Çok geç kaldınız!

Konutlar, yollar, parklar, yeşil alanlar bitti veya bitmek üzere…

HABER MERKEZİ

Deprem sonrası Hatay’ın yeniden imarında yapılması gereken her ne ise iyi kötü, yanlış veya doğru yapıldı. Caddeler, yeşil alanlar, parklar ve konutlar belli bir merkezden takip edilerek ya bitirildi veya bitirilmek üzere. Rezerv alan ilanları, hazine arazileri imara açıldı, Toki, Emlak Konut ve diğerleri de ihale yoluyla konutları neredeyse tamamladı. Tüm konutlar için kuralar çekildi, birçok konutun anahtarı verildi. Bitmeyenler bitme safhasına geldi.

Bütün bu gelişmeler yaşanıp bitmişken Şehir Plancıları Odası Hatay İl Temsilciliğinden gelen yazılı açıklama kafalarda soru işaretlerine neden oldu.

Şehir Plancıları Odası Hatay İl Temsilciliğinin “Hatay’ın yeniden inşası hızlı değil, doğru yapılmalıdır. Aksi halde deprem öncesinin hatalarını daha büyük ölçekte tekrar etmiş oluruz” şeklinde ki açıklaması ‘Atı alan Üsküdar’ı geçti’ atasözünü hatırlattı.

“Bu ve benzeri açıklamaların varsa yaptırım gücünün inşaatların, yolların ve parkların artık bugün bitme noktasına geldiği bir zamanda değil çok daha önce başla ve canla yapılmalıydı” diyen vatandaşlar ‘Bu açıklama ve veya varsa yaptırım gücünü kullanmak için çok geç kaldınız” serzenişinde bulundular.

Oda temsilciliğinin yaptığı açıklamadan satırbaşları şöyle: “Üç yılın sonunda, ne yazık ki bu büyük yıkımdan gerekli derslerin çıkarıldığını söylemek mümkün değildir. Deprem, yalnızca bir doğa olayı değil; yanlış planlama, denetimsizlik, rant odaklı kentleşme politikaları ve bilimden uzak kararların yarattığı bir toplumsal felaket olarak yaşanmıştır. Deprem sonrası süreçte Hatay’da yürütülen planlama ve yeniden inşa uygulamaları; Yerel yönetimler, meslek odaları ve halkın katılımı dışlanarak, Kentin tarihi, kültürel ve doğal değerleri göz ardı edilerek, Yeşil alanlar ve kamusal alanlar azaltılarak, Rezerv alan uygulamalarıyla mülkiyet hakkı ihlallerine yol açılarak hayata geçirilmiştir” dendi ve şu tavsiyelerde bulunuldu: “Kamu yararı yerine rantı önceleyen anlayış terk edilmeden sağlıklı, güvenli ve dirençli kentler kurmak mümkün değildir.

Hatay, masa başında değil; halkıyla, bilimle ve katılımcı planlama anlayışıyla yeniden kurulmalıdır. Bu kentte yaşayanların söz hakkı yok sayılarak alınan her karar, yeni riskler ve yeni adaletsizlikler üretmektedir. Hatay’ın yeniden inşası hızlı değil, doğru yapılmalıdır. Aksi halde deprem öncesinin hatalarını daha büyük ölçekte tekrar etmiş oluruz. Bu topraklarda bir daha aynı acıların yaşanmaması için, kentlerimizi savunmaya ve bilimsel şehircilik mücadelesini sürdürmeye devam edeceğiz” dendi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir