Koniçiva

‘Coğrafya kaderdir’ der 14. Yüzyıl düşünürü İbn-i Haldun. Bunu dünya gündemini izlediğimiz her haber programı ya da okuduğumuz her dünya gündemli gazete sayfasında gözlemlemek mümkün.

Bir toplum var ki çalışkanlığı, tevazusu, yordamsal zekasıyla tüm dünyaya kendini ispatlamış….Japonlar.

Peki Japonları bu denli mükemmelliyetçiliğe ve nüanslara dikkat etmeye iten nedir?

Ben söyleyeyim zorlu coğrafi koşullar..

‘Seni öldürmeyen şey güçlendirir. ‘sözünü kanıtlar nitelikte 130 milyona yaklaşan nüfusu onlarca adadan oluşan engebeli, dağlık bir bölgeye sığdırma başarısına ilaveten yılda onlarda tayfun, sel baskını, fırtına ve yüzlerce deprem oluyor bu ülkede. Bu zorlu şartlar ülke insanını hatasızlığa itmiş, bu sayede teknolojide, altyapıda,otomotiv sektöründe , ulaşımda, inşaatta öncü hale gelmişler. Yine bu yüzden her besinden (sushi, pirinç) çıkarma eğilimi. Bu disiplinli tutum insan ilişkilerinde de görünüyor; saygı, hoşgörü, tevazu hayatlarına yansımış.. Mesela multimilyoner Japon yok en zenginler listesinde..

Şöyle bir söz var. ‘Tanrı özene bezene Amerika’yı yaratıyor ama diğer kıtalara haksızlık yaptım deyip Amerikaları yaratıyor, Japonya’yı yaratan Tanrı ise ancak burayı ‘Japonlar adam eder’deyip Japonları yaratıyor..

Hayatlarında hep saygı, anane ve örf ön planda.. Mesela Fuji Dağı var ülkede kutsal, şiirlere, masallara konu edilmiş, aktif bir yanardağ kendisi kaç kere lavlar şehirlere yağmış ama küsmemişler dağlarına ‘Sayın’ anlamına gelen Fuji ‘Son’ denmiş ona..

2.Dünya savaşından öyle ağır yaralar alıp üstesinden gelmek ‘Japonlar yapmış’ demekle değil Japonlar yılmamış, mücadele etmiş demekle mümkün olur. Feyz alınası..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir