HABER MERKEZİ
Hatay Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Mazman Medya Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Mazmanoğlu, Radyo Akdeniz’de yayınlanan ve Sonar Güneş ile Murat Şamlı’nın sunduğu Mikrofon Sende programında hem kendi mesleki yolculuğunu hem de Hatay’da medya, gazetecilik, deprem sonrası yayıncılık ve yapılaşma sürecine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Kolay kolay mikrofon karşısına çıkmayan bir yayıncı olduğunu vurgulayan Mazmanoğlu, meslek hayatı boyunca daha çok yayıncılığın arka planındaki sorumlulukları üstlendiğini söyledi.
30 yılı aşkın süredir radyoculuk yapan Mazmanoğlu, Türkiye’de klasik radyoculuğun her geçen gün daha zor koşullarda ayakta kalmaya çalıştığını, buna rağmen vazgeçmediklerini ifade etti.
GAZETECİLİKTE BÜYÜK BOŞLUK: “YASA YOK, DENETİM YOK”
Hatay Gazeteciler Cemiyeti Başkanı sıfatıyla konuşan Mazmanoğlu, gazeteciliğin Türkiye’de hâlâ net bir yasal zemine oturtulamamış olmasının mesleği ciddi şekilde yıprattığını vurguladı.
Bu durumun hem kamuoyunu yanlış yönlendirdiğini hem de gerçek gazetecilerin emeğini değersizleştirdiğini ifade eden Mazmanoğlu, meslek tanımının netleşmesi gerektiğini söyledi.
Turkuaz basın kartının bu noktada hayati bir öneme sahip olduğunu belirten Mazmanoğlu, sigortası basın üzerinden yatan ve fiilen gazetecilik yapan herkesin bu kimliği alması gerektiğini vurguladı.
DEPREM SONRASI YAYINCILIK: “DOĞRU BİLGİ HAYAT KURTARIR”
6 Şubat depremlerinin ardından yayıncılığın kritik bir sorumluluk üstlendiğini söyleyen Mazmanoğlu, Radyo Akdeniz’in depremden üç ay sonra yayına girmesinin bilinçli bir tercih olduğunu ifade etti.
Mazmanoğlu, Antakya’daki yıkımın yalnızca eski binalar ya da deniz kumu kullanımıyla açıklanamayacağını belirtti. Özellikle geçmişte yaygın olan belde belediyeleri sisteminin çarpık yapılaşmayı derinleştirdiğini vurgulayan Mazmanoğlu, imar kararlarında ilişkilerin etkili olduğunu söyledi.
Dört kat sınırının hayati olduğunu belirten Mazmanoğlu, bu kararın gevşetilmesinin yeni felaketlere davetiye çıkaracağını dile getirdi.
Programın en somut ve dikkat çeken başlıklarından biri gazetecilerin barınma sorunu oldu. Deprem sonrası birçok gazetecinin hak sahibi olamadığını belirten Mazmanoğlu, bunun mesleği doğrudan etkilediğini söyledi.
Bu nedenle sigortalı olarak çalışan, fiilen gazetecilik yapan basın emekçileri için hak sahipliği talebiyle dosya hazırladıklarını açıklayan Mazmanoğlu, ‘basın sitesi’ modeli üzerinde çalıştıklarını belirtti. Bu girişimin kişisel değil, tamamen mesleki bir mücadele olduğunu vurguladı.
