Antakya’nın tarihine zarar vermeden çalışıyoruz!

HABER MERKEZİ

Tarihi binalarda yıkım, normal binalara göre daha ağır ilerliyor. Tarihi binaların yıkımında gösterilen özen nedeniyle yıkımın daha ağır seyrettiğini dile getiren yetkililer, teknik ekibin her olumsuzluğu değerlendirerek yıkımı gerçekleştirdiği için gecikmelerin yaşandığını söylediler.

Bilindiği üzere Kurtuluş ve Saray caddeleri üzerinde halen yıkılmayı ancak yıkılırken ayrıştırmayı bekleyen binalar bulunuyor. Yıkıldıktan sonra ayrıştırılan ve özel toplanma sahalarına götürülen tarihi bina enkazının orada özenle ve tek tek sınıflarına göre ayrıştırılarak numaralandığını belirten yetkililer, “Amacımız Antakya’nın tarihine uygun bir şekilde restorasyona tabi tutulmasıdır. Antakya’nın tarihine mümkünse hiç zarar vermeden bu mümkün değil ise en az zararı vererek bu süreci atlatmak istiyoruz. Zaten restorasyon çalışmaları birçok noktada başladı. Başlamayan noktalarda ise en kısa sürede çalışmalar başlayacak. Gerek Hatay’dan gerekse Hatayı dışından uzman isimlerimiz var. Teknik ekiplerimiz var. Bu çalışmaları özenle yürütüyorlar” dediler.

KENTİN HAFIZASINI GERİ GETİRECEĞİZ!

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, asrın felaketinde yıkılan Antakya’da şehrin kimliğini ve kültürünü yansıtan dokuyu muhafaza ederek çalışmalarını devam ettirdiklerini söyledi.

İnceciköz açıklamasında; “Bunun için alanında uzman insanlardan bir Bilim Komisyonu kurduk. Tüm deprem bölgelerinde attığımız her adımı Bilim Komisyonu’nun görüşüne sunuyor, kültürel dokuya etkilerini analiz ediyor, sonra adım atıyoruz. O yüzden oldukça iyi işler çıkardığımızı düşünüyoruz. Tarihi bir kentte, kent kültürü kentsel hafızadır. Tamamen yıkılmış kentlerde önemli olan o hafızanın geri getirilebilmesidir. Biz de Bakanlık olarak bu bilinçteyiz. Bu kentsel hafıza mekanlarının yeniden ayağa kaldırılması için de yoğun bir gayret gösteriyoruz. Yeni bir tasarım da yapabilirsiniz ama insanların alışageldiği tarihi kent dokusunda hafızalar vardır. Biz istiyoruz ki; bu tarihi kent dokuları, en orijinal biçimde ayağa kalksın, özgün şekliyle işlev kazansın. İnsanlar buraları kullanmaya başladıktan sonra o hafıza kendiliğinden oluşacaktır. Asıl amacımız hem kenti hem de o kentin hafızasını tekrar ayağa kaldırmak” ifadelerini kullandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir