Deniz Kabuklarının Gizemi!

HABER MERKEZİ

Denize gittiğimiz zaman çoğumuzun en sevdiği aktivitelerden biri deniz kabuğu toplamaktır. Görüntüleriyle bizi büyülerken, çeşitli kullanım alanları bulunan deniz kabukları tam olarak nedir ve nasıl oluşur? Gelin birlikte bakalım.

Deniz kabuğu, kemiksiz ve yumuşak vücutlu deniz canlıları olan yumuşakçaların sert tabakalı dış iskeletlerine denir. Yumuşakçalar, bu kabuk sayesinde suyun dışında da nemli kalabilir. Yumuşakçaların kabukları, çok ince de olsa larvadan gelişmiş olarak çıkar. Kabuğun oluşum ve gelişimi, yumuşakçanın kendi metabolizmasından salgılanan maddeler ile tamamlanır ve salgılanan malzemelerle kabuk büyür. Kabuk oluşumundaki en temel madde ise kalsiyumdur. Yumuşakçaların kabuklarının altında bulunan ve iç organlarını çevreleyen yumuşak yapıya da manto denir. Manto sayesinde kabuk sağlamlaşır ve kabukların üzerinde bulunan damar ve dikenler oluşur. Mantonun bir diğer önemli özelliği ise kabuğa rengini vermesidir.

Binlerce farklı renk, şekil ve boyutta olan kabuklu canlılar temel olarak iki tiptedir. Tek kabuklular (salyangozlar ve deniz dişleri) ve çift kabuklular (midyeler, deniz tarakları) olarak sınıflandırılırlar. Karada yaşayan kabuklu canlıların hepsi tek kabuklu, tatlı su ve denizde yaşayan kabuklu canlılar hem tek kabuklu hem de çift kabuklu olabilmektedir. Bazı tek kabuklu canlılar bitki hücreleriyle, bazıları ise deniz şakayıklarının kanı ile beslenir. Salyangozlardan bazıları karındanbacaklılarla ve ölmüş balıklarla, bazıları ise mikroskobik canlılarla beslenir. Çift kabuklu olanların büyük bir çoğunluğu ise solungaçları sayesinde beslenir ve solungaçlara giren suyla birlikte besinleri vücuduna alır.

Deniz kabukları, deniz tabanında bulunan kalker, organik birikinti ve kireç taşının büyük bir bölümünü oluÅŸturur. Aynı zamanda deniz kabukları insan kültüründe önemli bir yere sahiptir. İnsanlar deniz kabuklarını yıllarca farklı amaçlar için toplamışlardır. 19. yüzyılın baÅŸlarında baÅŸta Batı Afrika olmak üzere birçok ülke, deniz salyangozu kabuklarını para yerine kullanmıştır. MaÄŸaraların içinde yapılan kazılarda ise deniz kabuklarının araç gereç, süs eÅŸyası ya da alet olarak kullanıldığı tespit edilmiÅŸtir. Çin’de yapılan kazılarda ise, deniz kabuklarının ölülerin ağızlarına doldurularak gömüldüğüne rastlanmıştır. Eski insanlar, deniz kabukları ile birçok büyü ve tılsım da yapmıştır. Deniz kabukları eski çaÄŸlardan günümüze boya ham malzemesi olarak kullanılmıştır. Roma ve Bizans ailelerinin kullandığı eflatun renkli boya, denizdeki salyangozlardan elde edilmektedir. Yunan mimarisinin bazı ünlü sütunları, Leonardo da Vinci mimarisinin salyangozu andıran spiral yapılı merdivenleri, rokoko ve barok mimari süslemelerin çoÄŸu, salyangozlardan ve diÄŸer deniz kabuklularından ilham alınarak tasarlanmıştır.

Bir araştırmacı grubu Amerika ve Vietnam’da, deniz kabuklarını kullanarak suda çözülmüş olan ağır metal ve radyoaktif atıkların kirliliğini azaltmayı başardılar. Filtreleme sistemlerinin pahalı olması nedeniyle bazı ülkeler; ufak hale getirilmiş deniz kabuklarını kullanarak kadmiyum, kurşun, demir ve radyoaktif maddeler içeren atık suları çeşitli yöntemlerle temizleme yoluna gidiyor. Kabukların pH değerleri çözüldükleri zaman yaklaşık 8,3 oluyor. Fakat pH değeri 7’nin altına düşer ise, kabuklar moleküllerinin içinde hapsettikleri bazı metalleri sızdırmaya başlıyor. Uzmanlar belirli aralıklarla ufalanmış kabuk takviye ederek pH değerinin 7’nin üzerine çıkarılmasını sağlıyor. Bu sistem sayesinde birçok insan, daha temiz bir ortamda yaşayabilir hale geliyor.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir