Görür: Malatya’dan Hatay’a kadar fayın çok önemli kesimi kırıldı. Uzun dönem afet niteliğinde büyük deprem oluşturamaz ancak bazı graben fayları var. Fakat yaşları itibari ile yavaş faylardır. Büyük bir deprem ortalama 500 sene beklemiyoruz. Doğu Anadolu fay hareketinin 7 ve üstü deprem stresi oluşturması için 500 yıl gerekiyor.
HABER MERKEZİ
Bilim adamlarının üst üste yaptıkları açıklamalara rağmen bazı sosyal medya hesaplarında sanki yakında deprem olacakmış gibi haberler yapılması yanı sıra halk arasında ki endişelerin yersiz olduğu bir kez daha ortaya kondu.
Ülkemizin iki önemli bilim adamı Prof. Dr. Şükrü Ersoy ile Prof. Dr. Naci Görür’ün tespitleri bu ve benzeri haber ve söylentilere inanmamamız gerektiğini ortaya koyuyor. Her iki bilim adamı Hatay için uzun bir dönem afet niteliği taşıyacak bir deprem olmayacağını söylediler.
Hataylıların 2023 Şubat ayında yaşadıkları büyük depremle birlikte toparlanma süreci ağırda olsa devam ediyor. Bir yandan toparlanma süreci diğer bir yandan yeni deprem endişesi taşıyan Hataylılar için rahatlatan açıklama Türkiye’nin tanınmış iki bilim adamı Prof. Dr. Görür ve Prof. Dr. Ersoy’dan geldi.
İki bilim adamı üst üste yaptıkları açıklamalarda Hatay’da bir kere daha yıkıcı bir depremin meydana gelmesi için ortalama 500 yıl geçmesi gerektiğini söylediler.
Konu ile ilgili Prof. Dr. Naci Görür, “Malatya’dan Hatay’a kadar fayın çok önemli kesimi kırıldı. Uzun dönem afet niteliğinde büyük deprem oluşturamaz ancak bazı graben fayları var. Fakat yaşları itibari ile yavaş faylardır. Büyük bir deprem ortalama 500 sene beklemiyoruz. Doğu Anadolu fay hareketinin 7 ve üstü deprem stresi oluşturması için 500 yıl gerekiyor. Sözünü ettiğim fayın kırılmamış kesimleri de bir süre sonra kırılıyor. Artçı deprem diyoruz. O bölgede yaklaşık 3 senedir zaten artçılar sürüyor. Doğu Anadolu fayında Bingöl ve Karlıova bölgesi hariç büyük depremlerden uzağız. Kırılmamış yerler varsa kırılacaklardır” dedi.
Prof. Dr. Şükrü Ersoy ise “Samandağ, Defne, Antakya, Kırıkhan, Hassa ve İslahiye’den geçen fay zonu uzun süre deprem oluşturacak potansiyelden uzak. Burası güvende. Teknik bilgilerimiz bize bunu söylüyor. Ama bunların ucunda yeni tehlikeler var. Komşu alanlarda yeni tehlikeler var. Bakın hiç İskenderun adını kullanmadım. İskenderun için bu tehlike yok demiyorum. İskenderun için ayrı tehlike var. Hem İskenderun Körfezi’nden hem Adana’daki Yumurtalık civarındaki faylardan hem de daha kuzeydeki faylardan dolayı bir riski var İskenderun’un. Hem zemin sıvılaşması hem tsunami hem de deprem tehlikesi var” dedi.
