İlk Türk Kadın Tiyatro Sanatçısı: Afife Jale!

Türk tiyatrosunun sembol isimlerinden biri olan Afife Jale, sahneye çıkan ilk Müslüman kadın oyuncudur. Müslüman-Türk kadınların tiyatro sahnelerine çıkmasına öncülük etmiÅŸtir. Onun adına 1997’den beri Afife Tiyatro Ödülleri düzenlenmektedir. Aynı zamanda hayatı pek çok filme konu olmuÅŸtur.

 

HABER MERKEZİ

Afife Jale 1902 yılında İstanbul Kadıköy’de dünyaya gelmiÅŸtir. Türk tiyatrosunda sahneye çıkan ilk kadın oyuncudur.

İstanbul Kız Sanayi Mektebi’nde eÄŸitim gördü. Darülbedayi’nin açtığı tiyatro kursu sınavını kazandı ve 10 Kasım 1918’de kuruma kabul edildi. Afife Hanım, kabul edilen beÅŸ Müslüman kadından biri idi. Afife Hanım, Rakibe piyesindeki Leyla rolünden sınava girerek stajyer oyuncu kadrosuna girdi.

İlk defa İstanbul’un Kadıköy ilçesindeki Apollon Tiyatrosu’nda sahnelenen “Yamalar” adlı oyununda Emel rolünü canlandırdı. Asıl ismi Afife olan sanatçı, bu oyunda “Jale” takma ismini kullanmış ve daha sonraları Afife Jale adıyla anılmaya baÅŸlanmıştır.

Afife Jale ilk sahneye çıktığı o geceyi, altı yıl sonra Refik Ahmet Sevengil’e ÅŸu sözlerle anlattı: “Hayatımda mesut olduÄŸum ilk gece. Sanatın ruhuma verdiÄŸi güzel sarhoÅŸluk içindeyim. O piyeste güzel bir sahne vardır; aÄŸlama sahnesi. Orada taÅŸkın bir saadetle gerçekten aÄŸladım. Alkış, alkış, alkış… Perde kapandı, açıldı. Bana çiçekler getirdiler. Perde tekrar kapandı. Muharrir (Hüseyin Suat Bey) kuliste bekliyormuÅŸ. Ben çıkarken durdu, alnımdan öptü. ‘Bizim sahnemize bir sanat fedaisi lazımdı. Sen iÅŸte o fedaisin’ dedi.”

Sahne Yaşamı ve Zorluklar:

Afife Jale, Yamalar oyunundan sonraTatlı Sır oyununda Neyir rolü ile Kadıköy Tiyatrosu’nda sahneye çıktı ve o gece polis tarafından tutuklanmak istendi, ancak Jale kaçtı. Vasfi Roza Zobu’nun anılarında bildirdiÄŸine göre, Kadıköy Polis BaÅŸkomiseri, bir Türk Müslüman kadının sahnede yer almasını İslam adabına aykırı kabul ederek Ceza Kanununda “Adab-ı İslamiyyeye mugayir hareket etmek” suç sayıldığı gerekçesi ile tutuklamak istemiÅŸti. Bir sonraki oyunu “Odalık”ta da tiyatroya gelen polislerden kaçan Jale, sokakta yakalanarak karakola alındı.

Afife Jale’nin Darülbedayi’de oyunculuÄŸu birkaç ay sürdü. Müslüman kadınların sahneye çıkarılmamasına dair 1921’de İçiÅŸleri Bakanlığı’nın kararı ile Belediye 27 Åžubat 1921 tarihli ve 204 sayılı bildiriyi yayınlayarak Darülbedayi yönetim kuruluna göndermiÅŸ ve Afife Hanım, Darülbedayi tarafından kadrodan çıkarılmıştır. Polis baskısı ve tutuklanma korkusunu kariyeri boyunca yaÅŸamaya devam etti.

Yaşadığı Zorluklar ve Geriye Kalan Hayatı:

Yapmış olduÄŸu ücretli görevine son verilen Afife Jale, bu olanlardan sonra yalnız başına kalmış olsa da sahne hayatından yine de vazgeçmemiÅŸtir. Bu süreçte ciddi bir baÅŸ aÄŸrısı çekmiÅŸtir ve gittikçe ilerleyen bu hastalığına doktoru, morfin tedavisinin uygun olduÄŸunu söylemiÅŸ ve tedaviye hemen baÅŸlamıştır. 1923 yılında Cumhuriyet’in ilan edilmesi ile Türk kadınlarının sahneye çıkma yasağı ortadan kaldırılmıştır. Morfine olan bağımlılığı süresince Afife Jale artık özgür kalmıştır. Fakat tedavi süresince ilerleyen hastalığı sayesinde Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi görmüştür.

Afife Jale, 1928 yılında besteci Selahattin Pınar ile Kadıköy KuÅŸdili Çayırı’nda Hafız Burhan konserinde karşılaÅŸmıştır. 25 yaÅŸlarında olan Afife Jale ve Selahattin Pınar ilk görüşte aÅŸk olduÄŸuna inanarak 1929 yılında evlenmiÅŸlerdir.

Afife Jale, zamanla tiyatronun boÅŸluÄŸunu dolduracak hiçbir sevginin olmadığını düşüncesiyle tekrar morfin tedavisine devam etmeye karar vermiÅŸtir ve bu tedavi sürecinden kimseye bahsetmemiÅŸtir. Geçen zaman ile birlikte bir gün Afife Jale odasında dinlenirken eÅŸi Selahattin Pınar şüphelenerek odanın anahtar deliÄŸinden bakmıştır ve damarına morfin enjekte ettiÄŸini görmüştür. Selahattin Pınar daha çok destek olmak içgüdüsü ile daima Afife Jale’nin yanında olmuÅŸtur. Aynı zamanda kendisinin de morfin tuzağına düşeceÄŸini fark etmiÅŸtir ve bu durum Afife Jale’yi son derece rahatsız etmiÅŸtir. Afife Jale; “Terk et beni yoksa sende mahvolacaksın” diye defalarca kez uyarmıştır. Selahattin Pınar ise 6 ay yanında kalmayı baÅŸarmıştır ve çözüm olacak düşüncesi ile Afife Jale’yi bırakmıştır.

Kimsesiz kalan Afife Jale ise ilerleyen dönemde aÅŸ evlerinde yemek yemiÅŸtir ve parklarda uyumuÅŸtur. UyuÅŸturucu bağımlılığından kurtulamamıştır ve Darülbedayi’den arkadaÅŸlarının yardımı ile Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne yatırılmıştır. Bir deri bir kemik kalacak kadar çok zayıflamıştır. 24 Temmuz 1941′ de henüz 39 yaşındayken hastanenin morfinmanlar bölümünde hayata gözlerini kapatmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir