Çocuk yetiştirmek meşakkatli bir iş. Çok kıymetli bir bahçeniz var, içine çiçekten tarhlar yapmak da elinizde; yabani otlardan geçilmemesi de.
Peki nasıl çiçeklendirelim bahçeyi?
Elbette bunun çözümünün bir kapsülü yok içince hemen çare olsun ama aşağıdaki soruları sık sık tekrarlıyorsak yeni çözümler bulmaya ihtiyacımız vardır:
-‘Çocuğum için her şeyi yapıyorum. ‘,’Bir dediğini iki etmiyorum ama ne ders çalışıyor ne de saygısı var.’
Böyle bir düşünceniz varsa çocuğunuzun üzerinden sorumluluğu fazlaca almış olabilirsiniz. Her şeyi çok kolay elde eden çocuk çabalama ihtiyacı görmemiş. Yaş düzeyine göre küçük sorumluluklar vermek, beraber verimli zamanlar geçirmek faydalı olacaktır.
-‘Çok tembel yatağını bile toplamıyor. ‘
Çocuklar çok gözlem yapar özellikle rol modelini. Zaten işler kendisi olmadan da yapılıyorsa doğal olarak bir atalet hali oluyor çocukta. Başta oyuna dökerek ya da küçük pekiştireçlerle görevlerini yapması alışkanlık haline getirilmeli.
–Şu telefonu kaldır, odana geç biraz ders çalış.’
Bunu söylerken sizin elinizde telefon varsa ya da tv karşısındaysanız,çocuğun aklında otomatik olarak ‘Kendileri eğleniyor beni odaya tıkıyorlar. ‘ düşüncesi olacaktır. Teknoloji çağında bu araçları yasaklamak mümkün değil ve doğru da değil. Yapılması gereken çocuğumuzun amaçlar edinmesini sağlamak,esnek çalışma programı ayarlamasını ve uymasını sağlamak, ve her zaman başarıdan bağımsız şekilde gösterilecek koşulsuz sevgi ve saygı …
-‘Arkadaşlarının ya da akrabalarının yanında ‘Seni ustaya vermeli zaten okuyacağın yok.‘ ya da ‘Anca gez toz, zaten elinden başka ne gelir ki. ‘
- ‘Altta kaldım’ deyip cevap verebilir, fiziksel temasa bile gidebilir mevzu. O yüzden laftan anlamıyor deyip bağırmak yerine ‘Sakinleşince konuşalım’,’Şimdi biraz işim var ‘demek ya da ‘konu değiştirmek’ daha faydalı olacaktır. Aksi olup bağırınca çocuk içinekapanır,korkular geliştirir,uykuları düzensizleşir,kendini ifade edemez,özgüveni zedelenir sonra da yetişkinlikte aynı şekilde kaba iletişimi çevresine gösterir.
‘Kardeşine bak nasıl ders çalışıyor.’ya da ‘Peki Ayşe yazılıdan kaç aldı? ‘
Kıyas kaygıyı tetikler, çocuğu inatlaşmaya ve görevini boşlamaya iter. Kıyasın sadece kendisinin önceki halini geçmesi için olanı çocuğu motive eder. Rekabet kültürü edinen çocuk yarın bir gün, çevresinin malını, mülkünü,başarısını kıskanır ve nihayetinde sosyal çevresinden dışlanabilir ya da iletişim problemleri yaşar.
…
‘Mükemmel değil iyi insan yetiştirmeyi hedefleyin. ‘, ‘Çocuğunuzun keşkeleri az olsun istiyorsanız hata yapmasına izin verin. ‘
Doğan CÜCELOĞLU
İlber ORTAYLI’nın “Lütfen sabah kahvaltı veremeyeceğiniz, akşam masal anlatıp, öpmeyeceğiniz çocuğu dünyaya getirmeyin” sözü dışarda sefalet çeken çocukları, sevgisiz büyümüş yetişkinleri görünce altın değerinde bir söz.
