Buket Uzuner Hayatı!

HABER MERKEZİ

Edebiyat denildiğinde akla gelen sorulardan biri de Buket Uzuner kimdir sorusudur. Buket Uzuner kitapları ve eserleri, Buket Uzuner edebi kişiliği ile bağlantılı şekilde incelenmelidir. Buket Uzuner hayatı, edebiyat ekseninde incelendiğinde çok ilginç bilgilere ulaşılacaktır.

Buket Uzuner kimdir araştırmasında Buket Uzuner kitapları ve eserleri konusuna eğilmeniz daha doğru bilgilere ulaşmanızı sağlayacaktır. Buket Uzuner edebi kişiliği herkesi etkileyecektir. Buket Uzuner hayatı araştırılırken yazarın edebi yönü ile ilgili enteresan bilgilere de ulaşacaksınız. Buket Uzuner hangi akım ve topluluğa dahil incelemesi de merak edilenler arasındadır. Buket Uzuner romanları yazımızın devamında.

Buket Uzuner, 1955 yılında doğmuş Türk edebiyatının önemli yazarlarından biridir. Yazar başta ODTÜ olmak üzere, Norveç, Finlandiya ve ABD’de çevre bilimi üzerine araştırmalarda bulunmuştur. Yazarın eserleri 1992’den bu yana en çok satanlar arasında yerini almaktadır. Edebi yayınlar konusunda editörlük görevi de yapan Uzuner, çeşitli kurumlarda danışmanlık görevleri de yapmaktadır.

Buket Uzuner 1993 yılında “Balık İzlerinin Sesi” isimli romanı ile Yunus Nadi Roman Ödülü’nü almıştır. 1998 yılında ise “Kumral Ada Mavi Tuna” romanı ile İstanbul Üniversitesi Yılın Romanı ödülünü almıştır. Bu roman İtalya, Yunanistan ve İsrail’de de yayınlanıp çok satanlar arasında yerini almıştır. 1996 yılında University of lowa tarafından organize edilen onursal akademisyen ödülünü kazanmıştır. Kuzey Amerika, Kuzey Afrika ve Avrupa’da uzun yıllar yaşayan Uzuner günümüzde İstanbul’da yaşamaktadır.

Buket Uzuner’in hayatı edebiyatla iç içedir. Yazar, uzun yıllardır yaptığı çalışmalarla çok değerli eserler ortaya koymuştur. Yazar, edebi çalışmalarına günümüzde de devam etmektedir.

Yazarın öne çıkan eserleri; “İki Yeşil Susamuru, Balık İzlerinin Sesi, Uzun Beyaz Bulut, Kumral Ada Mavi Tuna, Ayın En Çıplak Günü, İstanbullular, Gelibolu, Gümüş Yaz, Gümüş Kız, Buket Uzuner, romanın yanı sıra deneme, gezi ve hikâye türünde de eserler yazmıştır. Selin ve Cem’le Yolculuklar, 1 Siyah Saçlı Kadının Gezi Notları, Şehir Romantiğinin Günlüğü, New York Seyir Defteri, Benim Adım Mayıs, Ayın En Çıplak Günü, Güneş Yiyen Çingene, Karayel Hüznü, Şairler Şehri”

GELİBOLU (GALLİPOLİ) ÖZETİ

Gelibolu kitabı; dedesinin Çanakkale savaşlarında ölmediğine inanan bir anzak torununun Gelibolu’ya gelmesiyle başlar. Kendisini oraya getiren rehbere Eceyaylası Köyü’ne gitmek istediğini söyler. Köye geldiğinde ise hem köyü hem de bütün dünyayı etkileyecek bir şeyler söyler. Söyledikleri ise büyük bir Türk Gazisinin aslında Anzak olduğu ve onun dedesi olduğudur. İlk başlarda köylüler bu teze gülüp geçerler.

Yeni Zelandalı kız ise Gazi Alican Çavuş’un herhangi bir akrabası olup olmadığını sorar. Onu Gazi Alican Çavuş’un kızı Beyaz’ın yanına götürürler. Beyaz Hala hiç evlenmemiş babasını çok seven fakat köylerinde meydana gelen yangından sonra hiç dışarıya çıkmamış ve kimseyle konuşmamış bir Türk köylüsüdür. Beyaz Hala hiç evinden çıkmadığı ve kimseyle konuşmadığı için bu kızıda kabul etmeyeceğini düşünen köylüler, kızın eve kabul edilmesiyle şaşırırlar.

Beyaz Hala adı Victoria olan bu kızı evinde bir süre misafir eder. Bu arada dış dünyada boş durmaz ve bu büyük haber fırsatını değerlendirmek için dünyanın çeşitli yerlerinden gazeteciler ve televizyoncular köye akın ederler. Beyaz Hala ise içerde bütün gerçekleri bu kıza açıklar. Gerçek ise kabul edilemeyecek kadar zordur. Anzak eri Alistair John Taylor ailesine mektuplar yazarak Çanakkale Savaşı’nı ve burada savaşmanın anlamsızlığından bahsediyor. Son mektubunda ise burdan kaçmak istediğini ve eve dönmeyeceğini yazıyor. Birgün gerçekten savaştan kaçıyor ve türk siperlerine giriyor. Tam başından vurulacağı sırada ayağına bir yaralı takılıyor ve ölümden kurtuluyor. Ayağının takıldığı yaralı ise teğmen Ali Osman. 2 gün beraber kalıyorlar orada. Ali Osman ile ölüm arasındaki savaşı ise ölüm kazanıyor. Ali Osman ölmeden önce Anzak erine kendi kıyafetini giymesini söylüyor.

Anzak eri bir köyün yakınında, Ali Osman’ın kıyafetiyle ve onun mezarı başında beklerken, bir Türk kızı, Meryem onu görüyor ve o anda ona aşık oluyor. Onu kendi köyüne götürüyor ve İngilizlere esir düşmüş bir Türk teğmeni olduğunu söylüyor. Onunla evleniyor ve dört çocukları oluyor.

İlk çocukları olan Ali Osman ölüyor. Diğer üç çocuğun adını ise Uzun, Beyaz, Bulut koyuyor. Uzun Beyaz Bulut, Yeni Zelandanın diğer adı. Anzak erin torunu Yeni Zelandalı kız gerçeği öğreniyor, fakat gerçeği kendisinde saklıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir