HABER MERKEZİ
Hatay Valisi Mustafa Masatlı, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, insanın “kıymetli bir emanet” olduğuna vurgu yaparak insan haklarının korunmasının hem hukuki hem de vicdani bir sorumluluk olduğunu söyledi.
Vali Masatlı, “İnsan, kâinatın en ince ayarlarla kurulmuş dengesinde, akıl, vicdan ve irade cevheriyle donatılmış en kıymetli emanet; şeref, haysiyet ve adalet idrakiyle yoğrulmuş, eşrefimahlûkat olarak yaratılmış bir varlıktır. Bu nedenledir ki insan, özü itibarıyla dokunulamaz ve devredilemez haklarla doğar; bu haklar kimsenin lütfu değil, Allah’ın takdiridir. Doğuştan gelen yaşama hakkı, özgürlük hakkı, düşünme, inanç, ifade ve güvenlik hakkı. Bunlar, insanın yeryüzündeki onurlu yürüyüşünün güvencesini oluşturur. Bu hakları korumak ise devletlerin, kurumların ve toplumun yalnızca hukuki değil aynı zamanda vicdani yükümlülüğüdür. Çünkü adaletin olmadığı yerde düzen, insan onurunun korunmadığı yerde ise hiçbir medeniyet yeşeremez, kök salamaz. Buradan hareketle insanlık onurunun en yüksek ortak payda olarak kabul edildiği, evrensel hak ve özgürlüklerin tüm dünya devletleri tarafından taahhüt altına alındığı 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü; mazlumun, mağdurun ve sessizlerin sesi olma sorumluluğunu; bununla birlikte devlet aklının da siyaset kurumunun da hukuk düzeninin de insanı merkeze aldığında anlam kazandığını bütün dünya devletlerine bir kez daha hatırlatan güçlü bir çağrıdır. Ne var ki günümüzde en temel hak olan yaşam hakkı, Gazze ve Doğu Türkistan başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde sistematik biçimde ihlal edilmektedir. İnsanlık vicdanını derinden yaralayan bu tablo, insanın doğuştan gelen onurunu koruma yükümlülüğümüzü her zamankinden daha hayati hâle getirmektedir. Bizim medeniyetimiz, insanın bu doğuştan gelen haklarını asırlar boyunca referans alan bir yönetim anlayışını esas almıştır. Ecdadımız, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” derken bugün modern insan hakları literatürünün dayandığı temel ilkeyi, asırlar önce insanlığın ortak hafızasına nakşetmiştir. Ülkemiz, köklü devlet geleneğimizin ve medeniyetimizin bize emanet ettiği yüksek değerler doğrultusunda, insanı merkeze alan, adaleti esas alan ve her bir vatandaşımızın haklarını korumayı asli görevi sayan bir yönetim anlayışını kararlılıkla sürdürmektedir. Sosyal politikalarımızdan hukuk reformlarına, dezavantajlı gruplara yönelik desteklerden uluslararası insani yardımlarımıza kadar bütün çalışmalarımız, insanı güçlendiren bir anlayışın ürünüdür. Devlet-Millet dayanışmasının en güçlü hâliyle yaralarımızı sardığımız bu yeniden ayağa kalkma sürecimizde de hayata geçirdiğimiz her proje ve attığımız her adımla tüm sosyal gruplarımızı kapsayan güçlü bir sosyal rehabilitasyon ve güçlü bir inşa iradesi ortaya koymaktayız. Türkiye Yüzyılı’mızda da eğitimden güvenliğe, dijital dönüşümden sosyal devlet uygulamalarına kadar her alanda insanımızın, haklarıyla birlikte daha da yükseldiği bir gelecek inşa edeceğimizden ve insanlığın değerlerini koruyarak daha üst düzeye taşıyacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Bu duygu ve düşüncelerle insanlık ailesinin her bir ferdine; barışın egemen olduğu, adaletin hakim kılındığı ve huzurun yeryüzünün tüm coğrafyalarına yayıldığı bir gelecek temennisiyle Aziz Milletimizin ve Hataylı hemşehrilerimizin 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nü kutluyor, hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum” ifadelerine yer verdi.
