Ya aşıdan ya yalnızlıktan…

Hatay’da günde ortalama olarak 5 kişi ölüyor. Ayda 150 kişi yapıyor. 150 insan yani. Üstelik hepsi genç ve yaşları en fazla 40 olan 150 kişi. Bu rakam önümüzde ki Kasım, Aralık aylarında ne olur pek kestirebilen yok. Çünkü yine havalar soğuyacak ve yine insanlar evlerine kapanacak. Yani Virüsün en sevdiği ortam kendiliğinden oluşmuş olacak. Korkutmak değil amacımız ancak görünen köy kılavuz istemez. Bugün bile günde 5 kişi ölüyor ise bu rakamın o koşullarda ikiye veya üçe katlanması şaşırtmamalıdır. Bir önceki yılı anımsarsak günde ölen kişi sayısı 50’ye geçiyordu…

Bu işin bir boyutu diğer bir boyutunda insanların aşılanma meselesi var. Halen tartışma konusu olan aşılanma meselesi için iki ayrı görüş ne yazık ki ağır basıyor. Biri aşılanın, diğeri ise aşılanmayın.

Her ikisi de bilim adamları tarafından öne sürülüyor. Bu yönde sayısız görüş var. Olun diyenler elbette ağırlıklı ancak olmayın diyenlerde bir hayli fazla. İnsanların da kafası karışıyor. Hangisine inanacaklar? Olun diyenlere mi, olmayın diyenlere mi?

Öte taraftan Hükümetlerin baskıcı tavırları mevcut. Aşı olmazsanız, şuraya giremezsiniz, buraya gidemezsiniz gibi…

Aşı olmamak gibi bir seçenek yok aslında.

Her ne kadar insanlar ‘Nasıl istiyorsa öyle yapacak’ deniyorsa da böyle bir durum fiilen yok.

Yakın bir gelecekte aşılanmayanların dünyada ki yerleri daha da daralacak. Artık kendi evine girerken bile test istenecek. Testi yaptıracak ve evinden bir daha çıkabilmek için yine test istenecek. Durum oraya doğru gidiyor.

Eğer birilerinin amaçları gerçekten de dünyanın nüfusunu azaltmak ise her durumda kazanıyorlar.

Aşılanan aşıdan, aşılanmayan ise yalnızlıktan ölecek!

Ve gösteriler, protestolar. Birkaç gün önce İstanbul’da da vardı. Dünyanın birçok yerinde yapılıyordu zaten. İstanbul’a da yayıldı. Yakında her yerde yapılabilir. Tıpkı daha önce izlediğimiz birçok film de olduğu gibi…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir