Yaşanan depremler sonrasında en büyük yıkımın yaşandığı Hatay’da, binlerce konut yerle bir olmuştu. Binlerce canımızı kaybettiğimiz depremde, binlerce insanımızda yaralanmıştı. Zor günler geçiren Hatay’da yıkımlar başladığında ortalık toza karışmış, nefes almak dahi zorlaşmıştı. Enkaz kaldırma süreci tamamlandığında, Antakya ilçesi adeta boş bir araziye dönüşmüştü. Şimdi ise ihya ve inşa çalışmaları kapsamında atılan temellerle birlikte, her geçen gün yeni binalar yükseliyor.
HABER MERKEZİ
6 Şubat depremlerinin yıkıma uğrattığı Hatay’da hayata dönüş çalışmaları hızlı bir tempo ile devam ediyor. Bu kapsamda konteyner kentlerde yaşamlarını sürdüren depremzedeler için kentte belirli noktalarda yeni deprem konutları inşa ediliyor.
Hatay’ın Antakya ilçesinde Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca (TOKİ) kalıcı konutların temeli atıldı. Bölgede kalıcı konutlar için de hummalı çalışma sürüyor.
Kent merkezinde süren yapılaşmanın memnuniyet verici olduğunu öne süren bir kesim vatandaş, “İnşaatlar doğru usul ve teknoloji kullanılırsa ki öyle yapılıyor neden olmasın? Biz kentimizin bir an önce ayağa kalkmasını istiyoruz. Bu çalışmaları destekliyoruz” dedi.
Bir diğer kesim vatandaş ise yapılaşmanın yürütüldüğü şerit boyunca sıvılaşmış zemin bulunduğunu ve yapılan inşaatların ilk depremde yine zarar göreceğini öne sürüyor.
Bu tartışmalar eşliğinde ise inşaat temellerinde ki ıslah çalışmaları sürdürülüyor. Atatürk caddesi boyunca inşaat çalışmaları devam ediyor. Benzer çalışmalar Fatih ve Gündüz caddesinde de sürüyor. İmar çalışmaları kapsamında 3 bin 500’ü Atatürk caddesinde olmak üzere 5000 konut ile 600 işyerinin çalışmaları devam ederken özellikle Atatürk caddesi için ses yükselten vatandaşlar zeminin sağlıklı olup olmadığına yeterli ölçüde dikkat edilmediğini öne sürüyor.
Yetkili birimler ise bölgede yürütülen çalışmaların son teknoloji nimetlerinden faydalanılarak sürdürüldüğünü ve kimsenin endişe etmesine gerek olmadığını söylüyorlar.
Bilindiği üzere depremden hemen sonra yine yetkililerden gelen açıklamada Asi Nehri boyunca daha önce var olan ancak depremle birlikte yıkılan binaların yine aynı yere yapılmayacağı öne sürülmüştü.
