek üzere daha önce 28 olan özel eğitim anaokullarının 81 ilde açıldığı, sayısının 300’e çıkarılacağı haberi verilmiştir. Bu uygulamanın yaygınlaşması engelli çocukların anaokulu düzeyinde engelli olmayan akranlarından ayrıştırılmış ortamlarda eğitim görmesi demektir. Akran eğitiminin gelişimlerine sağlayacağı faydalardan yoksun kalmalarına sebep olabilir. Kaynaştırma eğitiminin yaygınlaşması bu anlamda faydalı olacaktır” ifadelerini kullandı.
Son olarak Hatay Down Sendromlular ve Engelliler Derneği olarak izledikleri yoldan gazetemiz muhabirine söz eden Seçkin, “Hatay Down Sendromlular ve Engelliler Derneği olarak, Engelsiz Dünya Federasyonu ve Türkiye Engelliler Konfederasyonu üyesiyiz. Amacımız Gereksinimi olan ve Down Sendromlu bireylerin her yaşta ve konumda karşılaştıkları ayrımcılık ile mücadele ederek, fırsat eşitliği sağlamak ve toplumdaki vazgeçilmez yerlerini sağlamlaştırmak, Ailelerine hakları ile ilgili bilgilendirme desteğinde bulunmak, Türkiye’de ve dünyada Down Sendromu ile ilgili gelişmeleri yakından takip edip çeşitli kurumlarla iş birliği geliştirerek öncü projeler üretmektir” diyerek konuşmasını tamamladı.
